Kadir Üstün

Washington D.C. Koordinatörü
Lisans öğrenimini İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü,yüksek lisansını ise Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü’nde tamamlayan Kadir Üstün, Columbia Üniversitesi Ortadoğu, Güney Asya ve Afrika Çalışmaları (MESAAS) Bölümü’nde doktora eğitimini tamamlamıştır Dr. Üstün, Columbia ve George Mason Üniversitelerinde Ortadoğu Tarihi, İslam Tarihi, Batı Medeniyeti Tarihi ve Küreselleşme konularında dersler vermiştir. Çeşitli SETA yayınlarına katkıda bulunan Üstün'ün çalışmaları Insight Turkey, Al Jazeera English, Daily Sabah, Hurriyet Daily News ve Mediterranean Quarterly gibi yayın organlarında yer almıştır. Dr. Üstün History, Politics and Foreign Policy in Turkey, Change and Adaptation in Turkish Foreign Policy ve Politics and Foreign Policy in Turkey:Historical and Contemporary Perspectives adlı kitapların editörleri arasındadır. Halen Insight Turkey Dergisi’nin asistan editörlüğünü yapmakta olan Üstün, 2015 Mart ayından beri SETA Washington koordinatörlüğü görevini yürütmektedir.
  • 3 Kasım'da ABD'nin dünya liderliği iddiasının devam edip etmeyeceği ve ulus devlet modeline doğru evrilip evirilmeyeceğinin kararı verilecek. Seçmen bir yandan Trump'ın pandemiyi iyi yönetip yönetmediğine, ekonomik çöküşten sorumlu olup olmadığına, ırkçılık meselesinde sorumlu davranıp davranmadığına karar verirken diğer yandan da Amerikan ulusalcı popülizminin kalıcı olup olmayacağını belirleyecek.
  • 3 Kasım başkanlık seçimine yaklaşırken seçimlerde oy verme oranının tarihi seviyelerde olması bekleniyor. Bazı tahminlere göre 150 milyon civarında oy kullanılması bekleniyor ki yüzde 65 oy kullanma oranına tekabül eden bu rakam 3 Kasım'ı katılımın en yüksek olduğu seçimlerden biri yapar. 1980'lerden beri seçime katılma oranının yüzde 49 ila yüzde 57 arasında değiştiği göz önünde bulundurulduğunda önümüzdeki seçimlerde katılımın modern zamanların rekorunu kırması muhtemel. Seçimlere ilginin bu kadar yüksek olmasının en önemli nedenleri arasında koronavirüs (Covid-19), toplumsal kutuplaşma, ırkçılık karşıtı protestolar ve ekonomik resesyon gibi konular bulunuyor.
  • Başından beri koronavirüsün (Covid-19) siyasi maliyetini önceleyerek salgını küçümseyen bir retorik kullanan Başkan Trump da ekonominin normale dönememesinden zarar görmeye devam ediyor. Dahası hem kendisi hem de yakın çalıştığı Beyaz Saray personelinden birçok önemli isme koronavirüs teşhisi koyulmasının oluşturduğu zaaf ve acziyet görüntüsü de Trump'ı çok rahatsız ediyor.
  • 3 Kasım 2020 başkanlık seçimleri ABD tarihinin belki de en olağanüstü seçimi olmaya namzet. İşsizlik ve ekonomik büyüme rakamlarının çok iyi olduğu bir dönemde gelen koronavirüs (Covid-19) krizinin son derece kötü yönetilmesiyle birlikte seçim dengeleri de bir anda değişti.
  • Seçildiği takdirde Biden yönetiminde Türk-Amerikan ilişkileri diplomatik anlamda daha zorlu bir döneme girecektir ancak Türkiye'nin hem sahada hem de diplomatik alanda kendi politikalarını şekillendirmeye devam etmesi bunun en iyi ilacı olacaktır. Geçmişte gerek Irak işgali gerekse ABD'nin YPG'ye desteği gibi meydan okumalarda kendi politikalarını belirleyerek hayata geçirmeye devam eden Türkiye'nin muhtemel bir Biden yönetiminde de çıkarları doğrultusunda adım atma kabiliyeti devam edecektir.
