Terörle mücadele kapsamında tutuklanan bir FETÖ üyesi

FETÖ’den Arınma Süreci ve Yargılamalar

TSK’nın FETÖ’den arındırılma süreçlerinde hâlâ rakamların yüksek olması, ister istemez kamuoyunda birtakım soruları da gündeme getiriyor. Sorulardan en önemlisi, 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden epeyce bir zaman geçmesine rağmen, hâlâ arındırmanın tamamlanamamış olması üzerine.

Son dönemde hemen hemen her hafta, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki FETÖ operasyonları ile ilgili haberlerle güne başlıyoruz. Zaman zaman diğer devlet kurumlarından da, az da olsa, FETÖ’cülerin uzaklaştırıldığına dair haberler çıkıyor.

TSK’nın FETÖ’den arındırılma süreçlerinde hâlâ rakamların yüksek olması, ister istemez kamuoyunda birtakım soruları da gündeme getiriyor.

Sorulardan en önemlisi, 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden epeyce bir zaman geçmesine rağmen, hâlâ arındırmanın tamamlanamamış olması üzerine.

İkinci soru da, TSK içinde bugüne kadar FETÖ’cüler kendisini hâlâ gizleyebildiyse, diğer kurumlarda FETÖ arındırma ve temizlik süreçlerinin sona erip ermediği ile ilgili.

Devletin FETÖ’den arındırılmasının belirli bir zaman alması kaçınılmaz. Önemli olan devletin FETÖ tehdidine karşı mücadelede kararlılığını sürdürmesidir. Diğer taraftan da devletin kararlılığının tüm kurumlarda, aynı hassasiyetle devam ettirilmesi de elzemdir.

TSK içindeki FETÖ’cülere karşı son aylarda giderek hızlanan operasyonların, aslında bir süreçle ilgili olduğu anlaşılıyor.

Sürecin bir tarafında, yargı ve güvenlik birimlerinin örgütün yapısı ve işleyişi ile ilgili, ankesörlü telefon ve ardışık arama gibi yöntemler üzerinden zamanla yeni bilgilere ulaşması bulunmakta. Bu tip yöntemlerin ortaya çıkarılmasıyla da, TSK yapılanmasındaki kripto FETÖ’cüler çözülmeye başladı. Hakkında soruşturma başlatılan askerlerin yarıya yakını itirafçı olmuş, itirafların neticesinde de sivil imamlara ulaşmak daha da kolaylaşmıştır.

Sürecin diğer tarafında ise, aslında TSK içinde belirlenen FETÖ’cülerin hepsinin bir anda gözaltına alınmadığı gerçeği var. Özellikle aynı anda birçok FETÖ’cünün gözaltına alınması durumunda, gözaltı süresinin dört gün olduğu dikkate alındığında, sorgulama, savunmalarını alma ve mahkemeye sevk etme süreçleri yeterince titizlikle yapılamayacağı için böyle bir uygulamanın yapıldığı anlaşılıyor.

Aslında TSK’nın FETÖ’den arındırma süreçlerindeki rakamlara bakıldığında yargı ve süreci yöneten güvenlik birimlerinin doğru yolda olduğu da görülüyor.

Millî Savunma Bakanlığı Halkla İlişkiler Başkanlığı geçtiğimiz hafta, basını terörle mücadele konusunda bilgilendirdi. Söz konusu bilgilendirmede tüm terör örgütleri ile mücadelede güncel rakamlar açıklandı. Buna göre, bugüne kadar, FETÖ ile mücadele kapsamında 15 bin 2013 personel, TSK’dan ihraç edilmiş. Ayrıca, 6 bin 838 personel hakkında da adli ve idari işlemin sürdüğü duyuruldu.

Adli ve idari işlemin sürdüğü kişilerin bir kısmının firari, bir kısmının itirafçı olduğu ve bir kısmının da açığa alındığını belirtmek gerek. Özellikle OHAL’den sonraki arındırma ve temizlik süreçlerinin daha uzun süreye yayıldığı da biliniyor.

OHAL, Temmuz 2018’de kaldırıldı. Söz konusu tarihten Ocak 2019’a kadar yapılan operasyonlarda TSK’da toplam gözaltına alınan FETÖ şüphelisi 4 bin 340. Bunlardan itirafçı olup adli kontrolle serbest bırakılanlar 2 bin 183 kişi. Tutuklananlar ise bin 565 kişi. Sayılar her hafta değişiyor.

FETÖ üyeliği operasyonlarının aksine, 15 Temmuz’da fiilî darbe girişimine katılanlarla ilgili davalarda sona yaklaşıldı. Sanık sayılarının çokluğuna ve dava dosyalarının çok geniş olmasına rağmen, bu alandaki yargılamaların hızlı, etkin ve adil yapıldığı ile ilgili genel bir kanaat oluştu. Toplam 289 fiilî darbe davasından 241’i karara bağlandı. 48 davanın görülmesine ise devam ediliyor.

Devam eden ve karara bağlanmayan davaların içinde en uzun sürmesi beklenen, 475 sanıklı Akıncı Üssü Davası idi. Dün itibarıyla bu davada savcı mütalaasını tamamladı. Ve savcı, darbeyi Akıncı Üssünden yöneten sivil imamlara, 79’ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi. Dolayısıyla, bu dava da bundan sonra çok uzun sürmez.

Devletin FETÖ’den arındırılmasının bir süreç olduğunu bilmek gerekiyor. Ve bugüne kadar ortaya çıkan uygulamalara bakıldığında epeyce de süreceği anlaşılıyor. Dolayısıyla, bu konuda devletin tüm kurumlarındaki kararlılık ilk günkü gibi devam etmeli. Kamuoyu oluşturucuları da FETÖ konusunda toplumsal hassasiyetin sürmesi için sorunun takipçisi olmalı…

[Türkiye, 22 Ocak 2019]

Etiketler: