ABD-YPG İlişkileri

Washington’ın Planında Neler Olsun?

ABD askerlerine yönelik bombalı saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırıların hedefi net: ABD kamuoyunun Trump'ı baskı altına almasını ve böylece çekilme kararını gözden geçirmesini sağlamak.

Trump’ın çekilme kararından sonra Fırat’ın doğusu da batısı da hareketlendi. Önce Münbiç’te sonra Haseke’de Amerikan askerlerine yönelik bombalı saldırı gerçekleştirildi.
Bu saldırıların hedefi net: ABD kamuoyunun Trump’ı baskı altına almasını ve böylece çekilme kararını gözden geçirmesini sağlamak. Güvenli bölge için birlikte çalışan Türkiye ve ABD’nin bir plan üzerinde uzlaşmasını engellemek. Ayrıca, ABD-YPG’nin “DEAŞ ile mücadeledeki birlikteliğini” tekrardan hatırlatmak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’ı arayarak Türkiye’nin Münbiç’te güvenliği devr almaya hazır olduğunu söylemesi çok önemliydi. Aslında Erdoğan, hem Trump’a sahada yapılan “operasyonu” gösterdi. Hem de çekilme sürecinde Türkiye’nin üstleneceği aktif role dair kararlılığını yineledi.

***
İki liderin Suriye’nin kuzeyinde birlikte çalışma iradesinin Ankara-Washington arasında 2013’ten bu yana biriken “güvensizliği” tamir ettiği açık. Obama’nın hatalı Suriye politikasının uygulayıcı bürokratı McGurk gibilerin aradan çekilmesiyle tamirat sürecinin hızlanması beklenebilir. Bu noktada ABD’nin hem Suriye hem de DEAŞ ile mücadele temsilcisinin Türkiye kamuoyunun görüşlerini bilen J. Jeffrey olması da bir şans. Ulusal güvenlik Danışmanı Bolton’ın eleştirilen seyahatinden sonra Ankara ile müzakerelerde Jeffrey’in öne çıkacağını söyleyebiliriz. Senatör Lindsey Graham’ın Erdoğan ile görüşme sonrasında “Obama’nın Türkiye için bir kabus yarattığını, Trump’a buna son vermesini söyleyeceğini” açıklaması da olumlu bir adım oldu. Müstafi temsilci McGurk ise hâlâ Washington-Ankara hattında arıza çıkarmak derdinde. En son açıklamasında “Washington’ın bir çekilme planı olmadığını” söylemiş. YPG kontrolündeki bölgenin Türkiye’ye devredilmesini de “gerçekçi, uygulanabilir bir plan değil” şeklinde nitelemiş.

***
McGurk, DEAŞ ile mücadele adına terör örgütü YPG’yi destekleyen ve Türkiye’yi “güvenilir müttefik” olarak görmeyen bir zihniyetin temsilcisi. Washington’daki kurumlarda hâlâ bu zihniyetin devamcıları bulunuyor. Halbuki Türkiye’deki Amerikan karşıtlığının müsebbibi, bu Obama artığı bürokratlar. Bugün çekilme sayesinde Ankara’nın güvenlik kaygılarını anlayan bir işbirliği arayışı mevcut. Trump’ın “Türkiye ile çalışma” arzusunun somut sonuçlar üretmesi için McGurk yaklaşımının tümüyle terk edilmesi gerekiyor. Önümüzde kritik bir süreç var. ABD’nin Suriye’den çekilmesini istemeyenler bu kararı maliyetli hale getirmeye çabalıyorlar. ABD askerlerini olduğu kadar Washington- Ankara işbirliğini de hedef alıyorlar.

***
McGurk zihniyetinin ve bombalı saldırıların Trump’ın çekilme kararını etkileyeceğini sanmıyorum. Ancak güvenli bölgenin nasıl kurulacağı konusunda Ankara-Washington arasındaki müzakereyi zorlu hale getirebilirler. Ankara, Çekiç Güç’ü ve Kuzey Irak tecrübesini anımsatan planlara kapalı. Washington, Türkiye’nin başına bela ettiği YPG’yi korumak için karmaşık ve çalışmayacak planlarla gelmemeli. 32 km’den geri adım atılmadan Türkiye’nin denetiminde bir bölge kurulmalı. Graham’ın işaret ettiği gibi, Obama’nın hatalarını tashih eden bir ruhla hazırlanmalı. Washington, getireceği teklifle Moskova karşısında Ankara’nın elini güçlendirmeli. Türkiye ile stratejik ortaklık düzlemine geri dönmek için YPG meselesi kritik önemde. Bu etrafımızdaki bölgede Rusya’yı dengelemenin de tek yolu.

[Sabah, 22 Ocak 2019]

Etiketler: