Federal Hükümetin İki Yılı ve Yeni Dönemde Alman Siyaseti

Almanya’daki federal hükümetin son iki yılda öne çıkan politika tercihlerine odaklanan bu analiz muhalefet partilerinin durumunu ve Alman dış politikasında öne çıkan meseleleri de irdelemektedir

Devamı
Federal Hükümetin İki Yılı ve Yeni Dönemde Alman Siyaseti
Almanya'da Toplumun Federal Hükümete Desteği Azalıyor

Almanya'da Toplumun Federal Hükümete Desteği Azalıyor

Almanya'da 2021'de kurulan federal hükümet vaatlerinin bir kısmını gerçekleştirmiş olsa da ekonomik durgunluk, enflasyondaki artış, alternatif enerji arayışları gibi konulardaki tartışmalar kamuoyunda koalisyona dair olumsuz bir algı oluşmasına yol açarak, toplumun hükümete verdiği desteğin azalmasına neden oldu.

Devamı

Almanya Seçim Sonuçları Yeni Bir Dönemin İşaretçisi mi?

Almanya'daki genel seçimlerin en önemli sonucu Almanya siyasi tarihine damgasını vuran Hristiyan Birlik Partileri’nin ikinci sıraya düşerek federal başbakanlığı kaybetme ihtimaliyle karşı karşıya kalması.

Devamı
Almanya Seçim Sonuçları Yeni Bir Dönemin İşaretçisi mi
Almanya Seçimleri Almanya ve Avrupa Merkel Sonrasına Hazırlanıyor

Almanya Seçimleri: Almanya ve Avrupa Merkel Sonrasına Hazırlanıyor

Almanya’da 26 Eylül’de yapılacak ve Merkel sonrası dönemin istikametini belirleyecek olan seçimler, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülke tarafından yakından takip ediliyor.

Devamı

Yaklaşık 12.000 Amerikan askerinin yanında ABD’nin Avrupa ve Afrika Komutanlıklarının (EUCOM ve AFRİCOM) merkez karargâhları da Stuttgart’tan ayrılacak. Bu çekilmenin ardından Almanya’da kalan Amerikan askerlerinin sayısı 24.000 civarına inmiş olacak. Özellikle EUCOM ve AFRİCOM karargâhlarının Almanya’dan ayrılacak olması Berlin’de derin bir rahatsızlığa yol açmış durumda.

Almanya, CDU veya SPD’nin kolayca kurdukları koalisyonlar döneminden, programları benzeşen partilerin milletvekili sayılarının koalisyon kurmak için yetmeyeceği bir döneme doğru yelken açıyor.

Başbakan Binali Yıldırım’ın çok sayıda bakanla ziyaret ettiği İspanya ile ilişkilerimiz diğer Avrupa ülkelerine örnek olacak türden.

Almanya’da kurulacak koalisyon hükûmetinin Türkiye ile ilişkileri normalleştirme konusunda adım atıp atmayacağı hâlâ soru işareti olarak duruyor.

Göçmenler üzerinden normatif bir düzlemde yürütülen güvenlik odaklı seçim vaatleri, aşırı sağın elini kuvvetlendirmekte ve Alman kamuoyunu aşırı sağcı söylemlere karşı duyarsızlaştırmaktadır.

Türkiye diasporası içerisinde muhafazakâr kitle sayıca büyük çoğunluğu oluştursa da Alman siyasetine etki açısından bunların çok fazla öne çıkamadığı da bir gerçektir.

Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel iki ülke ilişkilerinin düzelmesi için adım atması gereken taraf Almanya olduğu için Ankara’dan beklediği tavizi alamadan dönmek zorunda kaldı.

Sadece Türkiye için değil dünya için de bir tehdit olan FETÖ’nün hem iç hem de dış kamuoyuna anlatılması, mücadelenin geleceği açısından hayati önem taşımaktadır.

Almanya ve diğer AB ülkelerinin artık Türkiye’yi AB’ye üye olarak alma niyeti olmadan, alacakmış gibi yapıp içişlerine müdahale anlamına gelecek politikalardan uzaklaşması gerekiyor.

Hazırladıkları raporu okuyunca zaten, raporun objektif kriterleri içermediği ve birçok tespitinin tek taraflı olarak hazırlandığı açıkça görülüyor.

Avrupa Parlamentosu eski başkanı Martin Schulz Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin başbakan adayı olması Alman siyasetine ve Eylül ayındaki seçimlere epeyce heyecan ve hareketlilik getirdi.

Aslında çok dengeli ve rasyonel politika izlemesiyle tanınan Almanya nasıl oldu da Türkiye politikasını ülkesindeki bu azılı Türkiye düşmanlarının ipoteği altına soktu?

Seçimler Alman Siyasetini Kilitledi Almanya’da yapılan erken seçimler pat durumuyla sonuçlandı. Sağ ana muhalefet lideri Angela Merkel’in Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) ve Bavyera’daki müttefiği Hristiyan Sosyal Birliği (CSU) %35.2, Başbakan Schröder’in Sosyal Demokrat Partisi (SPD) %34.4 oy aldı. Seçim kampanyasına yirmi puanın üzerinde bir farkla başlayan Merkel’in en az  %40 oy alıp liberal FDP ile koalisyon yapması bekleniyordu. Berlin’deki hesap çarşılardaki oy sandıklarına uymayınca koalisyon ihtimalleri alt üst oldu. Seçimi Küçük Partiler Kazandı Tarihine düşen Hitler gölgesinden sonraki anayasaya göre Almanya’da hükumet olabilmenin şartı mecliste salt çoğunluğa sahip olmak. Merkel’in muhtemel koalisyon ortağı FDP %10,5 ile tarihinin en yüksek oyunu alması muhafazakar bir koalisyon kurulmasına yetmedi. SPD’den ayrılanların kurduğu milliyetçi Sol Parti (Die Linke) %8.1, Schröder’in koalisyon ortağı Yeşiller (Die Grünen) %8.7 oy aldı. Küçükler büyüklerin pasta payını tırtıkladı; bir önceki genel seçime göre CDU’nun 3.3’lük ve SPD’nin 4.2’lik oy kaybı küçük partilere gitti. Şimdi seçim galibi iki büyük parti küçükleri bir araya getirmenin peşinde. 1966-1969 arasında ülkeyi yöneten son “büyük koalisyon”dan beri CDU ve SPD birlikte hükumet kurmadı; her zaman küçük partilerle anlaşma yoluna gitti.