Bu Konuda Daha Fazla

  • Türkiye'ye yönelik ağır ideolojik kampanyanın hedefi, Ankara'nın Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz'deki yeni hamlelerinin taktik kazanımlardan stratejik kazanımlara dönmesini engellemek.

  • 2015 yılında İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimî üyesi beş ülke ve Almanya (P5+1) arasında nükleer sorunun çözümüne dair anlaşma (Kapsamlı Ortak Eylem Planı-KOEP) imzalandığında birçok uzman, artık ABD ve Avrupa ile sorunlarını çözen İran’ın bölgede yayılmacı bir politika izleyeceği ve Orta Doğu’yu domine edeceği öngörüsünde bulunmuştu. Ancak Tahran’ın bölgede zaten belli bir süredir izlediği nüfuz politikasının belki kuvvetleneceğini ama bu politikanın İran’ın bölgedeki etkinliğini artırmak yerine yıpranmasına yol açacağını söyleyenler de vardı ki, bu satırların yazarı bu ikinci gruba mensuptu.

  • Ortadoğu’daki vaka sayısının yüzde 33’üne sahip olan Körfez bölgesi Arap dünyasındaki diğer aktörlerden finansal anlamda daha güçlü olmasına rağmen koronavirüsten çok boyutlu şekilde olumsuz etkilenmektedir.

  • Son yazıda, Covid-19 salgını nedeniyle petrol fiyatlarında yaşanan aşırı düşüşün BAE ve Suudi Arabistan’ın bölge politikalarını nasıl etkilediğini ve bundan sonraki süreçte ne tür etkileri olabileceğine değinmiştik.

  • Türkiye yeni bir Rus propagandası ile karşı karşıya. 2015'te Rus uçağının düşürülmesinden sonra uygulamaya sokulan bu kara propaganda birkaç haftadır dozunu yükselterek yeniden sahneye sürülmüş.