• NATO kuruluşunun 70. yılını 4 Aralık'ta Londra'daki zirveyle kutlayacak. 29 ülkenin liderinin katılacağı kutlama zirvesinin sancılı geçmesi bekleniyor. Zira geçmişinde parlak başarılar olan Transatlantik ittifakı, üyelerin farklılaşan milli çıkarları sebebiyle derin ayrılıklar içinde. Bu yüzden Londra zirvesi hızlı bir kutlama toplantısı olarak geçiştirilebilir. Gündem ise hayli kabarık: askeri harcamaların paylaşılması, Kuzey Makedonya'nın üyeliği, teknolojik dönüşüm, Avrupa'nın stratejik otonomisi, Suriye'deki güvenli bölge ve Baltık savunma Planı'na Ankara'nın itirazı. İlk bakışta NATO'nun en büyük meydan okuması Rusya'nın genişleyen nüfuzu olarak görülebilir. Ancak NATO'nun temel krizi günümüz dünyasında kendisine yeni bir rol biçmekle alakalı.
  • Kitapta savaşlar ve savaşlarda kullanılan araçların birbiri üzerindeki dönüştürücü etkisi incelenmektedir. Bu sadece savaşın yapılış şekli, süresi ve yarattığı tahribat bakımından farklılaşmayı değil aynı zamanda savaşın hangi aktörler tarafından ve kimler aracılığıyla yapılmasının kabul edilebilir bulunduğunun dönüşümünü de içermektedir.
  • Yerel seçimlere az kaldı. Yerel olanın gündemi, ya da yerel yönetimlere ilişkin konular ve sorunlar seçim yaklaştıkça daha da gerilere düşüyor.

Bu Konuda Daha Fazla

  • SETA Strateji Araştırmacısı Talha Köse bilgi çağına geçişle birlikte değişen savaş türleri hakkında değerlendirmede bulundu.

  • Devletlerin içişlerine hangi araçlar kullanılarak müdahale edildiği uluslararası ilişkilerin önemli konularından biridir.

  • Sosyal medya aracılığı ile, reel siyasette ne kadar etkili olunduğu bir kenara, kısa süreliğine de olsa gündem oluşturulduğu ve bazı tartışmaların seyrine etki edilebildiği kabul edilmektedir. Bu nedenle internetin sunduğu imkanlar hem resmi hem de enformel yönleriyle kullanılmakta ve özellikle seçim dönemlerinde bu stratejiler izlenilerek istenilen yönde sonuç alınmaya çalışılmaktadır.

  • Gerçeğin medya vasıtasıyla manipüle edildiği bir tabloda devletlerin ülke içinde ve uluslararası arenada kendilerini doğru anlatabilmesi bugün bir ihtiyaç değil varoluşsal bir zorunluluktur. Devlet Bilgi Koordinasyon Merkezinin doldurduğu boşluğu ve önünü açtığı yeni dinamikleri bir de bu bağlamda okumak gerekir.

  • Trump’ın ABD’nin İsrail Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararı, hem BM Güvenlik Konseyinde hem de BM Genel Kurulunda ezici bir çoğunlukla kınanmıştır. Filistin konusu, ABD’nin küresel vicdanı ve ortak ahlaki mutabakat noktalarını ihlal etmenin de maliyet doğurabileceğinin bir göstergesi olmuştur. Trump yaklaşımını dengelemenin en etkili yöntemi, bu yaklaşımın ABD’nin maddi çıkarlarına da dokunabileceğini göstermektir.