  • 2019’un öne çıkan bütün gelişmeleri bu yıllıkta analiz edildi. Alanında uzman araştırmacılar tarafından hazırlanan '2019’da Türkiye' Türkiye’yi anlamak için önemli bir başvuru kaynağı.
  • 2019’un öne çıkan bütün gelişmeleri bu yıllıkta analiz edildi. Alanında uzman araştırmacılar tarafından hazırlanan '2019’da Türkiye' Türkiye’yi anlamak için önemli bir başvuru kaynağı.
  • Erol A.Cebeci, Kadir Üstün ve Kılıç Kanat’ın hazırladığı çalışmada, ABD’nin çıkarlarındaki devamlılıklarla yeni yönetimin yaratacağı farklılıklar bir arada analiz ediliyor.
  • 3 Kasım'da ABD'nin dünya liderliği iddiasının devam edip etmeyeceği ve ulus devlet modeline doğru evrilip evirilmeyeceğinin kararı verilecek. Seçmen bir yandan Trump'ın pandemiyi iyi yönetip yönetmediğine, ekonomik çöküşten sorumlu olup olmadığına, ırkçılık meselesinde sorumlu davranıp davranmadığına karar verirken diğer yandan da Amerikan ulusalcı popülizminin kalıcı olup olmayacağını belirleyecek.
  • 3 Kasım başkanlık seçimine yaklaşırken seçimlerde oy verme oranının tarihi seviyelerde olması bekleniyor. Bazı tahminlere göre 150 milyon civarında oy kullanılması bekleniyor ki yüzde 65 oy kullanma oranına tekabül eden bu rakam 3 Kasım'ı katılımın en yüksek olduğu seçimlerden biri yapar. 1980'lerden beri seçime katılma oranının yüzde 49 ila yüzde 57 arasında değiştiği göz önünde bulundurulduğunda önümüzdeki seçimlerde katılımın modern zamanların rekorunu kırması muhtemel. Seçimlere ilginin bu kadar yüksek olmasının en önemli nedenleri arasında koronavirüs (Covid-19), toplumsal kutuplaşma, ırkçılık karşıtı protestolar ve ekonomik resesyon gibi konular bulunuyor.
  • Başından beri koronavirüsün (Covid-19) siyasi maliyetini önceleyerek salgını küçümseyen bir retorik kullanan Başkan Trump da ekonominin normale dönememesinden zarar görmeye devam ediyor. Dahası hem kendisi hem de yakın çalıştığı Beyaz Saray personelinden birçok önemli isme koronavirüs teşhisi koyulmasının oluşturduğu zaaf ve acziyet görüntüsü de Trump'ı çok rahatsız ediyor.
  • 3 Kasım 2020 başkanlık seçimleri ABD tarihinin belki de en olağanüstü seçimi olmaya namzet. İşsizlik ve ekonomik büyüme rakamlarının çok iyi olduğu bir dönemde gelen koronavirüs (Covid-19) krizinin son derece kötü yönetilmesiyle birlikte seçim dengeleri de bir anda değişti.
  • Seçildiği takdirde Biden yönetiminde Türk-Amerikan ilişkileri diplomatik anlamda daha zorlu bir döneme girecektir ancak Türkiye'nin hem sahada hem de diplomatik alanda kendi politikalarını şekillendirmeye devam etmesi bunun en iyi ilacı olacaktır. Geçmişte gerek Irak işgali gerekse ABD'nin YPG'ye desteği gibi meydan okumalarda kendi politikalarını belirleyerek hayata geçirmeye devam eden Türkiye'nin muhtemel bir Biden yönetiminde de çıkarları doğrultusunda adım atma kabiliyeti devam edecektir.