• Bu analizde 24 Haziran’a giden süreçte CHP’nin gerek cumhurbaşkanı gerekse milletvekili seçimi açısından partiler arasında arzu ettiği iş birliği ve ittifak yapılarını oluşturamadığı, seçimler için aklındaki stratejiyi kısmen yaşama geçirebildiği, söylem ve vaatleri itibarıyla popülist bir siyaset tarzına kaydığı ve 24 Haziran ile ilgili bütün süreçlerde Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce başta olmak üzere bütün siyasi aktörler tarafından seçim sonrasına dair parti içi iktidar mücadelesinin sürekli zihinlerde tutulduğu sonucuna varılmıştır.
  • SEÇİM sürecinde kalan günlere baktığımızda seçim meydanlarında polemiklerin artma eğilimde olduğunu görüyoruz. Polemikler bazı siyaset yorumcuları ve gözlemcileri tarafından hoş görülmez.
  • Muharrem İnce bundan 3 hafta kadar önce çıktı dedi ki "Amerikalılar beni aradı."...

Bu Konuda Daha Fazla

  • Muharrem İnce: "Üniversitede türban takıp giriyor kız çocuklarımız. Hükümet, başbakan (Erdoğan) niye bir açıklama yapmıyor?..."

  • Kemal Kılıçdaroğlu'nun Afrin hakkındaki sözlerini hatırlıyor musunuz? "Afrin'in içine girmek farklı bir şey. Siz yaklaşık 500 bin nüfusa sahip bir kente niye gireceksiniz? Kimin terörist olduğunu nasıl bileceksiniz? Afrin merkeze girilmesin."

  • Muharrem İnce'nin öfke kontrolü sorunu var. Seçimlere yaklaştıkça işler istediği gibi gitmeyince öfke patlaması ile hatalar yapacaktır, dedik. Evet, Muharrem İnce'nin ağzından kulağının duymadığı laflar çıkmaya başladı. Ama en sonuncusunda baltayı taşa vurdu ki ne vurmak!

  • Türkiye hızla seçim maratonuna girdi. Planladıkları siyasal iletişim stratejisi etrafında önce Cumhurbaşkanı adayları tek tek manifestolarını açıkladılar, ardından partiler seçim müziklerini, sloganlarını, afişlerini ve beyannamelerini hazırladılar.

  • Seçime üç hafta kaldı. İki hafta kala kararsızların dağılmasını bekleyebiliriz.