Bu Konuda Daha Fazla

  • Önümüzde dört yıl daha seçim olmamasına rağmen parti siyasetinin bu ölçüde hareketli olması ülkemiz için yeni bir durum. Denebilir ki, muhalefet şimdilik erken seçim istemese de ekonominin gidişatına bağlı olarak 2020 ya da 2021'de seçim bekleyen çok. Canlılık da bundan... Yani hem yeni oluşumlar hem de kendisini unutturmak istemeyen siyasetçiler bu beklentiden hareket ediyor.

  • AK Parti birçok padişahın, sivil ve askeri kanadıyla bürokratik orta sınıfın, iktisadi burjuvazinin ve farklı siyasi partilerin dahil olduğu modernleşme sürecinde özel bir konumda bulunmaktadır. AK Parti'nin Türk siyasi hayatı içerisinde teşkil ettiği bu özel konumu anlamak için iki yüz yılı aşkın bir süreyi kapsayan modernleşme tecrübemize yakından bakmak gerekir.

  • On yedi yıldır iktidarda olan AK Parti'nin dış politikada ortaya koyduğu performans birçok söylem, farklı politik tercihler ve değişim hatları barındırıyor. Türkiye'nin AB'ye tam üyelik statüsü de AB ile kapışması da, ABD ile ilişkilerin gelişmesi de "eksen kayması" yaftalaması da, Afrika açılımı da Suriye'de askeri harekat yürütülmesi de bu zaman zarfında gerçekleşti. Kimi zaman birbiri ile taban tabana zıtmış gibi görünen bu söylem ve politikalardan biri ya da birkaçı merkeze alınarak AK Parti'nin dış politika çizgisi eleştiriye tabi tutuldu ya da övgüye mazhar oldu.

  • Türkiye'nin kendi coğrafyasının sorunlarını görmezlikten gelme, ilgilenmeme gibi bir durumu yoktur. Bir kere bu seçenek değildir.

  • Batı medyasında güçlenmekte olan yeni bir eğilim var. "Madem Erdoğan gitmiyor, dört yıl daha iktidarda, o halde ne yapmalıyız?" sorusuna cevap aranıyor.