Kriter'in Haziran Sayısı Çıktı: Soykırıma Karşı Küresel İntifada

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 91. sayısı raflarda yerini aldı.

Devamı
Kriter'in Haziran Sayısı Çıktı Soykırıma Karşı Küresel İntifada
Siyasette Yumuşama Dönemi Ne Getirir

Siyasette ‘Yumuşama Dönemi’ Ne Getirir?

Siyasette yumuşama tabiri Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ait. Dün cuma namazı çıkışında CHP Genel Başkanı Özel ile görüşmesine dair değerlendirmede bulunan Erdoğan, kendisinin CHP'yi ziyaret edeceğini belirterek şu cümleleri kullandı: "Türkiye'nin, Türk siyasetinin buna ihtiyacı var. Ve ilk fırsatta da bu ziyareti gerçekleştirerek, Türkiye'de siyasetin yumuşama sürecini başlatalım istiyorum. Bu adımı da atacağız." Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CHP'ye olası ziyareti Özel'in AK Parti ziyaretinden daha sembolik anlamlar taşıyor. Bu da "yumuşama dönemi" konusundaki kararlılığa işaret ediyor. 2 Mayıs'ta AK Parti Genel Merkezi'nde gerçekleşen görüşmenin olumlu geçtiğini ve yeni bir döneme işaret ettiğini CHP tarafı da teyit ediyor. Özel gündemdeki her şeyin konuşulduğunu belirterek görüşmeyi Türk siyasetinin kilometre taşı olarak niteledi: "Türkiye'de ana muhalefet ve iktidarın tartışabilen bir çizgide kalmasını önemli buluyoruz."

Devamı

SETA Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, TRT 1 ekranlarında yayınlanan Enine Boyuna programında, Türk siyaseti gündeminde son zamanlarda yer alan normalleşme ve değişim süreçleri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Nebi Miş, TRT 1 ekranlarında yayınlanan Enine Boyuna programında, siyaset arenasında yaşanan yumuşama ve diyalog süreci üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 90. sayısı raflarda yerini aldı.

Türkiye'deki bütün siyasi partiler bir değişim sürecinde. Son iki seçimin en güçlü mesajı toplumun taleplerine cevap verecek değişimin gerçekleştirilmesi. Hayatın değişmeyen kuralı değişim. Kritik soru değişimin nerede, nereye kadar ve hangi aktörlerle yapılması gerektiği. Yine yumuşama, normalleşme ve yeni Anayasa tartışmaları da partilerin değişimi nasıl ve hangi ortamda gerçekleştireceği konusuna işaret ediyor. Yeni Anayasa tartışması kimlik, siyasal sistem ve güvenlik gibi konuları gündeme getireceğinden partilerin toplumun gündelik sorunlarını, birikmiş meselelerini gözden kaçırmaması gerekiyor. İki düzlemde de değişim gerekli.

Siyasette Yumuşama ve Yeni Anayasa İmkânı

31 Mart yerel seçimleri sonrasında çok da öngörülmeyen bir şekilde siyasi parti liderleri arasında bir görüşme trafiği başladı ve bu görüşmelerden olumlu mesajlar öne çıktı. Siyasette yumuşama olarak tanımlanan bu ziyaretler ve açıklamalar yeni anayasa konusundaki beklentileri yeniden canlandırdı. Aynı günlerde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, seçimden önce açıkladığı üzere, partilere yeni anayasa girişimi amacıyla ziyaretler yaptı. Bu gelişmeler üzerine hemen her platformda yoğun bir şekilde yeni anayasa konuşulmaya başlandı. Görüldüğü kadarıyla önümüzdeki aylarda uzun bir süre yeni anayasa meselesi, siyasetin önemli gündem başlıklarından biri olacak.

Devamı
Siyasette Yumuşama ve Yeni Anayasa İmk nı
Yeni Anayasa Tartışması Neden Kaçınılmaz

Yeni Anayasa Tartışması Neden Kaçınılmaz?

"Yumuşama" veya "normalleşme" diye adlandırılan mevcut siyasi süreç aslında bir geçiş dönemi. Mayıs 2023 ve 31 Mart 2024 seçimlerinde seçmen siyasi partilere bir mesaj verdi. Seçmen, kaosu ve riskleri artan yeni uluslararası ortamda hem mevcut sorunları çözmesi hem de Cumhuriyetimizi yeni yüzyıla taşımaları için partilerin yeni siyasalar geliştirmesini bekliyor. Bu kritik mesaj muhataplarına ulaşmış görünüyor. Parti liderlerinin diyaloğu, görüşmesi ve fikir alışverişi başlı başına değerli ancak yumuşama/normalleşme arayışının yeni bir siyasi iklime dönüşmesi, yani içinin siyasetle doldurulması gerekiyor.

Devamı

Son haftaların gündemi olan genel başkan görüşmeleri siyaseti bütün boyutlarıyla canlandırma imkânı taşıyor. Bu canlanma Türkiye'nin bugünü ve yarını üzerine çok sayıda konuyu kıyasıya tartışmak anlamına geliyor. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "siyasette yumuşama", CHP Genel Başkanı Özel'in ise "normalleşme" dediği bu dönemi değerli bulduğumu ancak ihtiyatlı iyimserlikle karşıladığımı daha önce bu köşede yazdım. İhtiyatlı yaklaşmamın sebebi, siyasetin doğasındaki rekabet olgusunun yönetilmesinin zor olması ve kolaylıkla kutuplaşmaya gidebilmesi.

2014'te Türkiye analizi, geçmişin daha iyi anlaşılmasına katkı sunmanın yanında geleceğe yönelik bir perspektifin ortaya konulmasına dair önemli bir boşluğu dolduruyor.

2015'in iç siyaset gündemi de belli şimdiden: Çözüm sürecindeki muhtemel gelişmeler ve gelgitler; başkanlık sistemi ve yeni anayasa tartışmaları gölgesindeki genel seçimler; Erdoğan-Davutoğlu arasındaki yetki dağılımı ve bunun pratik siyasete yansımaları.

Türkiye zor bir ülke. Etnik, inanç ve yaşam tarzı olarak bu kadar kutuplaşmanın varolduğu ama bir şekilde bu kutuplaşma içinde toplumsal kesimlerin hem birbirlerine temas ederek hem de temas ettiğini hissettirmeden yaşayabildiği çok az ülke bulabilirsiniz. Bu yüzdendir ki, bu ülkedeki iktidar sahipleri hangi sosyal yapının temsilcisi olursa olsun benzer şekilde birlik ve beraberlik çağrısı yapmaktan geri dur(a)mamıştır. Soğuk Savaş sonrası dünyanın siyasal hayata bir hediyesi olan kimlik siyasetinin yükselişi Türkiye'de de yankı bulmuş, adeta virüslerin canlı organizmalar dışında kristalleşmesi gibi, uygun ortam ve zamanı bulunca sessiz kalan kimlikler bir bir gündemde yer edinmeye başlamışlardır. Böylesi bir hava da doğal olarak sosyal kırılmaları beraberinde getiriyor.