İsmail Çağlar

Toplum ve Medya Araştırmaları Direktörü
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde lisans eğitimini bitiren İsmail Çağlar, yüksek lisans ve doktorasını Hollanda Leiden Üniversitesi’nde yaptı. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde öğretim üyesi olan Çağlar, aynı zamanda SETA Toplum ve Medya Araştırmaları Direktörüdür. İlgi alanları arasında medya-siyaset ilişkileri, sosyal tarih, modernleşme ve din-devlet ilişkileri bulunmaktadır.

Direktörlük

  • Ayasofya Cami'nin müze olan kağıt üstündeki statüsünün tekrar camiye çevrilmesine doğrudan karşı çıkamayan muhalefet "Efendim Türkiye'nin o kadar yoğun gündemi varken şimdi bunu tartışmanın sırası mı?" sorusunun arkasına sığınıyor. Aynı isimler bugünlerde bir başka yapıyı dillerine doladılar; devletin el koyduğu FETÖ binalarından bir tanesinin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'na tahsis edilmesine pek içerlemişler. Bu kadar büyük bir binaya ne gerek varmış, İletişim Başkanlığı ne iş yapıyormuş, iletişim işleri için bu kadar kaynak aktarılması israf değil miymiş?
  • SETA Toplum ve Medya Araştırmaları Direktörü İsmail Çağlar, sosyal medya platformları üzerinden yürütülen hakaret kampanyaları üzerine değerlendirmelerde bulundu.
  • SETA Toplum ve Medya Araştırmaları Direktörü İsmail Çağlar, FETÖ ile mücadele konusunda yaşanan tartışmalar üzerine değerlendirmelerde bulundu.
  • MUHALEFET AK Parti karşısında önemli bir bloğu konsolide ettiğini düşünüyor. Ancak AK Parti'yi yenilgiye uğratmak için daha fazlasını yapmaları gerektiğinin de farkındalar. AK Parti karşısında birleşmek tek başına bir işe yaramıyor. Zafere ulaşmak için AK Parti'den de oy almaları gerektiğini biliyorlar. Tam da bu nedenle AK Parti'den ayrılan isimlerin kurduğu partilere büyük umutlar bağlamış durumdular. Biraz bakkal hesabını andırıyor ama her biri AK Parti'den iki puanlık bir oyu muhalefet cenahına getirse AK Parti'nin ve Cumhur İttifakı'nın desteğini %50'nin altına düşürürüz, hesabı yapıyorlar.
  • Başörtüsü Türkiye'yi anlamak için o kadar mümbit bir meselesi ki başörtüsünü tartışmanın kendisi bir tartışma konusu haline gelmiş durumda. Mesela bu yazıyı yazdığım veya sosyal medya hesabımdan bu minvalde paylaşımlar yaptığım için alacağım/aldığım tepkilerin önemli bir kısmı "yetmedi mi başörtüsü üzerinden prim yaptığınız?" olacak.
  • 2019’un öne çıkan bütün gelişmeleri bu yıllıkta analiz edildi. Alanında uzman araştırmacılar tarafından hazırlanan '2019’da Türkiye' Türkiye’yi anlamak için önemli bir başvuru kaynağı.
  • 2016 birçok yönden Türkiye için bir dönüm noktası olmuş dolayısıyla medya gündeminin hızı hiç yavaşlamamıştır. İç politika, uluslararası ilişkiler ve toplumsal alanda ciddi değişimlerin olduğu 2016 yılının en önemli olayı kuşkusuz 15 Temmuz darbe girişimidir.
  • Analiz, Türk medyasının ürettiği toplumsal kutuplaşma söylemini 2014 yılı TEOG sistemi kapsamında medyada yer alan haberler özelinde incelemektedir.
  • Ayasofya Cami'nin müze olan kağıt üstündeki statüsünün tekrar camiye çevrilmesine doğrudan karşı çıkamayan muhalefet "Efendim Türkiye'nin o kadar yoğun gündemi varken şimdi bunu tartışmanın sırası mı?" sorusunun arkasına sığınıyor. Aynı isimler bugünlerde bir başka yapıyı dillerine doladılar; devletin el koyduğu FETÖ binalarından bir tanesinin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'na tahsis edilmesine pek içerlemişler. Bu kadar büyük bir binaya ne gerek varmış, İletişim Başkanlığı ne iş yapıyormuş, iletişim işleri için bu kadar kaynak aktarılması israf değil miymiş?
  • MUHALEFET AK Parti karşısında önemli bir bloğu konsolide ettiğini düşünüyor. Ancak AK Parti'yi yenilgiye uğratmak için daha fazlasını yapmaları gerektiğinin de farkındalar. AK Parti karşısında birleşmek tek başına bir işe yaramıyor. Zafere ulaşmak için AK Parti'den de oy almaları gerektiğini biliyorlar. Tam da bu nedenle AK Parti'den ayrılan isimlerin kurduğu partilere büyük umutlar bağlamış durumdular. Biraz bakkal hesabını andırıyor ama her biri AK Parti'den iki puanlık bir oyu muhalefet cenahına getirse AK Parti'nin ve Cumhur İttifakı'nın desteğini %50'nin altına düşürürüz, hesabı yapıyorlar.
  • Başörtüsü Türkiye'yi anlamak için o kadar mümbit bir meselesi ki başörtüsünü tartışmanın kendisi bir tartışma konusu haline gelmiş durumda. Mesela bu yazıyı yazdığım veya sosyal medya hesabımdan bu minvalde paylaşımlar yaptığım için alacağım/aldığım tepkilerin önemli bir kısmı "yetmedi mi başörtüsü üzerinden prim yaptığınız?" olacak.
  • Batı dışında doğru tanımıyorlar. Batı dışında güzel bilmiyorlar. Aydınlık sadece Batı'dadır ve biz de yüzümüzü sadece Batı'ya döndüğümüz müddetçe aydınlanırız diyorlar. Anlamadıkları şey Türk'ün Libya'da, Yemen'de, Suriye'de ne işi olduğu değil.
  • Herhangi birisine küfür etmenin yanlış olduğunda aklı başında olan herkes hemfikir. Hele ki bir hanıma kocasının yapıp ettiklerinden dolayı cinsiyetçi küfür etmeyi kimse kabullenemez.