GozetimsizSinav

Yerel Perspektif ve 2023’e Doğru Eğitim Vizyonu

Yerel perspektif üzerinden eğitim yönetimi söylemi ile sırasıyla okul, ilçe ve İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin güçlendirilmesi kastedilmektedir. Bu yapının güçlendirilmesi için ise ikinci halkada belediyelerin, ildeki üniversitelerin ve yerel sivil imkanlarının eğitim sorunlarının çözümüne ve eğitim kalitesinin arttırılmasına dahil olması gerekmektedir.

Türk Eğitim sisteminin iyileştirilmesi bağlamında Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı 2023 Eğitim Vizyon belgesi önemli atılımdır. Eğitim sisteminde bir dönüşüm gerçekleştirmeyi hedefleyen bu belgenin hedefine ulaşabilmesinde yerel perspektifin güçlendirilmesi çok önemlidir. Okul gelişim modeli bu noktaya atıfta bulunmaktadır. Fakat içeriği müphemlikten kurtarılıp somutlaştırılarak güçlendirilmelidir.

Yerel perspektif üzerinden eğitim yönetimi söylemi ile sırasıyla okul, ilçe ve İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin güçlendirilmesi kastedilmektedir. Bu yapının güçlendirilmesi için ise ikinci halkada belediyelerin, ildeki üniversitelerin ve yerel sivil imkanlarının eğitim sorunlarının çözümüne ve eğitim kalitesinin arttırılmasına dahil olması gerekmektedir.

EĞİTİMDE YEREL PERSPEKTİFİN GÜÇLENDİRİLMESİ NİÇİN ÖNEMLİDİR?

  1. Değişimin hızı tüm kurumların insan kaynaklarını güçlendirmesini gerektirmektedir. Türkiye eğitim alanında mesleğe intisap ettirdikten sonra öğretmen ve yöneticilerine yeterince yatırım yapamamaktadır. Sürekli gelişimi destekleyen mekanizmalar verimli çalışmamaktadır. Şu ana kadar “okul odaklı insan kaynağı gelişim” modeli geliştirip yaygınlaştıramamıştır. Sadece okul kültürü güçlü köklü okullar bunu başarabilmektedir. Böylesi bir bağlamda Türk Eğitim Sisteminin insan kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde merkezden sürekli geliştirilebilmesi mümkün değildir. Yerel merkezli, yani okul, ilçe ve il merkezli mesleki gelişim mekanizmalarının kurulması ve süreklileştirilmesi önemlidir. Öğretmenlerin, sınıf yönetimi, öğrencileri motivasyonu sağlama, grup çalışması yaptırabilme, öğrencilerle etkili iletişim için sosyal ağları kullanma becerilerini geliştirmede süreklilik ve öğretmenlerin özgüvenlerini güçlendirici sistemlere ihtiyaç vardır. Okul yöneticilerinin ise “idareciden” eğitim liderine dönüştürülmesi gerekmektedir.

Eğitimin kalitesinin göstergesi okuldaki her bir öğrencinin yeteneklerinin farkında olma ve onun becerilerini kademeli bir şekilde geliştirebilmedir. Bunu başarabilecek insan kaynağı yetiştirilmesi ancak yereldeki sürekli mesleki gelişim mekanizmalarıyla mümkündür.

  1. 2023 Eğitim Vizyonun uygulanabilmesi ve eğitimde gelişimin sürekliliği için mali kaynağa ihtiyaç vardır. Okul mekanın bütünsel olarak eğitim ortamına çevrilmesi, beceri gelişim atölyeleri, dezavantajlı okulların güçlendirilmesi, veriye dayalı politika gelişimi, ölçme değerlendirme merkezlerinin kurulması, öğretmenlerin belli becerilerinin güncellenmesi, meslek liselerinin dönüşümü gibi yüzlerce alt hedefin büyük bir kısmı ya maliyet ya da insan kaynağına yatırımı gerektirmektedir. Bu mali kaynakların merkezden temin edilebilmesi çok zordur. Merkezin yerel sorunları tespit edebilme ve hızlıca çözebilme refleksi de yerele göre daha zayıftır. Yerel aktörlerin yani il ve okul yöneticilerinin yetkilerinin arttırılması ve güçlendirilmesi sorunların çözümünde daha elverişlidir. Yerel yöneticilere yetki devri eğitim sürecinin iyileştirilmesinde bir kaldıraç olabilir.

Mali ve lojistik sorunların çözümünde yerelin ikinci halkasını da devreye sokacak mekanizmalara ihtiyaç vardır. Yani yerel yönetimler, üniversiteler ve ilgili STK’lar da sürece dahil olmalıdır. Yerel yönetimler “mahallenin ve şehrin” eğitim sorunlarının çözümünde rol alabilmelidir. Bu anlamda eğitimin kalitesini arttırma hedefi ve buna yönelik çalışmalar “katılımcı belediyeciliğin” en güncel formudur. Diğer bir ifadeyle “vatandaş memnuniyetine” giden yol artık eğitimin kalitesinden geçmektedir. Belediyeler bu alana yönelik olarak kendilerini yenilemelidir.

  1. “Kullanılmayan yetiler körelir” sözünün işaret ettiği gibi eğitim yöneticileri ve öğretmenler eğitimin sorunlarını çözmediklerinde, yetki kullanmadıklarında, yenilik yapmadıklarında gelişemedikleri gibi yetenekleri de körelmektedir. Tüm süreçlerin merkezden belirlenmeye çalışıldığı yapılarda eğitimciler yaratıcılıklarını kaybetmektedir. Eğitimciler zamanla bir makine dişlisine dönüşmektedir ve canlılıklarını kaybetmektedir. Mesleki tatmin ve mutluluk oranları da düşmektedir. Eğitimcilerin yetki ve inisiyatiflerinin güçlendirildiği eğitim ortamlarında yönetici ve öğretmenler eğitimin kalitesine odaklanmaktadır

Eğitimde yerel aktörlerin güçlendiren mekanizmaların kurulamadığı bir ortamda eğitimin kalitesinin sürekli geliştirilebilmesi çok zordur.

[Fikriyat, 19 Ocak 2019]

Etiketler: