Tahran

Tahran

Perspektif: Koronavirüs Gölgesinde Türkiye-İran İlişkileri

Koronavirüsle mücadele sürecinde Türkiye-İran siyasi ilişkileri nasıl bir seyir izledi? Koronavirüs salgını iki ülke arasındaki ticareti olumsuz etkiledi mi? Yaşanan gelişmeler ışığında Suriye vd. konulara ilişkin hangi çıkarımlarda bulunulabilir?

Son yıllarda daha çok Suriye krizi ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yaptırımları çerçevesinde şekillenen Türkiye-İran ilişkileri, koronavirüs (Covid-19) küresel salgını sebebiyle bir başka meydan okumayla karşılaştı. Küresel salgının merkezinin Avrupa ve ABD’ye kaymasından önce İran, virüsün ilk zamanlarında Çin ve İtalya ile birlikte en kötü tabloya sahip oldu. Kötü kriz yönetimi, ekonomik ve tıbbi kapasite yetersizliği gibi içsel sebeplerin yanında İran-Çin ilişkilerindeki yüksek seviye ile ABD yaptırımları gibi dışsal sebepler de bu durumda rol oynadı. İran’da durum böyleyken Türkiye’nin de sınırların kapatılması ve iki ülke arasındaki hareketliliğin durdurulması gibi etkili önlemleriyle İran üzerinden gelebilecek bir bulaş ihtimalinden kendini koruması kaçınılmaz hale geldi. İki ülke arasındaki kara, hava ve demir yolu üzerinden doğrudan ticaretin yanı sıra Orta Asya-Türkiye ticari ilişkileri de bu durumdan etkilendi. Bu bağlamda ikili ilişkilerin nasıl bir seyir alacağı sorusu önem kazandı. Bu yazıda Türkiye ve İran’ın koronavirüs krizi gölgesinde ikili ilişkilerini yeni formlar ve formüller çerçevesinde nasıl yürüttükleriyle kendi ulusal sınırlarını aşan bu krizi yönetmede hangi ortak adımları attıkları ele alınmaktadır.

EKONOMİK İLİŞKİLER

İran’da ilk vaka 19 Şubat tarihinde dini bakımdan kutsal sayılan Kum kentinde tespit edildi. Bu tarihten itibaren hızla kötüleşen virüs tablosu, Türkiye’yi de vakit geçirmeden önlemler almaya sevk etti. Sağlık ve Ticaret bakanlıklarının koordineli çalışması sonucunda Türkiye’de ilk vakanın tespit edildiği 10 Mart’tan 18 gün önce İran ile olan hem kara sınır geçişleri hem de uçuşlar durduruldu.1 Ancak ülkeler arasındaki mal geçişlerinin ve dolayısıyla ticaretin tamamen durmasının, ekonomik açından ağır bir yük yaratacak olması yeni yöntemlerin devreye sokulması zorunluluğunu ortaya çıkardı. Bu çerçevede Türkiye ile İran arasında 4 Mart itibarıyla Kapıköy Demiryolu Gümrük Kapısı üzerinden “temassız ticaret” uygulamasına başlandı. Buna göre Türkiye tarafından vagonların lokomotiflerle arkadan itilerek İran tarafına geçirilmesi ve İran tarafından bağlanan lokomotiflerle vagonların çekilerek insan teması olmadan mal geçişlerinin…

Çalışmayı incelemek için burayı tıklayın.

Küresel bir tehdit oluşturan yeni tip Koronavirüs (COVID-19) ile mücadele sürecini inceleyen SETA çalışmaları

Etiketler: