Milli Teknoloji Hamlesi Kapsamındaki Gelişmeler: Ekonomi ve Sanayide Dönüşüm | MTH Serisi: 6

Geride bıraktığımız son on yılda ivme kazanan sanayi ve ekonomideki gelişimin, MTH’nin yüksek çarpan etkisi ile Türkiye’nin kalkınma ve büyüme sürecine ciddi bir katalizör etkide bulunması beklenmektedir. 2002 sonrası dönüşümün, sağlamlaştırılan altyapının üzerine kurulan yeni teknoloji hamlesi, ciddi bir vizyonun ve küllerinden yeniden doğma çabasının son aşamasıdır. Sanayinin, iş ve üretim süreçlerinin hatırı sayılır bir dönüşüm geçirdiği son birkaç on yıl; yeni teknolojilere, sermaye birikimine ve beşeri kapasiteye yatırımı bir zorunluluk haline getirmiştir. Nitekim bugün yapay zeka, otonom teknolojiler ve robotlar; rutin, sekreterlik gibi sadece destek hizmetleri veren ve sürekli tekrar eden işleri devralırken, bireyin ve beşeri sermayenin, nispeten daha teknik, “yaratıcı” ve daha kompleks konulara yönlenebilmesinin önünü açmıştır.

Devamı
Milli Teknoloji Hamlesi Kapsamındaki Gelişmeler Ekonomi ve Sanayide Dönüşüm MTH
Türkiye Körfez'in Yükselen Aktörü

Türkiye Körfez'in Yükselen Aktörü

Erdoğan'ın yirmi yıllık diplomasi tecrübesi ve Türkiye'nin son yıllarda sert ve yumuşak güç anlamında inşa ettiği kapasite çok değerli.

Devamı

Yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi, son 20 yılda yüzde 60’tan fazla artış kaydederek Türkiye’nin enerji arz güvenliğini artırmanın yanı sıra enerji kaynaklı ithalat giderlerinin azalmasında da etkili oluyor.

Bugünlerde belki de en fazla akla takılan sorulardan biri de Türkiye'nin özellikle de seçim sonrası enflasyonu nasıl düşürmeyi ve Türk lirasını nasıl desteklemeyi planladığı konusudur. Dahası, politika yapıcılar neden tıpkı Fed veya ECB'nin yaptığı gibi faizleri artırmıyor? Elbette, daha öncelikli olarak enflasyon konusu önemlidir. Bununla birlikte, Türkiye'de ne Merkez Bankası'nın ne de hükümetin resmi olarak belirlenmiş bir kur hedefi yok. Döviz kuru istikrarı, daha geniş finansal istikrar yetkisinin bir parçası olarak düşünülebilir.

5. nesil savaş uçağı üreten 5 ülkeden biri olduk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Millet İttifakı adayı Kılıçdaroğlu arasındaki rekabette birinci turda kazanma iddialarının ve keskinleşen söylemlerin yükselişine tanık oluyoruz.

CHP Laikçiliği, YSP ve TİP Solculuğu Birleşirken Alkış Tutanlar!

Millet İttifakı partilerinin ve adayları Kılıçdaroğlu'nun boş bıraktığı alanı YSP (HDP), TİP ve CHP destekçisi medya dolduruyor.

Devamı
CHP Laikçiliği YSP ve TİP Solculuğu Birleşirken Alkış Tutanlar
AK Parti Beyannamesi ve Yeni Bir Sağ-Sol Kutuplaşması mı

AK Parti Beyannamesi ve Yeni Bir Sağ-Sol Kutuplaşması mı?

Siyasi hayatımızda artık pek etkisi kalmadığı düşünülen sol-sağ kutuplaşmasını seçimlere giderken yeniden üretiliyor.

Devamı

İhracat rekorlar kırarken; ithalat da artıyor. Enerji burada temel risk faktörü. Kur kaynaklı ithalat fatura artışı da diğer bir faktör. Dış ticaret açığı, 2022'de 110 milyar doları buldu. Yeni yılda, ithalat, cari açık ve enerji açığının azaltılmasına daha fazla odaklanmak gerekiyor.

Türkiye, Asya, Avrupa ve Afrika'nın kritik kesişim noktasında yeni bir yüksek teknoloji, orta ve üst teknoloji merkezi olarak konumlanabilir. Yüksek teknoloji üretim merkezine dönüşebilir. Bu noktada da blokzinciri gibi yeni teknolojilerdeki stratejik avantajın iyi değerlendirilmesi önemlidir.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve SETA tarafından düzenlenen ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ paneller serisinin ilki Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) iş birliğinde Bursa’da yapıldı.

Ekonomik kalkınma 20. yüzyılda sanayileşmeyle birlikte toplumların ve devletlerin gündeminde önemli bir yer tuttu. Sağlık, eğitim, yaşam düzeyi, büyüme ve altyapı kalitesi gibi birçok etmeni içinde barındıran ekonomik kalkınma 21. yüzyılda ise daha fazla teknolojik gelişimle bütünleşti.

Uuslararası siyasette kendisini iyi hisseden Erdoğan, parti siyasetindeki söylem ve hamlelerine başlıyor.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 73. sayısı çıktı.

Yerli ve milli girişimlerin sürmesi daha bağımsız bir Türkiye için umut vaat etmektedir.

AK Parti kesintisiz iktidarının yirmi yılını tamamladı. Kurulduktan bir yıl sonra tek başına 3 Kasım 2002'de iktidara gelen AK Parti'nin bu başarısının çok partili hayatımızda eşi ve benzeri yok. Bu başarının arkasında çok şey var. Liderlik, seçmen ile bağını hiç koparmadan kendini yenileyebilme kapasitesi, hizmet/ eser siyaseti, vesayetle mücadele ve reformlar, dış politikanın dönüştürücü fonksiyonunun etkili kullanımı, kriz yönetme becerisi, iç ve dış siyasi konjonktürü iyi okuyarak adapte olabilme yeteneği ilk akla gelenler. AK Parti'nin lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan, dinamizmi, stratejik öngörüleri, pragmatizmi, mücadele azmi ve halka ulaşabilmesi ile sürekli olarak rakiplerinden ayrışıyor.

Erdoğan'ın 'Türkiye Yüzyılı' konuşmasının toplumun tüm kesimlerini kapsayan 'Gelin 29 Ekim 2023'e kadar Türkiye Yüzyılı'nı konuşalım' çağrısı ile bitmesi muhalefetin eleştirilerini de içine alan yeni bir zemin oluşturuyor.

Türkiye merkezli yeni bir refah halkası idealinin muhtemelen en önemli dayanaklarından birini de ayakları yere sağlam basan yeni bir Türkiye yüzyılı vizyonu ve bağlantılı uzun soluklu bir kalkınma planı oluşturuyor.