Gazze’nin Ruhu Batı’yı Rahatsız Ediyor

Batılı hükümetler dört aydır masum Filistin halkına yönelik devam eden İsrail vahşetine ve soykırım siyasetine kayıtsız ve şartsız destek vermeye devam ediyor. Batı'nın sağladığı askeri, siyasi, diplomatik ve ekonomik desteğin İsrail'in güvenliğinin sağlanması için değil, bilakis İsrail'in masum sivillere yönelik soykırım zulmünün devamı için olduğu açık. Batı'nın desteği olmadan İsrail'in Filistinlilere yönelik saldırgan, yayılmacı ve sömürgeci politikalarını sürdüremeyeceğini herkes çok iyi biliyor. Bundan dolayı da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve diğer Batılı ülkeler İsrail'in soykırım suçunun suç ortağı olduğu rahatlıkla iddia edilebilir.

Devamı
Gazze nin Ruhu Batı yı Rahatsız Ediyor
Soykırımın Gölgesinde Gazze ve Yapay Zeka

Soykırımın Gölgesinde Gazze ve Yapay Zeka

Abluka altında olan Gazze'ye yönelik İsrail saldırıları uluslararası hukuku hiçe sayacak şekilde, tüm dünyanın gözü önünde adım adım bir soykırıma doğru evirilmektedir.

Devamı

Neredeyse bütün Batılı yayın kuruluşları ise Erdoğan'ın karşısında pozisyon alıyor.

Seçimin son haftasında Batı medyası beklendiği üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtı kampanyasına hız veriyor

Macron, Türkiye'yi ve Erdoğan'ı hedef aldığında susan Avrupalı siyasetçiler, şimdilerde bu 'hırslı' lider adayının yaptıklarından endişelenmeliler. Tüm Avrupa'yı zora sokacak bir huysuzluk söz konusu.

Erdoğan'a yapıştırılmak istenen 'fundamentalizm' etiketi bir maske.. Altında milli çıkarlarını korumak için mücadele eden bir liderin devrilmesi, olmazsa sınırlandırılması niyeti var.

ABD’de Kaos Büyüyor

SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Muhittin Ataman, ABD’de yaşanan protestoları değerlendirdi.

Devamı
ABD de Kaos Büyüyor
ABD de Yaşananlar Küreselcilerle Yerelcilerin Bilek Güreşidir

ABD’de Yaşananlar Küreselcilerle Yerelcilerin Bilek Güreşidir

SETA Strateji Araştırmaları Direktörü Hasan Basri Yalçın, ABD’de yaşanan protesto olayları üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Devamı

Amerika'daki gösterilerin hala polis şiddetine karşı yapıldığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Mesele artık bambaşka bir yere savrulmuş durumda. Malumunuz bir siyahi ilk kez bir polis tarafından öldürülmüş değil. Ve göstericilerin büyük çoğunluğunun maalesef umurunda bile değil. Onlar buradan başka bir siyasal zafer devşirme peşinde.

İki Birleşmiş Milletler (BM) yetkilisinin araştırmasına göre MBS WhatsApp üzerinden zararlı bir dosyaya erişimi sonucunda Bezos'un telefonundan ciddi anlamda veri elde etti. Suudi yönetimi adına Kaşıkçı cinayetinden de sorumlu tutulan MBS'nin danışmanı ve Kraliyet Divanı eski müsteşarı Suud el-Kahtani'nin operasyonu organize ettiği öne sürüldü.

Bu analizde Barack Obama ve Donald Trump dönemlerinde ABD ile Körfez ülkeleri arasındaki ikili ilişkile kıyaslanmakta, sözü geçen ilişki dinamiği ABD’nin stratejik vizyonu, bölgesel düzen ve stratejik materyal etkileşim boyutları üzerinden değerlendirilmektedir.

Geldiğimiz noktada Washington çekilmeyi konuşurken Ankara, müttefiki tarafından büyütülen bir terör örgütü ile nasıl mücadele edeceğini hesaplıyor.

Washington Post gazetesi köşe yazarı Cemal Kaşıkçı cinayetine dair bulgular azmettiricinin kimliği konusunda kapıyı aralamış durumda. Kaşıkçı’nın yazarı olduğu gazetenin 25 Ekim’de Veliaht Prens Muhammet Bin Selman’ın (MBS) fotoğrafını tam sayfa yayınlayarak Suudi Arabistan’a giden ABD Dışişleri Bakanına hitaben “gerçeği talep edin” manşeti ile çıkması küresel medya açısından faile dair adresin yönünü de göstermişti.

Türkiye’nin Batı karşısındaki hiyerarşiyi reddeden arayışına yönelik tepki, kuşkusuz en açık şekilde medya bağlamında görünür olmaktadır.

Uluslararası norm ve kurumlar gözümüzün önünde teker teker çöküyor.

28 Şubat sürecinde Batılı hükûmetlerin ve medyanın açık bir şekilde darbeden yana tavır alarak demokrasinin katledilmesini kendi halklarına meşru göstermek için Türkiye’deki iktidarı karalayan politikalarını unutmamak gerek.

Ne yazık ki kavmiyetçilik belası ne sınır tanıyor, ne parti. Nitekim Babanzade Ahmet Naim'in dediği gibi "kavmiyetçilik zokası zehirlidir."

“Özgürlükçü” Batı basını, bu utanmaz tek taraflılığı ve bağnazlığına rağmen kendisini hâlâ özgürlükler konusunda Türkiye'ye vaaz edebilecek konumda görmeye devam ediyor.