Hukuk Reformunda Yeni Dönem

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ay içerisinde yaptığı konuşmalarla ekonomi, demokrasi ve hukuk alanında kapsamlı reformların haberini verdi. Ayrıntıya girmese de yaptığı vurgularla ve değindiği bazı somut adımlarla bunun sadece geçici bir söylem olmadığını ve devamının geleceğini gösterdi. Yargı ve hukuk alanındaki reformları yürütmesi beklenen Adalet Bakanı Abdulhamit Gül konuşmalarında Cumhurbaşkanı'nın bu söylemini destekleyen ifadeler kullandı ve geleceğe ilişkin bazı ipuçları verdi.

Devamı
Hukuk Reformunda Yeni Dönem
Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri Meclisi işlevsizleştirdi mi

Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri Meclisi işlevsizleştirdi mi?

16 Nisan 2017'de yapılan referandum ile kabul edilen Anayasa değişiklikleri, 24 Haziran 2018'de cumhurbaşkanı seçilen Tayyip Erdoğan'ın göreve başladığı tarih olan 9 Temmuz 2018'de yürürlüğe girmiş ve Türkiye'nin yeni hükümet sistemi uygulanmaya başlanmıştır. Hükümet sistemi tartışmalarının önemli bir yönü de Cumhurbaşkanına tanınan kararname çıkarma yetkisiydi.

Devamı

Yargı reformunda iradenin devam ettiğini ve uygulamadan kaynaklanan bazı sorunlara rağmen öngörülen faaliyetlerin teker teker hayata geçirildiğini görüyoruz.

5. Yargı Paketiyle adalete erişimin kolaylaştırılması ve cebri icra sisteminin etkinliğinin artırılması yolunda önemli adımlar atıldığı gibi, uzun süredir gündemde olan ve vicdanları yaralayan çocukların icra yoluyla teslim usulüne göre çocuğu önceleyen, insan odaklı adalet anlayışına uygun yöntemlerin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.

Önümüzdeki dönemde parlamentoyu hayli yoğun bir takvim bekliyor. Gündemde ceza hukuku ve arabuluculuğa ilişkin önemli düzenlemeler içermesi beklenen 7. yargı paketi, daha önce görüşülmesi ertelenen "dezenformasyonla mücadele yasası" teklifi, ruh sağlığı düzenlemesi, süresi biten Azerbaycan, Lübnan, Mali ve Orta Afrika tezkereleri, Anayasa Mahkemesine üye seçimi gibi bir dizi karar ve kanun teklifi bulunuyor. Ancak Meclis asıl mesaisini Ekim ayı sonundan itibaren 2023 Bütçesi için yapacak.

Türkiye'de gündemin yoğunluğu ve hızla değişmesi artık alelade bir olgudan ibaret.

8. Yargı Paketi, İnfaz Düzenlemesi Beklentisi ve Cezasızlık Algısı

İlk başlarda Avrupa Birliği uyum yasaları, demokratikleşme paketleri ve diğer düzenlemelerle yürütülen yargı reformlarının belli bir strateji ve takvim içerisinde daha sistematik olarak hayata geçirilmesi amacıyla ilk defa 2009 yılında "Yargı Reformu Strateji Belgesi" hazırlandı. Beş yıllık uygulamanın sonunda İkinci Strateji Belgesi 2015 yılında kamuoyuna açıklandı.

