Gelir Dağılımına Bakış

Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’na göre toplumun en zengin yüzde 20’lik kesiminin gelirden aldığı pay yüzde 46.3’ten 47.5’e yükselmiş. Türkiye’de GİNİ katsayısı 0.41. Kötü bir seviyede olduğumuz söylenemez

Devamı
Gelir Dağılımına Bakış
Küresel Toparlanmada Dengesizlikler

Küresel Toparlanmada Dengesizlikler

Salgın henüz tam anlamıyla kontrol altına alınabilmiş değil. Ama tünelin ucundaki ışığın net şekilde gözüktüğünü söyleyebiliriz. Belirsizlikler azalırken, küresel ekonomideki toparlanma hız kazanıyor

Devamı

Öncü göstergeler ocak-mart döneminde ekonomik aktivitenin güçlü seyrettiğine işaret etti. Açıklanacak ilk çeyrek rakamlarında yüzde 7’ye yakın büyüme beklentisi var

SETA Ekonomi Araştırmaları Direktörü Nurullah Gür, Biden'ın getirmek istediği yeni vergiler ve küresel gelir eşitsizliği üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları enflasyon ve cari açığı kalıcı olarak düşürmek için daha sıkı bir mücadeleye girişileceğini gösteriyor. Bu nedenle gerekirse acı reçete de uygulanacak

Seçimi kimin kazanacağından bağımsız olarak ABD, liberal anlayışın uzağında olacak. Eşitsizlikler törpülenecek, yerli üretim desteklenecek ve kamunun ekonomideki ağırlığının artacağını görebiliriz

Bugün Minneapolis’te, Yarın Nerede?

19. yüzyılda 750 bin Amerikalının ölümüyle sonlanan iç savaşı kölelik karşıtları kazansa da ırkçılık ortadan kaldırılamadı. 1960'lardaki sivil haklar mücadelesi kurumsal ayrımcılığı federal suç haline getirse de ırkçılık fiilen devam etti. Derinleşen gelir dağılımı sorunları yetmezmiş gibi polis şiddeti de sık sık siyahlar için gündelik hayatı çekilmez kıldı.

Devamı
Bugün Minneapolis te Yarın Nerede
SETA Genel Koordinatörü Prof Dr Burhanettin Duran Pandemi Sonrası Dünyayı

SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran Pandemi Sonrası Dünyayı Değerlendirdi

SETA Genel Koordinatörü Duran, 'Birçok ülke koronavirüs salgını sonrası yaşanacaklara hazırlık yapıyor. Buna hazırlıklı olmak zorundayız. Tabii ki her ülkenin kendi başının çaresine bakma zorunluluğu var.' dedi.

Devamı

Koronavirüs (Covid-19) krizi şüphesiz dünyada istihdam piyasalarını derinden etkileyecek, işsizlik oranlarında ciddi sıçramaların yaşanmasına neden olacaktır. Gelecek bir-iki yıllık süreçte işsizlik oranlarının birçok ülkede yüzde 20’ler ve hatta yüzde 30’lar düzeyine çıktığını görme ihtimalimizin hiç de düşük olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Kovid-19 krizi küresel ekonomik yapıyı farklı kanallardan etkileyebilir. Bu şok dalgasının ülkeler üzerindeki etkisi farklı derecelerde hissedilecek.

SETA Ekonomi Araştırmaları Direktörü Nurullah Gür BDDK’nın BDDK’nın banka işlem komisyon ve ücretlerinde yapılan düzenlemeyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

2019 ezber bozan bir yıl oldu. Hem faiz düştü hem enflasyon... Merkez Bankası’nın 2020’de enflasyon beklentisi % 8.2. Tek haneli rakamlar için 5 koşul gerek

'Arap Baharı', Batılı ülkelerin Arap dünyasına demokrasi ihraç etme ve yaygınlaştırma projesini isimlendirmek, fakat gerçekte Batılı ülkelerin Arap dünyasını kontrol etmede kullandıkları aracı nitelendirmek için seçtikleri bir kavram oldu.

Merkez Bankasının eline geçen fırsatı iyi bir şekilde değerlendirerek faizi "düşürebildiği kadar düşürmesi" gerçekten takdire şayandır. Dolar kurunun bu süreçte oldukça stabil bir seyir izlemesi ise bu faiz indirimlerinin ne kadar "doğru" olduğunun şık bir göstergesidir.

Gerek Lübnan’da gerekse Irak’ta süregelen gösteriler iç içe geçmiş üç mekanizmaya karşı yükselen bir itiraz dalgası olarak nitelendirilebilir; kötü yönetim, etnik/sekteryen siyasi mücadele ve bunun üzerinden yürümekte olan vekalet savaşları.

Küresel ekonomide hissedilir oranda bir yavaşlama var. Gelişmiş ülkeler, krize yakalanmamak için kaçış yolu arıyorlar. Küresel ekonomiyi zorlayan onca yapısal probleme rağmen, para politikalarının ekonomik toparlanma için temel çözüm olabileceğine dair algı gücünü koruyor. Uluslararası medya ve siyaset arenasında ekonomik reçetelere dair gündem para politikalarından ibaret.

Genişletici para politikası ekonomileri düzlüğe çıkarma konusunda belli oranda başarılı oldu. Ancak para politikasına bu derece bel bağlamanın; gelir dağılımını bozmak, küresel borçluluk seviyesini arttırmak ve şirketleri aşırı düşük faize bağımlı hale getirmek gibi yan etkileri oldu. Sonuç olarak, gelişmiş ülkelerin yapısal problemlere çok fazla çözüm üretmeden piyasalara saçtıkları para ekonomik büyüme açısından beklenen etkiyi yaratamadı.

90'lı yıllar siyasi/ekonomik/toplumsal açılardan kabus gibi bir dönemdi. Türkiye bu dönemde hem çok zarar gördü hem de çok vakit kaybetti. 2002'de daha bir yaşını yeni doldurmuş bir partinin tek başına iktidara gelebilmesinin arkasında işte bu "sevimsiz tablo" bulunuyordu. Oldukça genç ve enerjik bir nüfusa sahip olan Türkiye ekonomisi kendisine gelişecek uygun/istikrarlı bir zemin arayışı içindeydi.

Batı'da ekonomik büyümenin zor da olsa kafasını yukarıya kaldırdığı ve işsizliğin düşme eğiliminde olduğu doğru. Ama krize yol açan nedenlerin birçoğuna halen kalıcı çözümler bulunamadı.

2008 ekonomik krizinden bu yana Fransa’dan ekonomi alanında yapısal reformlar yapılamıyor. Fransa, gün geçtikçe Almanya gibi ülkelerin gerisine düştüğü bir süreci yaşıyor.

Küresel sorunların ekonomik, sosyal ve siyasi açıdan yüksek maliyetli krizlere dönüşmemesi için G20 ülkelerinin koordineli bir şekilde hareket etmesi elzem