Halkların Demokratik Partisi (HDP) Logo

HDP’yi Koruma Çabası

PKK terörünü görmezden geldiler. HDP-PKK ilişkisini yok saydılar. HDP ile kurulan ittifakı inkâr ettiler. Bugün de HDP'li bir vekile yönelik..

PKK terörünü görmezden geldiler. HDP-PKK ilişkisini yok saydılar. HDP ile kurulan ittifakı inkâr ettiler. Bugün de HDP’li bir vekile yönelik tecavüz iddiasını gizliyorlar.

Gördünüz mü muhalif medyanın konuya dair başlıklarını? “HDP’li vekil partisinden istifa etti” gibi basit bir ifadeyle geçiştirmeye çalışmışlar. Neden istifa etmek zorunda kaldığını şu ifadeden hiçbir şekilde anlayamazsınız. Tek biri de değil. Hepsi ağız birliği etmişçesine gizlemeye çalışmış tecavüz olayını. Habercilik yaptıkları iddiasında olan bu gazetelerin neye hizmet ettiğinin en güzel göstergesi işte budur.

HDP’nin terörle ilişkisini sakladıkları gibi ahlaksızlıklarını saklamışlar. Halbuki bu gazeteler sözüm ona kadın hakları ve benzeri konular söz konusu olduğunda mangalda kül bırakmazlar. Önlerine gelen herkese ve her kuruma bu zamana kadar her türlü lekeyi sürdüklerini bilirsiniz. Kuran kurslarına yapılan baskınları falan unuttuysanız bari Ensar Vakfı’na yapılan saldırıları hatırlayın. Tek bir suçtan hareketle bu ülkenin en eski ve en yararlı vakıflarından birine karşı yapılan saldırılar ortadayken, şimdi aynı yayın organlarının HDP’yi ve onun tecavüzle suçlanan vekilini koruması masum bir iş midir? Neydi Ensar’ın kabahati? HDP’liler gibi olayı gizlemeye mi çalıştı? Meselenin üstünü örtmek için ikna odaları mı kurdu? Hayır aksine biliyoruz ki, Ensar bu işin takipçisi oldu ve suça ortaklık etmedi. Ama HDP’liler hem de kadın hakları savunucusu numarası çeken bazı isimler tecavüze uğradığını iddia eden kadını bu işin üstünü örtmek için ikna etmeye çalışmışlar.
Konuyu SABAH gazetesi manşete taşıdı. Şebnem Bursalı’nın yazısını okuyun ve tecavüze uğradığını iddia eden kadının söylediklerine bir kulak kabartın. Akıl alır gibi değil. Ama güzide basınımız nedense bunların hepsini görmezden gelmeye devam ediyor.

Bir de özgür ve bağımsız medya falan diye konuşmazlar mı? Bunların hepsi boş laf. Bu ülkede medyanın ne kadar tarafsız olduğunu biz çok iyi biliriz. Kendi tarafını tarafsızlık olarak yutturmaya çalışanların, 28 Şubatçılarla birlikte bu ülkede Müslümanlara hayatı dar ettiklerini unutmadık. Asıl dertleri şimdi resmin diğer tarafını gösterebilen bir meydanın da doğuyor oluşu.

Tecavüz iddialarını ancak bu kafa gizlemeye cüret edebilir. Muhalif seçmeni hapsettikleri haber gündemi içerisinde böylesi bir olayı bile saklayabileceklerini düşünüyorlar. Ama gün gelir herkesin tarafı ortaya çıkar.

Birileri terörden ve tecavüzcüden yana olacaksa biz de tabi ki onların karşı tarafında olacağız.

[Sabah, 20 Temmuz 2020]

Etiketler: