• Bu kavga sadece Trump'ın atraksiyonu değil. Çok katmanlı bir kapışma var ortada. Her geçen gün ABD medyası ve düşünce kuruluşları Çin'in virüs politikasını ve propagandasını anlatan yorumlara yer veriyor. Pandemi ve sonrasındaki ekonomik krizin olası stratejik sonuçlarına odaklanıyor. Pekin'in "küresel liderliğe yürüyüşünün" alarm zillerini çalıyor. Bahsettiğim kaygının sadece Cumhuriyetçilere özgü olmadığı açık.
  • Koronavirüs salgını öncesi uluslararası sistem nasıl bir karakteristiğe sahipti? Koronavirüs salgınının uluslararası sistemi etkileme potansiyeli var mı? Koronavirüs salgınıyla birlikte uluslararası sistemin şekillenmesinde rol oynayabilecek faktörler nelerdir? Uluslararası sistemin değişimine dair olası senaryolar nelerdir?
  • Gerçekten Çin bu virüsü belli bir müddet gizledi mi? Veya Trump'ın dediği gibi Dünya Sağlık Örgütü Çin'i korumak adına virüs hakkında yanıltıcı bilgilendirme yaptı mı? Bunların zaman içinde aydınlanabileceğini düşünebiliriz.

Bu Konuda Daha Fazla

  • Koronavirüs (COVID-19) salgını bütün dünyayı eve hapsederken ABD'nin böyle tarihi bir meydan okuma karşısındaki performansı hem Amerikan halkını hayal kırıklığına uğrattı hem de dünyayı şaşırttı. ABD'nin küresel problemlerde geri durmasına hala alışamayan ve bir şekilde uluslararası liderlik yapmasını bekleyen kitleler şaşkınlık içinde denilebilir. Mevcut acziyet tablosunun oluşmasında hem Amerikan kapitalizminin yapısal problemleri hem de 2000'lerden beri giderek küresel liderlik rolünden uzaklaşmasının etkili olduğunu söyleyebiliriz.

  • Koronavirüs nedeniyle yaşanan krizin dünya ekonomisini nasıl etkilediğine şahit oluyoruz. Ekonomiyi bu düzeyde etkileyen bir gelişmenin dünya politikası üzerinde de ağır etkilerde bulunması kaçınılmazdır. Şimdiden Avrupa Birliği üyeleri arasında, AB ile ABD ve ABD ile Çin arasında ne tür sorunlara yol açtığı görülüyor.

  • ABD Başkanı Donald Trump, göreve geldiği günden itibaren haksız rekabete neden olduğunu düşündüğü ticari anlaşmaların yanı sıra özellikle Çin'in kur politikalarına yönelik eleştirilerini birçok platformda dile getiriyordu.

  • SETA Ekonomi Direktörü Nurullah Gür, ticaret savaşlarının gölgesinde geçen G-20 zirvesinde Çin ve ABD arasında yapılacak görüşmeler üzerine değerlendirmelerde bulundu.

  • SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Murat Yeşiltaş, ticaret savaşlarının önemli bir aktörü olan Çin’in küresel siyasetteki yükselişi üzerine değerlendirmelerde bulundu.