Abdullah Erboğa

Araştırmacı , Strateji Araştırmaları, İstanbul
Beykent Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra Bahçeşehir Üniversitesi Küresel Siyaset ve Uluslararası İlişkiler bölümünde yüksek lisans derecesi aldı. Halen Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsünde doktora çalışmalarına devam etmektedir. Çalışma alanları arasında Bölgesel Güvenlik, Türk Dış Politikası, Körfez Ülkeleri, ABD-Körfez İlişkileri ve Körfez Güvenliği bulunmaktadır. SETA İstanbul Strateji Araştırmaları Direktörlüğünde Araştırmacı olarak çalışmaktadır.

Direktörlük

  • Filistin davasına sahip çıkma meselesinin bölgede İran tarafından domine edilmesine fırsat tanımak, Muhammed bin Selman için menfi sonuçlar doğurabilir. İsrail ile işbirliği yaparak bölgesel düzen kurmak ve Riyad’ı bu düzenin kurucu aktörü haline getirmek, çıkışları kapalı karanlık bir tünelde yol almaya benzer.
  • Hiçbir somut başarı hikayesi olmayan Veliaht Selman’ın adının sürekli olarak kriz ve kaoslarla anılması sadece şahsına yazılamaz. Kaşıkçı cinayeti başta olmak üzere yapılan tüm eylemlerde aynı zamanda ABD, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail’in katkısının olduğu ve eşdeğer sorumluluklarının bulunduğunun altı çizilmelidir.
  • Suriye iç savaşının kritik aşamalarından biri olan İdlib son birkaç haftadır gündemin merkezinde yer alıyor.
  • ABD ile Türkiye arasında Menbiç konusu uzun süredir gerilim merkezlerinden bir tanesi ve son günlerde yapılan açıklamalar çerçevesinde taraflar bu konuda uzlaşmaya vardı..
  • Suudi Arabistan ve İsrail, başta Suriye olmak üzere ABD’nin Ortadoğu ajandasının ilk sıralarına İran meselesini yerleştirmenin peşinde. Öte yandan bu iki aktörün İran merkezli olarak Suriye meselesinde daha fazla inisiyatif alma ve çok daha müdahil bir politika yürütmeye başladıkları açıkça görülüyor. Suudi Arabistan, Trump yönetiminin maliyetlerin karşılanması talebine yeşil ışık yakarken sahada da olma tutumuna eviriliyor.
  • Filistin davasına sahip çıkma meselesinin bölgede İran tarafından domine edilmesine fırsat tanımak, Muhammed bin Selman için menfi sonuçlar doğurabilir. İsrail ile işbirliği yaparak bölgesel düzen kurmak ve Riyad’ı bu düzenin kurucu aktörü haline getirmek, çıkışları kapalı karanlık bir tünelde yol almaya benzer.
  • Hiçbir somut başarı hikayesi olmayan Veliaht Selman’ın adının sürekli olarak kriz ve kaoslarla anılması sadece şahsına yazılamaz. Kaşıkçı cinayeti başta olmak üzere yapılan tüm eylemlerde aynı zamanda ABD, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail’in katkısının olduğu ve eşdeğer sorumluluklarının bulunduğunun altı çizilmelidir.
  • Suriye iç savaşının kritik aşamalarından biri olan İdlib son birkaç haftadır gündemin merkezinde yer alıyor.
  • ABD ile Türkiye arasında Menbiç konusu uzun süredir gerilim merkezlerinden bir tanesi ve son günlerde yapılan açıklamalar çerçevesinde taraflar bu konuda uzlaşmaya vardı..
  • Suudi Arabistan ve İsrail, başta Suriye olmak üzere ABD’nin Ortadoğu ajandasının ilk sıralarına İran meselesini yerleştirmenin peşinde. Öte yandan bu iki aktörün İran merkezli olarak Suriye meselesinde daha fazla inisiyatif alma ve çok daha müdahil bir politika yürütmeye başladıkları açıkça görülüyor. Suudi Arabistan, Trump yönetiminin maliyetlerin karşılanması talebine yeşil ışık yakarken sahada da olma tutumuna eviriliyor.