• Soğuk Savaş sonrası tek kutuplu dünya çok fazla süremedi. Çin’in ortaya çıkması ile dengeler değişti. Daha sonra Hindistan, Almanya ve Rusya güç kazanmaya başladı. Bir de stratejik konumu nedeniyle Türkiye, önemli hale geldi. Bu gelişmeler dünyanın çok kutuplu, çok katmanlı ve çok taraflı ilişkiler ağına dönüşmesine neden oldu. SETA Avrupa Araştırmaları Direktörü Kazım Keskin ile bu belirsizlikler içindeki AB, Çin ve AB’nin pozisyonlarını konuştuk..
  • Washington ile Ankara arasındaki S-400 geriliminde "somut adım atılıyor" iddiası medyaya yansıdı. Reuters'e göre ABD, Türk F-35 pilotlarının Arizona'daki eğitimlerine son verecekmiş. Ek personel eğitime alınmayacakmış. Foreign Policy'de çıkan habere göre de ABD Savunma Bakan Vekili Shanahan'ın, Milli Savuma Bakanı Hulusi Akar'a gönderdiği mektupta 31 Temmuz'da Türkiye'nin F-35 programındaki yerinin tamamen askıya alınacağını yazdığı öne sürülüyor. Henüz iki taraftan da teyit edilmeyen bu bilgiler S-400 geriliminde somut düzleme geçmek üzere olduğumuzu gösteriyor.
  • ABD Başkanı Donald Trump ve beraberindeki geniş heyet Britanya'ya üç gün süren bir devlet ziyaretinde bulundu. Ziyaretin son günü Müttefik Güçlerin İkinci Dünya Savaşı'nın seyrini değiştiren Normandiya Çıkarması'na (D-Day) başlamalarının 75. yılı anmaları ile son buldu.

Bu Konuda Daha Fazla

  • Kuşkusuz İsrail işgali denilince akla gelen ilk ülke ABD'dir. Kuruluş sürecinde İngiltere'nin katkısı ve desteği göz ardı edilemezse de sonraki süreçte Amerikan yönetimleri İsrail ile ABD'nin kaderini ortak görmeye başlamıştır. Bu bağlamda dönemsel olarak ABD için Büyük İsrail veya İsrail için Küçük Amerika ifadelerinin de kullanıldığı görülmektedir.

  • Türkiye öyle ya da böyle gerçek ve bağımsız bir dış politika aktörü olmak istiyorsa S-400 işini sonuna kadar götürmesi gerekir..

  • Ulusal Güvenliğini ve bölgesel hegemonyasını yüzlerce yıldır Amerikan kıtasının kontrol altında ve istikrarlı halde tutulmasına bağlayan Amerika bu kez kendi arka bahçesini kendisi patlatacak olursa kendisi için de ciddi sonuçları olacaktır.

  • Trump yönetimi, her geçen gün, ABD'nin süper gücünü hoyratça kullanan uygulamalarla sahne alıyor. Washington, II. Dünya Savaşı sonrası kurduğu "liberal düzeni" kendi eliyle yıkmakla kalmıyor. Tek taraflı milli menfaatlerini de uluslararası düzleme, aktörlere dayatıyor. Uluslararası kuruluşları bile harekete geçirmekle uğraşmıyor. Milli hukukunu sert gücüne dayanarak uluslararası hukukmuşçasına empoze ediyor. Elindeki her çeşit enstrümanı meşruiyet kaygısı duymadan seferber ediyor. Son dönemde hasım veya dost ayırt etmeden yaptırım ve tehditlere daha sık başvuruyor.

  • Amerika Başkanı Donald Trump yine açık sözlülüğüyle gündeme damgasını vurdu. Wisconsin eyaletindeki bir miting konuşmasında Suudi Arabistan Kralı Selman’dan nasıl 500 milyon dolar haraç aldığını eğlenceli bir şekilde anlattı..