Perspektif: Statüko ve Değişim Talepleri Arasında Sudan Protestolar ve Beşir Yönetimi

Perspektif: Statüko ve Değişim Talepleri Arasında Sudan Protestolar ve Beşir Yönetimi

Sudan’daki gösterilerin nedeni nedir? Bölgesel ve küresel aktörlerin gösterilere bakışı nasıldır? Önümüzdeki günlerde ülke siyaseti nasıl şekillenecektir?

Arap dünyası 2011’de başlayan Arap isyanları ve devrimlerinin sonuçlarının şekillendirdiği önemli bir siyasi süreci yaşamaktadır. Arap haklarının değişim talepleri İsrail-Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ekseninin müdahaleleri nedeniyle bir siyasal sisteme dönüşememiş, Mısır’da seçilmiş cumhurbaşkanı darbeyle görevden alınmış, Tunus siyasi krize, Libya iç çatışmaya, Yemen iç savaşa, Suriye bölgesel ve küresel aktörlerin var olduğu karmaşık bir krize sürüklenmiştir. İsrail-BAE bloku Suudi Arabistan’da Muhammed bin Selman yönetimi ve Bahreyn’i de yanına çekerek Arap dünyası genelinde ayrıca Etiyopya, Somali ve Çad gibi birçok Afrika ülkesinde etkin rol almaya başlamıştır. Bölge toplumsal taleplerin ve siyasi değişimin taşıyıcısı olan milli ve yerli aktörler ile İsrail-BAE ekseninin desteklediği aktörlerin çatıştığı uzun süreli bir türbülansa girmiştir. Öte yandan Irak’ta ABD ile doğrudan rekabet eden İran da Yemen ve Lübnan gibi bölgenin diğer ülkelerinde vekilleri üzerinden etki alanını genişletme arayışındadır. Bu tabloda 2018 sonunda Sudan ve Cezayir’de başlayan toplumsal hareketlilik “Cezayir ve Sudan’da bir değişim olabilir mi?” sorusunu akla getirmiştir.

Sudan’da 1989’da gerçekleştirilen darbeyle yönetime el koyan Ömer Beşir 1991’den bu yana ülkeyi yönetirken ülke siyasi, ekonomik ve toplumsal birçok krizin içinden geçmiş ve son yaşanan gösteriler de Beşir’in akıbeti ve rejimin geleceğine ilişkin birçok soruyu beraberinde getirmiştir. Gösterilere ilişkin olarak Sudan’da değişime öncülük edecek siyasi aktörlerin olup olmadığı, rejimin değişim taleplerine nasıl tepki vereceği, bölgesel konjonktürün değişime uygun olup olmadığı gibi bir analiz açısından cevap bulunması gereken birçok soru doğmuştur. Beşir yönetiminin attığı adımlar rejimin kendini koruma yoluna gideceğini işaret ederken bölgesel ve küresel aktörler de Sudan’da keskin bir siyasi kırılmaya mesafeli durmaktadır…

Etiketler: