• ABD’de, İran’ın nükleer tesislerinin ve stratejik askerî kapasitesinin vurulmasını uzun zamandır isteyen lobiler, İran’da da, nükleer silah sahibi olunmasını savunan aktörler öne çıkmışken iki ülke ilişkilerinin bundan sonraki süreçte giderek artan bir gerginliğe sahne olacağını tahmin etmek zor değil.
  • ABD ile İran arasında, Kasım Süleymani’nin öldürülmesi ile tırmanan gerginliğin bundan sonraki süreçte nasıl gelişeceği bilinmese de, bu olayın Orta Doğu’da önemli sonuçlar doğuracağını beklemek gerekir.
  • İran meselesinde her iki tarafın şahinleri krizi bir kademe daha yukarı çıkarmayı başardılar. Perşembe günü bir Amerikan insansız hava aracının İran tarafından düşürülmesi sonrasında ABD silahlı kuvvetlerinin buna askerî bir karşılık vereceğine dair beklentiler/endişeler oluştu.

Bu Konuda Daha Fazla

  • İran stratejisi tam olarak ortaya konulmamış olsa da Bolton'un Tahran'a yönelik hedefleri oldukça net. Bu stratejinin ana çerçevesini yaklaşık bir yıl önce ilan edilen ve İran'ın yerine getirmesinin istendiği talep listesi oluşturuyor.

  • Bölgede bir Suud-İran savaşı çıkarmak zaten uzun zamandır yatırım yaptıkları bir hedef. İlerleyen günlerde, iki tarafa da büyük zarar verecek böyle bir savaşı başlatmaya yönelik yeni provokasyonlara şahit olabiliriz.

  • İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan Dünya Düzeni, 1989 yılından sonra farklı bir döneme girdi. Küreselleşme dönemi de denilen bu dönem de bugünlerde değişime uğradı ve ABD Liberal Demokrasi’den korumacı “ulus devlet” formuna evirilmeye başladı. Trump ile Orta Doğu’da İsrail merkezli Yeni Orta Doğu amaçlanıyor. İsrail, Suudi Arabistan ve BAE aynı safta buluşurken İran düşman ilan edildi. İran’a yönelik çok sert ambargolar ve yaptırımlar art arda gelmeye başladı. ABD’nin Orta Doğu ve İran planları, gerilimli Türk-ABD ilişkilerini SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran ile konuştuk..

  • SETA Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, “Suud’un hırslı veliahdının peşine düştüğü liderlik arzusu ve hayal ettiği bölgesel dizayn meşruiyetini kaybetti” dedi.

  • Suriye'de muhaliflerin imha edilmesi üzerine düşünülen bir zafer ilanı Suriye'nin geleceğinde büyük yaralar açacak. Kendini güvende hissetmeyen grup ve bireylerin daha da radikalleşmesi zor olmayacak. Tıpkı 2004 ile 2014 yılları arasında Irak'ta olduğu gibi. Ve çatışmalar sona erse dahi Suriye'nin yeniden inşası ve normalleşmesi mümkün olmayacak.