İstanbul

Şehre En Uygun Adayı Bulmak

Artık seçmenlerin belediye başkanına yönelik olumlu algısı, çöplerin iyi toplanması, üst ve altyapının iyi olması gibi klasik hizmet alanları ile sınırlı değil.

Bugünlerde medyada, yerel seçimlerle ilgili partilerin hangi ilden kimi aday göstereceği ile ilgili bolca tahmin yapılıyor. Özellikle büyükşehirler için bazı isimler sürekli tedavülde tutuluyor.

Ortada adaylık için gündeme getirilen çoğu isim, parti yönetimleri ya da liderleri ile görüşmelerden sızan kulis bilgisine falan dayandırılarak haberleştirilmiyor.  

Peki, bu isimler nasıl gündeme geliyor ya da getiriliyor? 

Bazı isimler, partilerin içindeki farklı grupların kendi beklentileri üzerinden dolaşıma sokuluyor. Gönüllerindeki ya da yıpratmak istedikleri adayın ismini dolaşıma sokuyorlar.

Aday olmak isteyen bazıları ise medyada yakın olduğu yazarlar üzerinden kendi isminin gündeme gelmesini istiyor. Ve bunu bir şekilde sağlıyor.

Partilerde, bürokraside ya da iş dünyasında şu an mevcut bir pozisyonda olanlar, herhangi bir adaylık düşünmeseler dahi, kendi siyasi gelecekleri açısından her dönemde isimlerinin öne çıkmasını istiyor.

Özellikle siyaseti bir meslek hâline getirenler, her seçim döneminde mutlaka bir pozisyon için adlarını medyada dolaştırıyorlar. Geçen seçimlerde muhalefetin cumhurbaşkanlığı çatı adaylığı için ismi uzun süre gündemde tutulan bazı siyasetçilerin bu dönemde, İstanbul ve Ankara için aday gösterilebileceklerin yazılıp konuşulması bu duruma iyi bir örnek.

Tüm bunların ötesinde, bazı siyasetçilerin ve şu an bakan olanların ismi, onlara sorulmadan, bir kısım gazeteci ve siyaset yorumcuları tarafından tahmin ya da sanki bir öngörü gibi gündeme getiriliyor.

***

Siyaset ve toplum giderek dönüşüyor. Buna bağlı olarak, seçmen eğilimleri ve yönelimleri de farklılaşıyor. Bu farklılaşma ve dönüşüme adapte olamayan siyasi partiler de seçimleri kaybetmeye devam ediyorlar.

AK Parti’nin 14 seçim kazanmasının belirleyici faktörü olarak, Erdoğan’ın değişen seçmen eğilim ve yönelimlerini iyi okuyarak bugüne kadar hem partisini hem de kendi tabanını bu dönüşüme hazırlamasının altı çizilmelidir.

Seçmenin beklentileri açısından önümüzdeki yerel seçimin sonucuna etki edecek öne çıkan dinamik “aday profili” üzerine odaklanıyor.

Kuşkusuz, aday profili dendiğinde basmakalıp bazı özellikleri sıralamak yeterli değil.

Her şehrin, nüfus ve ekonomik açıdan büyüklüğü; kimlik ve ideolojik konumlanma bakımından seçmen özellikleri ve hemşehricilik gibi sonuca etki edecek öne çıkan unsurları, siyasi partilerin aday tercihlerini belirli açılardan daraltıyor.

İster yerel ister genel seçim olsun, önemli oranda bir seçmen kitlesinin; partisine ve onun liderine duyduğu aidiyet, güven ve ideolojik bağlılık tercihlerini sabitlemesine yol açıyor.

Ama bunun dışında seçim sonuçlarına etki edecek büyüklükte bir seçmen kitlesi bu yerel seçimlerde ilk olarak adaylara bakacak.

Mevcut belediye başkanlarının tekrar aday gösterilmesi durumunda sadece olgular değil, söz konusu başkanla ilgili şehirdeki algı çok daha önemli.

Bir belediye başkanına yönelik olumsuz algının oluşmasında, diğer özellikleri olumlu olsa bile, yatırımları hangi alana, bölgeye ya da ilçeye yönlendirdiği bile etkili oluyor.

Artık seçmenlerin belediye başkanına yönelik olumlu algısı, çöplerin iyi toplanması, üst ve altyapının iyi olması gibi klasik hizmet alanları ile sınırlı değil.

Seçmenler, aynı zamanda belediye başkanlarının daha yenilikçi olmasını, ilinin veya ilçesinin kalkınmasında öncü rol oynamasını ve bölgesine katma değer sağlamasını istiyor.

İlaveten seçmenler, belediye başkan adayının samimiyeti ve halkla iç içe olmasının yanında; vizyonunun ve şehre bakış açısının vatandaşların öncelikleri ve ihtiyaçları ile örtüşmesini de önemsiyor.

Hülasa, seçimlere partiler arası iş birliği ile gidileceği düşünüldüğünde, seçmenlerin blok içi adaylar arasında geçişkenliklerini partilerin gösterdiği aday profili belirleyecek.

[Türkiye, 18 Eylül 2018]

Etiketler: