• CHP bir süredir farklı bir siyaset takip ediyor. Millete yönelen ve kuşatıcı bir siyaset geliştirmenin peşinde. CHP'nin siyasi geleneği göz önüne alındığında bu şaşırtıcı bir durum. CHP denilince toplumu seçkinler ve halk şeklinde ikiye bölen, seçkinleri öven ve halkı aşağı gören elitist bir siyaset akla gelir.
  • Türk siyaseti muhafazakâr popülizme karşı seküler popülizmin mücadelesince belirlenmektedir. Dolayısıyla, muhalefet partilerine elitizm üzerinden eleştiri getirmek artık millette istenen karşılığı bulmamaktadır. Günümüzde AK Parti’nin karşısında sahaya inip milletle bağ kurmaya çalışan ve popülist bir dil kullanan bir muhalefet bulunmaktadır. Böyle bir siyasi rakiple mücadelenin yolu değişmelidir.
  • 31 Mart yerel seçimleri üzerinden geçen yirmi güne rağmen İstanbul'da başa baş çıkan oy oranları ve itirazlar sebebiyle hala tartışılmaya devam ediyor.

Bu Konuda Daha Fazla

  • SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Nebi Miş İstanbul’daki yerel seçimlerin geçmişten günümüze genel seyri hakkında değerlendirmede bulundu.

  • İstanbul özelinde yıllarca çözülemeyen sorunların neler olduğunu, zamanla sorunların ne yöne doğru değiştiğini, sorunlara siyasetin çözüm üretme yaklaşımını ve bugünden geriye bakınca hangi siyasi anlayışın ne tür bir şehircilik vizyonuna sahip..

  • İstanbul’da geçmişten bugüne verilen vaatlere bakıldığında, bir taraftan Erdoğan dönemine kadar çözülemeyen ve katlanarak devam eden sıkıntıların neler olduğunu anlamak kolaylaşır. Diğer taraftan da adayların, sıkıntıların çözümüne yönelik ortaya koyduğu perspektiflere bakılarak, bugün partilerin yerel vizyonu daha net anlaşılır.

  • Muharrem İnce’nin CHP genel başkanlığını isteme gerekçesi salt o koltuğa oturarak CHP’yi yönetmek değil de ülkeyi yönetmek ise bunun yolunun CHP’den geçmesinin çok zor olduğunu tarihi gerçekler göstermektedir. Bu yüzden İnce’nin CHP koltuğuna oturma konusunda ısrar etmek yerine ikinci bir yol arayışına girmesi daha rasyonel gibi görünmektedir.

  • Sağ-muhafazakar-dindar kesimler açısından, parçalanmanın önlenebildiği ve kapsayıcılığın genişleyebildiği dönemlerde Türkiye’yi yönetme iradesinin daha güçlü olduğu görülmektedir. Bunu kısmen başarabilen isimler arasında Adnan Menderes, Süleyman Demirel ve Turgut Özal isimleri zikredilebilse de Erdoğan liderliğindeki AK Parti kendinden önceki dönemleri aşabilmeyi başaran bir hikaye ortaya koymuştur.