• 2015 yılında İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimî üyesi beş ülke ve Almanya (P5+1) arasında nükleer sorunun çözümüne dair anlaşma (Kapsamlı Ortak Eylem Planı-KOEP) imzalandığında birçok uzman, artık ABD ve Avrupa ile sorunlarını çözen İran’ın bölgede yayılmacı bir politika izleyeceği ve Orta Doğu’yu domine edeceği öngörüsünde bulunmuştu. Ancak Tahran’ın bölgede zaten belli bir süredir izlediği nüfuz politikasının belki kuvvetleneceğini ama bu politikanın İran’ın bölgedeki etkinliğini artırmak yerine yıpranmasına yol açacağını söyleyenler de vardı ki, bu satırların yazarı bu ikinci gruba mensuptu.
  • Irak’taki ABD-İran çatışmasının geleceği nasıl şekillenecek? ABD’nin askeri gerilim karşısında attığı adımlar nelerdir? Irak’taki çatışmanın stratejik etkileri nelerdir?
  • Koronavirüs salgını da tıpkı tarihteki birçok dönüm noktası gibi muhtemeldir ki yalnızca var olan süreçleri hızlandıracak ve zaten yaşanmakta olan teknolojik, sosyolojik ve politik gelişmelerin daha hızlı yerleşmesine neden olacaktır.

Bu Konuda Daha Fazla

  • İttifakların sorgulanmasından devletin ve dijitalleşmenin güçlenmesine kadar birçok alanda radikal dönüşümler olmasını öngörüyoruz. Ancak pandemi ile mücadele devam ettikçe aslında daha çok şeyin de değişmeyeceğini idrak ediyoruz.

  • Bu analizde Trump yönetiminin Süleymani operasyonunu gerçekleştirme yetkisine ilişkin yaptığı açıklamalar incelenmektedir.

  • Bu analizde Kasım Süleymani suikastı sonrasında ABD ve İran’ın birbirlerine karşı uygulayabilecekleri politika seçenekleri ortaya konarak Ortadoğu’da gelişen yeni denklemin öne çıkan özellikleri irdelenmektedir.

  • ABD’de, İran’ın nükleer tesislerinin ve stratejik askerî kapasitesinin vurulmasını uzun zamandır isteyen lobiler, İran’da da, nükleer silah sahibi olunmasını savunan aktörler öne çıkmışken iki ülke ilişkilerinin bundan sonraki süreçte giderek artan bir gerginliğe sahne olacağını tahmin etmek zor değil.

  • İran hala 1979'da takılıp kaldı. Son krizde ise bu tutarlı pozisyonu bile sürdürmekte güçlük çekiyor. Amerika yüklenmeye başladığında duygusal bir dil ve sembolik hareketlere yöneldi. Halbuki Amerikan tarafının ne istediği çok belli. Trump bir nükleer anlaşmanın peşinde.