Değişim Ama Nasıl?

Türkiye'deki bütün siyasi partiler bir değişim sürecinde. Son iki seçimin en güçlü mesajı toplumun taleplerine cevap verecek değişimin gerçekleştirilmesi. Hayatın değişmeyen kuralı değişim. Kritik soru değişimin nerede, nereye kadar ve hangi aktörlerle yapılması gerektiği. Yine yumuşama, normalleşme ve yeni Anayasa tartışmaları da partilerin değişimi nasıl ve hangi ortamda gerçekleştireceği konusuna işaret ediyor. Yeni Anayasa tartışması kimlik, siyasal sistem ve güvenlik gibi konuları gündeme getireceğinden partilerin toplumun gündelik sorunlarını, birikmiş meselelerini gözden kaçırmaması gerekiyor. İki düzlemde de değişim gerekli.

Türkiye’deki bütün siyasi partiler bir değişim sürecinde. Son iki seçimin en güçlü mesajı toplumun taleplerine cevap verecek değişimin gerçekleştirilmesi. Hayatın değişmeyen kuralı değişim. Kritik soru değişimin nerede, nereye kadar ve hangi aktörlerle yapılması gerektiği. Yine yumuşama, normalleşme ve yeni Anayasa tartışmaları da partilerin değişimi nasıl ve hangi ortamda gerçekleştireceği konusuna işaret ediyor. Yeni Anayasa tartışması kimlik, siyasal sistem ve güvenlik gibi konuları gündeme getireceğinden partilerin toplumun gündelik sorunlarını, birikmiş meselelerini gözden kaçırmaması gerekiyor. İki düzlemde de değişim gerekli.

***

31 Mart yerel seçimlerinin sonuçlarını değerlendirirken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “kan ve ruh kaybından” bahsetmesi aranan değişimin köklü ve kapsamlı olacağını düşündürüyor. Sadece aktörlerin değil politikaların, tarzların ve yaklaşımların da değişmesi gerektiğine işaret ediyor. AK Parti’nin seçmen ile kurduğu ilişkiyi radikal şekilde yenilemesi ihtiyacını anlatıyor. Bu yenilenmenin seçmen tarafından yakından takip edileceği açık. Peki sandığa gitmeyen ve birikmiş sorunların çözümünü bekleyen seçmenlerin beklediği değişim nasıl bir değişim? Aceleye getirilmeyen ama ertelenmeyen, gündemin krizlerine rağmen sürdürülen, iyi çalışılmış, norm ve kurallara dayalı, dinamik, sonuçları öngörülebilen ve 23 yıllık seçmen gruplarında yeni bir ruh dirilişi sağlayabilecek bir dizi değişim. Bu süreci yürütecek tecrübeli liderin Cumhurbaşkanı Erdoğan olması AK Parti’nin en büyük avantajı.

***

CHP’nin yeni Genel Başkanı Özel, partisindeki değişimin devam etmesi gerektiğinin farkında. Son yıllarda sürekli değişim konusunu gündem yapan CHP, bu gündemi ihtiyatlı bir özgüvenle yönetme durumunda. Zira Mayıs 2023 ve 31 Mart 2024 seçimlerinin sonuçlarını birlikte okumak gerektiğini biliyorlar. CHP sosyal belediyeciliğin imkanlarını, sağ isimlere açılmanın avantajını, gündelik hayatın sorunlarına dokunmanın etkisini ve farklı seçmen grupları ile iletişim kurmanın getirilerini keşfetti. Ve Özel partisinin krizlerini (akraba atamaları gibi) bile yeni bir siyasi söylemle çerçeveleyerek değişim iddiasını sürdürüyor.

***

Ancak değişimin CHP’ye getirdiği iki büyük sınama var.

  1. CHP’nin ideolojik bagajı hayli ağır. Özel’in söylem değişikliğini etkisizleştirecek sert bir CHP’lilik olgusu var. Akraba atamalarından sığınmacı karşıtlığına ve ideolojik dışlayıcılığa giden bu sert kimlik henüz ne Kılıçdaroğlu’nun helalleşmesini ne de Özel’in normalleşmesini sindirebilecek yere geldi.
  2. AK Parti’nin aksine CHP’de değişimin sahipliği meselesi var. Mayıs 2023 seçimlerinden sonra başlayan değişim arayışı İBB Başkanı İmamoğlu’nun liderliğini öne çıkarmıştı.

Bazı CHP’liler Özel genel başkan, İmamoğlu lider tanımlaması yapıyordu. Ancak 31 Mart yerel seçimleri Genel Başkan Özel’in aktörlüğünü güçlendirdi. Dahası, Özel partisinin yeni söylemini ve tarzını kendisi üzerinden yürütüyor. CHP’den sadece Özel’in söyledikleri kamuoyunu meşgul ediyor. Bir anlamda Özel, CHP’nin değişimini kişiselleştiriyor: “İşte gerçek Özel bu” cümlesi gibi. Partisinin değişimini anlatmak için bu yol etkili elbette. Fakat delege ve parti yönetiminde kritik etkisi olan İmamoğlu ile değişimi üstüne alan genel başkan arasındaki güç dağılımı yönetilmesi gereken bir olgu. Bu iki sınama CHP’nin değişim dikkatini dağıtabilir.

[Sabah, 14 Mayıs 2024]

Etiketler: