• Merkel, ABD'nin küresel rolünün değişmesiyle Avrupa'nın başının çaresine bakmak zorunda olduğunu ve bu yeni gerçeklik gereği olarak da Erdoğan'ın liderliğindeki Türkiye ile çalışmak durumunda olduğunun farkında..
  • Türkiye BM Güvenlik Konseyi üyesi olmadığından, BM mekanizmaları Libya'da siyasi süreci baskın bir şekilde domine edebilecektir. Bu durum ise Hafter'i orantısız şekilde güçlü kılıp UMH'nin –ve Türkiye'nin– elini zayıflatabilir..
  • Türkiye’nin dış politikada otonomi arayışı ve bu yönde attığı adımlar, ABD ile ilişkilerindekine benzer şekilde Almanya ve diğer bazı Avrupa ülkeleriyle ilişkilerine de olumsuz yansıdı. Zira bu ülkeler de, ABD gibi, Türkiye’nin otonomi arayışına yanlış tepki vermeyi tercih ettiler.

Bu Konuda Daha Fazla

  • SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Muhittin Ataman, Türkiye’nin, Libya'da siyasi ve askeri olarak gücünü hissettirmesinin Hafter'in beklentilerini boşa çıkardığını ve Trablus’u ele geçirmesini engellediğini belirtti.

  • Muhalefet, Libya’ya Türkiye’nin asker göndermesine karşı çıktı. Sadece asker göndermeye değil, Libya’da uluslararası anlamda tanınan Feyaz Serrac liderliğindeki Ulusal Mutabakat Hükûmeti ile anlaşma yapmasını da sorun olarak gördü.

  • Türkiye ve Rusya Libya'da savaşan taraflara Cumartesi gününden itibaren geçerli olmak üzere bir ateşkes çağrısı yaptı. Ulusal Mutabakat Hükümeti çağrıyı olumlu karşıladığını açıklasa bile Hafter cephesinden henüz ses yok..

  • Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikası Libya'ya yönelik adımları Washington'da uzmanlarca değerlendirdi.

  • Türkiye’nin Doğu Akdeniz hamlesine giden sürecin aktörlerinden biri olan Türkiye’nin Libya Özel Temsilcisi Emrullah İşler, “Türkiye ve Libya arasında imzalanan anlaşma Türkiye’yi dışarıda bırakarak kurulmak istenen enerji denklemini bozmuştur. Bu mutabakatla Türkiye’nin mavi vatan sınırlarının koordinatları hukuken koruma altına alınmıştır” dedi.