Yeryüzündeki Cehennem

|
“Dün geceye ait görüntüler Refah’ın nasıl yeryüzündeki cehenneme dönüştüğünün kanıtıdır.” Bu ifadeler BM Mülteciler Yüksek …
  • SETA Genel Koordinatörü Nebi Miş, TRT 1 ekranlarında yayınlanan Enine Boyuna programında, İsrail’in Filistin’de devam eden soykırım eylemleri ve bu eylemlerle ilgili uluslararası mahkemelerde verilen kararlar ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
  • Filistin Devleti'nin bağımsızlığı 15 Kasım 1988 tarihinde Cezayir'de Yaser Arafat tarafından "sürgünde bir devlet" olarak ilan edildi. Çünkü devleti ilan eden siyasi aktörler Filistin topraklarını egemen değillerdi. Her ne kadar Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi ile Genel Kurulu'nun aldığı kararlar doğrultusunda 1967 yılındaki Altı Gün Savaşı'ndan önceki şartlar altında bir Filistin tanımı yapılmış olsa da topraklarının tamamı filli olarak İsrail işgali altında kalmaya devam etmektedir. Bundan dolayı da Filistin Devleti kavramı coğrafi olarak daha çok "işgal altındaki Filistin toprakları" için kullanılmaktadır. Bugün itibariyle "işgal altındaki Filistin topraklarında" 5 milyondan fazla kişi yaşamaktadır.
  • Uluslararası toplumun temellerini kökünden sarsan eylemlerin önemli bir kısmı silahlı çatışmalar esnasında gerçekleşmektedir. Yasa dışı saldırılar, sürgünler, yıkımlar, öldürmeler, yaralamalar ve toplu katliamlar çoğu kez silahlı çatışmalar esasında yaşanan, yeni düşmanlıklar yaratan ve uluslararası toplumun hassas düzenini derinden sarsan eylemler olmaktadır.

Bu Konuda Daha Fazla :

  • Başkan Biden geçtiğimiz hafta sonu Michigan ve Georgia eyaletlerini ziyaret ederek siyahi seçmenin desteğini güçlendir-meye çalıştı. Biden’ın bu iki salıncak eyaleti kazanması gerekiyor ve siyahi oylar bu eyalet-lerdeki sonuçları değiştire-bilecek seviyede. Son haftalarda yapılan anketlerde Biden’ın özellikle genç siyahi nüfus arasında desteğinin görece azaldığının görüldüğü için, başkanın kampanyası bu kitlelere şimdiden ulaşmaya çalışıyor. Anketler Trump’ın 50 yaş altı siyahi seçmen arasındaki desteğinin arttığını ve Michigan gibi salıncak eyaletlerde yarışın başa baş olduğunu gösteriyor. Genç siyahi seçmenin Biden’ın ekonomik politikalarından memnuniyetsizlikle birlikte Gazze savaşındaki performansından da rahatsız olması başkan için önemli bir handikap yaratıyor.

  • Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Karim Khan, savaş suçu ve insanlığa karşı suç işledikleri suçlamasıyla İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savunma Bakanı Gallant hakkında tutuklama emri kararı çıkarılmasını talep etti. Yargıçlar Khan’ın bu talebini onaylarsa Amerikan müttefiki bir ülkenin siyasi liderlerine karşı alınan karar mahkemenin tarihine bir ilk olarak geçecek. Amerikan siyasetinin her iki kanadından muhtemel bir tutuklama kararına karşı lobi çabaları daha önce basına yansımıştı. Amerikan siyasetçileri UCM üyelerine yazdıkları mektupta sadece kendilerine değil ailelerine de yaptırım uygulayacakları tehdidini savurmuştu. Başsavcının baskılara rağmen tutuklama kararı başvurusu Batılı ülkeler ve özellikle ABD açısından yeni bir sınav teşkil ediyor zira uluslararası hukuk ve düzenin savunuculuğunu başka aktörlere kaptırmakla karşı karşıya durumda.

  • ABD kampüsleri kaynıyor. Onlarca eyalet ve aralarında elit okullar olarak bilinenlerin de olduğu yüzlerce üniversitede bir ayı aşkın bir süredir protestolar yaşanıyor. Bu protestolar, ABD'nin 7 Ekim sonrasında yaşadığı en büyük içeriden meydan okuma. Protestocular sistem karşıtları değil; aksine inandıkları sistemin doğru çalışmadığını, kendi değerlerine ihanet ettiğini savunan kişiler. Dolayısıyla yaşananlar bir avuç marjinal grubun saman alevi gibi sönecek bir enerji boşaltımı değil. Devlet düzeyindeki bir tür bilişsel uyumsuzluğun (cognitive dissonance) ifadesi. ABD'nin değerleri ile eylemleri arasındaki uçurumun sarstığı genç öğrencilerin ve zihinlerin, bu uyumsuzluğa daha fazla katlanamaması.

  • 14 Mayıs 1948, Filistin toprakları üzerinde İsrail işgalinin tescillenmesine, işgalin "devletleşmesine" ve bir milletin (Filistin) trajedisini işaret eder. Bu tarih, hem İsrail'in kuruluş günü olarak kaydedilmiş hem de Filistinliler için Nekbe (Büyük Felaket) olarak anılmıştır. Ortadoğu ve Filistin açısından tarihsel bir dönemeç ve süreklilik kazanan sistematik bir felakete tekabül eden Nekbe, Filistin devleti ve toplumu açısından çok boyutlu bir süreç olarak görülebilir. Bu anlamda Nekbe'yi tarihi bir olay değil, aksine İsrail sistematik, kasıtlı bir şekilde yürüttüğü işgal, soykırım, tehcir ve yerleşimci teröründen bağımsız okumamak gerekiyor. Dolayısıyla Nekbe, Filistin halkının kitlesel sürgününün, toplumsal ve ekonomik yapısının çözülmesinin başlangıcıdır ve bu sürecin sosyo-politik sonuçları günümüze kadar uzanmaktadır. Dolayısıyla 1948'de başlayan Nekbe günümüzde de devam etmektedir. Örneğin 7 Ekim'den beri İsrail'in uyguladığı devlet terörünün temel amacı da Gazze Nekbesi oluşturmaktır.

  • Geçtiğimiz pazartesi günü akşam saatlerinde Hamas, Gazze'de devam eden saldırganlığın sona ermesi için ateşkes önerisini kabul ettiğini duyurdu. Tüm ajansların sona dakika olarak duyurduğu bu haber, işgal devletinin 7 ayı aşkın süredir Gazze'de sürdürdüğü soykırımının durdurulmasına kapı aralayacak önemli bir gelişmeydi. Katar, Mısır, ABD ve BM'nin uygulanmasına dair garanti sözü verdiği ateşkes metni, üç aşamalı bir plandan oluşmaktaydı.