Kriter'in Haziran Sayısı Çıktı: Soykırıma Karşı Küresel İntifada

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 91. sayısı raflarda yerini aldı.

Devamı
Kriter'in Haziran Sayısı Çıktı Soykırıma Karşı Küresel İntifada
Türk Dış Politikası Yıllığı 2023

Türk Dış Politikası Yıllığı 2023

Alanında yetkin ve söz sahibi araştırmacıların katkı verdiği eserimiz Türk dış politikasının nabzını tutmaya devam ediyor. 2009 yılında yayın hayatına başlayan Türk Dış Politikası Yıllığı, bu eser ile birlikte on beşinci kitabına ulaştı.

Devamı

Alanında yetkin ve söz sahibi araştırmacıların katkı verdiği eserimiz Türk dış politikasının nabzını tutmaya devam ediyor. 2009 yılında yayın hayatına başlayan Türk Dış Politikası Yıllığı, bu eser ile birlikte on dördüncü kitabına ulaştı.

Yerel seçim gündeminin yoğunluğuyla gözden kaçırmayalım. Son aylarda Türk dış politikasında önemli bir ivmelenme dönemine girdik. Bir dizi gelişme peşi sıra ve birbirini güçlendirecek şekilde gerçekleşiyor.

Yaklaşık altı ay süren pazarlıklar sonunda Kongre Ukrayna, İsrail ve Tayvan’a 95 milyar dolarlık savunma yardımını onaylamıştı. Cumhuriyetçiler bu yardımı Biden’dan Meksika sınırıyla ilgili tavizler koparmak için sürüncemede bırakmıştı. Ancak İsrail’in Suriye’deki İran konsolosluğuna saldırısı sonrasında bölgesel tansiyonun yükselmesi Kongre’yi harekete geçirdi ve Biden paketi 24 Nisan’da imzalayarak Ukrayna’ya yardımın da hemen başlayacağını açıkladı. Amerikan siyasetinin Ukrayna’ya yardım konusundaki isteksizliği ve konuyu iç siyaset malzemesi haline getirmesi, Rusya’nın Batı’nın desteğinin ilelebet sürmeyeceği hesabının doğru çıkabileceğine işaret ediyordu. Biden yönetimi ve Amerikan Kongre’si bu hesabın boşa çıkacağı mesajını vermek adına yardım paketini geçirdi ancak bu paketin bu kadar zor geçmesi ileride Ukrayna’ya desteğin devam edip etmeyeceği konusunda derin şüphe uyandırdı.

Rusya Federasyonu’nda halk sekizinci kez cumhurbaşkanını seçmek için 15-17 Mart 2024 tarihleri arasında sandık başına gitti. Seçimlere yüzde 77,4 ile daha önce gerçekleştirilmiş yedi seçimin üzerinde bir katılım oldu. 24 Şubat 2022’de başlayan ve halen devam eden Rusya-Ukrayna savaşına rağmen halkın sandıklara ciddi bir ilgisi olduğunu söylemek gerekir. 21 Mart 2024’te Rusya Federasyonu Merkez Seçim Kurulunca nihai seçim sonuçları ilan edilmiştir. Bu sonuçlara göre mevcut Cumhurbaşkanı Vladimir Putin oyların yüzde 87,28’ini alarak tekrar cumhurbaşkanı seçildi. Diğer adaylar Nikolay Haritonov (Rusya Federasyonu Komünist Partisi) yüzde 4,31 ile ikinci olurken onu yüzde 3,85 ile Vladislav Davankov (Yeni İnsanlar Partisi) ve yüzde 3,20 ile Leonid Slutsky (Rusya Liberal Demokrat Partisi) takip etti.

Rusya-Ukrayna Savaşının Avrupa Güvenliği, Transatlantik İlişkiler ve NATO’ya Etkisi

Bu analiz Ukrayna’da devam eden ve ikinci yılını dolduran savaşın Avrupa’nın güvenliği, transatlantik ilişkiler ve NATO’ya olan etkilerini incelemektedir.

Devamı
Rusya-Ukrayna Savaşının Avrupa Güvenliği Transatlantik İlişkiler ve NATO ya Etkisi
5 Soru Moskova da Terör Saldırısı ve Muhtemel Senaryolar

5 Soru: Moskova’da Terör Saldırısı ve Muhtemel Senaryolar

Moskova’da Crocus Kültür Merkezi’nde yaşananlar bir terör saldırısı mıdır? Crocus saldırısının muhtemel etkileri neler olacaktır? Bu saldırı ile ABD tarafından duyurulan “7 Mart ikazı” arasında bir bağlantı kurmak mümkün müdür? Crocus saldırısı sonrasında Rusya’nın mukabelesi ne olabilir? Saldırı sonrasında Rusya-Ukrayna savaşında hangi gelişmeler yaşanabilir?

Devamı

Rusya’nın NATO Vilnius Zirvesi sonrasında yeni bir oyun planı arayışında olduğu söylenebilir. Türkiye’nin Ukrayna’nın üyeliğine desteğini yinelemesi ve İsveç’in üyeliğinin önünü açmasının Moskova’yı rahatsız ettiği açık. Zirvenin hemen sonrasında Rusya’nın hem Suriye’ye insani yardım girişini veto etmesi hem de tahıl anlaşmasını sona erdirmesi el yükseltmek istediğini gösteriyor ancak elinin çok da güçlü olmadığının altını çizmek gerek. Tahıl anlaşması Rusya’nın ‘Küresel Güney’ ülkeleri nezdindeki itibarını artıran bir adım olduğu için anlaşmanın yenilenmemesi Moskova’nın aleyhine olur. Suriye’deki insani dramın derinleşmesi de Rusya’nın itibarına ne kadar hizmet eder tartışılır. Tahıl anlaşmasını bitirerek BM’den yaptırımlar konusunda ödünler koparmak, Suriye’ye insani yardımı engelleyerek de Türkiye’yi zor durumda bırakmak isteyen Moskova’nın attığı bu adımlar, yeni müzakere süreçleri başlatabilir ancak savaşın gidişatını Rusya lehine çevirmeye yetmez.

27-28 Temmuz arasında St. Petersburg’da düzenlenen Rusya-Afrika Ekonomik ve İnsani Forumu’nun ikinci zirvesi 54 Afrika ülkesinden 50’sinin katılım gösterdiği ve bu ülkelerden 17’sinin devlet başkanının direkt olarak zirvede yer aldığı görülmektedir. Rusya’nın bu zirvedeki amacına bakıldığında, Afrika ülkeleri ile arasındaki iş birliğini geliştirmek ve barış, kalkınma ve güvenlik gibi alanlarda ortak adımlar atmak için bir platform oluşturmak istediği anlaşılmaktadır. İlk kez 2019’da gerçekleştirilen zirvede Rusya, 43 Afrika ülkesi ile bir araya gelirken önemli konular ele alınmıştır. Zirvenin ikinci kez düzenlenmesiyle birlikte 2026’ya kadar öncelikli iş birliği alanlarına ilişkin bir eylem planının kabul edilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca terörizmle mücadele, uluslararası bilgi güvenliği ve dış uzayda silahların kullanımı gibi siyasi konuları kapsayan bir deklarasyonun imzalanması da beklentiler arasında yer almaktadır.

Bu analizde Rusya’nın Tahıl Koridoru Anlaşması’ndan çekilme kararı gerekçeleriyle birlikte ele alınmakta ve bu kararın küresel ölçekte meydana getireceği muhtemel etkiler üzerinde durulmaktadır.

Türkiye gibi stratejik otonomiye sahip olduğunu gösteren ülkeler daha değerli hale geliyor. Türkiye ile birlikte çalışmanın cazibesi hem küresel güçler hem de çevremizdeki bölgelerdeki ülkeler nezdinde artıyor.

7-28 Temmuz’da St. Petersburg’da düzenlenen Rusya-Afrika Ekonomik ve İnsani Forumu’nun ikinci zirvesine 54 Afrika ülkesinden 50’si katıldı. Zirveden hangi sonuçlar çıktı? Detayları, SETA Dış Politika Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş ile konuştuk.