Karşı İttifak

Seçim Sahnesi Netleşiyor

Seçimler için isimler netleştikçe tartışmaların da boyutu belirlenir hale geldi.

Seçimler için isimler netleştikçe tartışmaların da boyutu belirlenir hale geldi. Muhalefet cephesindeki telaşlı arayış son buldu. Çatı aday fikri çöktü. Yerine herkes kendi adayını tercih etti. Bu nedenle de Cumhurbaşkanlığını kazanma ihtimali şimdilik muhalefet için rafa kaldırılmış oldu. Hâlâ aday sayısını artırarak seçimleri ikinci tura götürme arayışı var. Bu nedenle örgütlü biçimde çeşitli adaylara imza kampanyaları düzenleniyor. Hatta bu adaylar için seçimde dahi kazanamayacakları kadar imza toplanabiliyor. İmece usulü adaylar çıkartılıyor. Ama bu arayış bir kazanma arayışı değil.
Aksine en azından ikinci tura taşıyabilir miyiz arayışı. Böyle olunca da sonuç alma ihtimali daha da düşük oluyor.
Öte taraftan Cumhur İttifakı bu alanda oldukça güçlü görünüyor.
AK Parti ve MHP’nin desteklediği Erdoğan zaten yüzde 50’lerin üzerine çıkabiliyor. Cumhur İttifakı’nın arayışı ise bu işi birinci turda bitirme arayışıdır. Ama unutmamak gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan çoğunluğun birinci en iyi tercihiyken, diğer birçok grubun da en iyi ikinci tercihi. Yani aslında Erdoğan ikinci turda çok daha yüksek bir oy oranına ulaşacaktır.
Muhalefetin bu anlamda iyi bir strateji kurgulamadığını, aksine görüntüyü kurtarmaya çalıştığını söyleyebiliriz. İki yöntem arasında bir tercih yapmadı. Şartlar muhalefeti tercih etmeyeceği bir duruma zorladı. Birinci yöntem çatı aday arayışıydı. Bu arayış birinci turu geçebilirse ikinci turda güçlü bir aday olabilirdi. Mesela Abdullah Gül ismi bu nedenle ortalıkta dolaştı. Çünkü Gül’ün iyi bir ikinci en iyi olduğu fikri yaygındı. İkinci tura kalabilirse hem İyi Parti destekçilerinin hem CHP’lilerin hem de HDP’lilerin destek verebileceği düşünülüyordu. Ancak böyle bir çatı adayla gidildiğinde Erdoğan’ın ilk turda kazandığını gördük. Buna rağmen muhalefet Gül tercihini denedi. Ama olmadı.
Olmayınca ikinci yol ortaya çıktı.
Ama bir tercih değil bir zorunluluk olarak. Muharrem İnce, Meral Akşener ve Temel Karamollaoğlu gibi isimlerin bulunduğu bir yelpazede çok daha fazla sayıda ismin çıkması işi ikinci tura taşıyabilir. Ancak ikinci turda bu adaylardan hiçbiri bir diğerinin oyunu alabilecek gibi görünmüyor. Şimdilik görünen resim şu: Seçim ikinci tura kalırsa, Muharrem İnce aday olacaktır.
Bu durumda İnce’nin bahsi geçen toplum gruplarından oy toplaması mümkün görünmüyor. Birinci turda belki yüzde 25 civarında alabilecek olan İnce, ikinci turda oylarını 30’ların üzerine çıkaramaz. Muhalefet şimdilik bunu denemeye değer buluyor. Ama seçimlerin ikinci tura kalması bırakın dörtlü ittifakı, CHP’nin kendi içinde bile bölünmeye neden olacaktır.
Özellikle yeni ittifak yasası çerçevesinde küçük partiler de kendilerini şanslı görme eğiliminde olacağından, kendisi zaten bir koalisyon olan CHP çatırdamaya başlayabilir. Kılıçdaroğlu’ndan çok oy aldığını iddia eden İnce, Cumhurbaşkanlığını kazanamasa bile CHP liderliğinde Kılıçdaroğlu’na meydan okuyacaktır. Fakat delegeleri kontrol eden Kılıçdaroğlu’nu demokratik yöntemlerle devirmesi mümkün değil. Fakat İnce’nin yeni şartlar altında bir parti kurması gayet mümkün. CHP’nin içindeki Kemalist grupları ya İnce ya Akşener toplayacaktır. Zira Kılıçdaroğlu’nun partisi daha ziyade marjinal sola yelken açacak gibi görünüyor. Kılıçdaroğlu HDP çizgisine yaklaşabilir. Buna karşın CHP içindeki Kemalist ve milliyetçiler ise kendisine yeni adres arayacaktır. Erken hareket eden, bu grupları kendinde toplayacaktır. O alanda Akşener ve İnce bir rekabete girecek ve bu rekabeti kazanan yeni muhalefetin adresi olabilir. Bu hesaplar şimdiden yapılıyor.
Kimler kazançlı çıkar bilinmez ama CHP zararlı çıkacak diyebilirim..

[Takvim, 9 Mayıs 2018]

Etiketler: