HDP-PKK İlişkisi

HDP’nin İmajı?

HDP gibi PKK'nın doğrudan siyasi uzantısı olan ve siyasi hedefini hepimizin çok net bildiği bir yapının Türkiyelileşme gibi bir meseleye gerçekten yanaşmayacağı çok açık. Örgüt izin vermediği müddetçe HDP'liler bu konuyu tartışmaya dahi açamaz.

Bu sıralar HDP’ye dair çeşitli haberler arka arkaya önümüze düşüyor. Bazı HDP’lilerin özeleştiri görünümlü ifadelerine siz de rastlamış olabilirsiniz. “HDP’nin Türkiyelileşmesi” ihtimali üzerinden bir tartışma var. Açıklamaları yapanların tam niyetlerini bilemem. Belki kişisel ikbal meselesidir belki de samimi düşünce. Ama bende ciddi şüpheler uyandırıyor.

Tabii ki HDP’lilerin PKK ile olan ilişkiyi açıkça zikretmeleri önemli. Bunu biz hep söylesek de HDP’nin müttefikleri görmezden gelmekte ısrarlıydı. Hatta belli bir dönem bu Türkiyelileşme tartışmasının taşıyıcısı bile olmayı denediler. Ama çok ikna edici bulunmadı. Şimdi HDP’de siyaset yapan kimseler HDP’nin böylesi bir niyeti olmadığını dile getiriyor.

Ama bende asıl bıraktığı izlenim ise biraz farklı. Bu konuşmaların tersten bir operasyon olduğu inanışına sahibim. Sanki HDP’nin içinde birileri eleştiri görünümlü fakat aslında eleştiriyle alakası olmayan bir gündem inşa etme çabası sergiliyor. Bu yeni gündem bize HDP’nin normalleşmesi ihtimalini düşündürecek ve belki de yeni aktörlerle beraber yeni bir imaj çalışması yapılacak. “Bakın HDP’de normal siyaset yapmak isteyenler var ve bizim bunlara şans vermemiz gerek” diyecekler. Kim varsa bu hesabın ardında HDP’yi değil ama imajını yeniden kurgulamak isteyebilir. Aslında özü itibariyle bir değişim ihtimali yoktur. Ama yeni bir görüntü üretilebilirse CHP ve İYİ Parti’nin yükü biraz azaltılmış olabilir.

Bu söylediklerimi aşırı şüpheci bulabilirsiniz. Buna karşılık ben de size aşırı saf olduğunuzu söylerim. HDP gibi PKK’nın doğrudan siyasi uzantısı olan ve siyasi hedefini hepimizin çok net bildiği bir yapının Türkiyelileşme gibi bir meseleye gerçekten yanaşmayacağı çok açık. Örgüt izin vermediği müddetçe HDP’liler bu konuyu tartışmaya dahi açamaz.

Hele hele bu tür ifadeler belli aralıklarla karşınıza çıkıyorsa o zaman bunun örgütlü bir söylem üretme çabası olduğu daha da açık demektir. Selahattin Demirtaş üzerinden böyle bir deneme yaklaşık bir ay kadar önce yapıldı. Meral Akşener ile kahvaltı sohbeti arayışı televizyonda saz çalma projesinden çok farklı değildi. Ama bunun üzerine 6-8 Ekim olaylarının davası tekrar gündeme gelince Demirtaş üzerinden imaj çalışmasının çok kolay olmadığı da görülmüş olabilir. Hâlâ asıl aktör Demirtaş mı bilmem ama bazı aktörler aracılığıyla yeni bir imaj çalışmasının kaçınılmaz olarak karşımıza çıkacağını düşünüyorum.

Mesele hiçbir zaman HDP’yi dönüştürmek falan olmadı, olmayacak.

Sadece Millet İttifakı’nı rahatlatmak için arada bu tür ölçümler yapılıyor. Zaten Millet İttifakı’nın dünden gönüllü taraftarları buna inanmak için fırsat arıyor. Ama önemli bir seçmen kitlesinde bunun karşılığının olmadığını kestirebiliriz.

[Sabah, 17 Ekim 2020]

Etiketler: