Bu Konuda Daha Fazla

  • Enflasyonla ilgili toplumda ciddi bir kafa karışıklığı var. Uzunca bir süre düşük enflasyona alıştıktan sonra yeniden çift haneli rakamları görmenin meydana getirdiği bu kafa karışıklığını normal karşılamak lazım. Ancak, kendi siyasi takıntılarından dolayı bilinçli bir şekilde teknik konuları çarpıtıp, ekonomik gidişata ve politikalara dair vatandaşın zihnini bulandırmaya çalışan bir kesimin olduğunu da atlamayalım.

  • Türkiye ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde küçülmeyi durduracağını veya büyümeye başlayacağını, son çeyrekte ise göreceli olarak güçlü bir büyüme sağlayacağı söylenebilir. Türkiye 2018'deki kur krizinin yaralarını 2019'da sarıp 2020'de orta/uzun vadeli büyüme trendine az veya çok dönecek gibi duruyor.

  • 90'lı yıllar siyasi/ekonomik/toplumsal açılardan kabus gibi bir dönemdi. Türkiye bu dönemde hem çok zarar gördü hem de çok vakit kaybetti. 2002'de daha bir yaşını yeni doldurmuş bir partinin tek başına iktidara gelebilmesinin arkasında işte bu "sevimsiz tablo" bulunuyordu. Oldukça genç ve enerjik bir nüfusa sahip olan Türkiye ekonomisi kendisine gelişecek uygun/istikrarlı bir zemin arayışı içindeydi.

  • Temmuz enflasyonundaki yükseliş tek seferlik geçici etkilerden kaynaklanıyor. Sonbaharla birlikte enflasyon hissedilir ölçüde düşecek. 2020’de kalıcı olarak tek haneye inecek

  • Geçen sene bu zamanlar yaşadığımız kur krizi enflasyon oranının sadece iki ay (Ağustos-Ekim) içinde yüzde 25 düzeyine kadar yükselmesine neden olmuştu. Daha sonra ise yine iki ay (Ekim-Aralık) içinde enflasyonun yüzde 20 düzeyine kadar gerilediğine şahitlik ettik. Bu yılın ilk dört ayında görece yatay bir seyir izleyerek toplamda 0,85 puan gerileyen enflasyon oranı, son iki ay içerisinde 3,8 puan daha düşerek yüzde 19,5'ten 15,7'ye kadar geriledi.