Devamı
8 Yargı Paketi İnfaz Düzenlemesi Beklentisi ve Cezasızlık Algısı
8 Yargı Paketi Değişiklikleri ve Hukuk Yargısı Özelinde Etkileri

8. Yargı Paketi Değişiklikleri ve Hukuk Yargısı Özelinde Etkileri

Yargı Reformu Stratejisinde öngörülen amaç ve hedeflere ulaşılmasına ilişkin gerekli olan kanun değişikliği teklifleri yargı paketi olarak ifade edilmektedir. Kamuoyunda "8. Yargı Paketi" olarak anılan, "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" ise 16.02.2024 tarihinde TBMM'ne sunuldu ve TBMM Adalet Komisyonunda 21.02.2024 tarihinde kabul edildi. 42 maddeden oluşan teklifte, Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nda öngörülen değişiklikler toplumdaki cezasızlık algısını bertaraf etmeye yöneliktir. Bu kapsamda suçla daha etkin mücadele etmek ve caydırıcılığın sağlanmak amacıyla bir günlük adli para cezası tutarları artırılmaktadır. Ayrıca Anayasa Mahkemesi tarafından Ceza Muhakemesi Kanununun kaçak sanık, basit yargılama usulüne itiraz ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri hakkında verdiği iptal kararları dolayısıyla ortaya çıkan boşluklar giderilmektedir.

Devamı

Bu analizde kamuoyunda uzun bir süredir merakla beklenen ve bu günlerde TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan Sekizinci Yargı Paketi’ndeki düzenlemeler ele alınmaktadır.

Yargı reformunda hangi aşamadayız? Dördüncü yargı paketindeki düzenlemeler neler? Yargıda reform iradesi devam ediyor mu?

Bu raporda kamuoyunda Üçüncü Yargı Paketi olarak bilinen 28 Temmuz 2020 tarihli 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile getirilen değişiklikler ele alınmaktadır.

TBMM’ye sunulan 39 maddelik kanun teklifinde, hak ve özgürlükleri koruyan ve adalete erişimi kolaylaştıran düzenlemelere yer verilmiş olması, yargı reformunun Türkiye’de yeniden demokratikleşme ve özgürlüklerin genişletilmesi perspektifini öne aldığına işaret etmektedir.

Partilerin görüşüne açılan yargı paketine neden ihtiyaç duyuldu, bu paketin yargı reformundaki yeri nedir? Yargı paketinin içeriğinde neler var? Pakette temel hak ve özgürlükleri genişleten ne gibi düzenlemeler var? Yargının hızlandırılması ve performansının artırılması amacıyla öngörülen düzenlemeler nelerdir? Hukuk meslekleri ve avukatlığa ilişkin düzenlemeler nelerdir?

SETA uzmanları Cem Duran Uzun, Murat Yeşiltaş ve Mevlüt Tatlıyer'in verdiği bilgiler..

Dünyadaki yargı sistemlerini inceleyen SETA, AYM’nin görevlerinin yeniden düzenlemesi gerektiğini, Yüce Divan görevinin de Yargıtay’a verilmesi gerektiğini öneriyor.

Bugüne kadar yapılan reformlara rağmen sorunların hala sürmesinin en önemli nedeni, sorunları gerçekten çözmek yerine, palyatif yöntemlerle günü kurtarmaya çalışmak olmuştur.

TRT TÜRK'te yayınlanan Detay programına konuk olan SETA Hukuk ve İnsan Hakları Direktörü Yılmaz Ensaroğlu, Başbakan Erdoğan'a sunulan 4. Yargı Paketi'ni değerlendirdi.

2012'nin son günlerinde Öcalan ve MİT yetkililerinin İmralı'da yaptıkları görüşmeler neticesinde başlayan bu yeni süreç, üçüncü çözüm girişimine işaret etmektedir. Başbakan başta olmak üzere siyasal iradenin açıktan sahip çıktığı bu sürecin en önemli özelliği, Kürt siyasetinin en etkili aktörü Abdullah Öcalan'ın doğrudan birincil aktör, Kürt seçmenle en yakın teması kuran ve demokratik meşruiyete sahip BDP'nin ise ikincil aktör olarak muhatap alınıp, onların üzerinden bir çözüm arayışına gidilmesi oluşturmaktadır.

Insight Turkey dergisinin yıllık konferanslarının üçüncüsü, “Türkiye ve AB: Kopuş mu?” başlığıyla ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in katılımıyla Brüksel'de gerçekleştirildi.