'Yeni Türkiye'nin Eğitimi ve 4+4+4 Reformu

‘Yeni Türkiye’nin Eğitimi ve 4+4+4 Reformu

Okula başlamayı ertelemek için sağlık raporu talebi, haftalık ders saatinin 36 saat olması, seçmeli derslerin fazlalığı gibi kanundan kaynaklanmayıp MEB'in yaptığı düzenlemeler, 4+4+4 sisteminin ilk yılında en çok aksayan hususlar olarak ortaya çıktı.

Kamuoyunda 4+4+4 eğitim reformu olarak bilinen 6287 Sayılı I·lkogˆretim ve Egˆitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Degˆis¸iklik Yapılmasına Dair Kanun’un 30 Mart 2012 tarihinde kabul edilmesiyle birlikte Türkiye’nin eğitim sisteminde yapısal dönüşümler gerçekleşti. Bu dönüşümlerin bir kısmı doğrudan kanundan (resmi gazetede yayımlanan orijinal metin) kaynaklanırken, bir kısmı da kanunu uygulama sürecinde Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) düzenlemeleriyle hayata geçirildi.

4+4+4 eğitim reformu, eğitim sistemi içinde oldukça ayrıcalıklı bir öneme sahiptir. 4+4+4, yakın Türkiye tarihi içinde, askeri vesayetin gölgesi dışında siviller tarafından gerçekleştirilen ilk kapsamlı eğitim düzenlemesidir. Mevcut eğitim sistemini düzenleyen kurucu belgeler, askeri müdahaleler döneminde çıkarılmış ve her askeri müdahale döneminde yeniden düzenlenmiştir. Örneğin; 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu 1961), 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu (1973), 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu (1981) gibi kanunlar, askeri müdahalelerden hemen sonra yürürlüğe girmiştir.

Normal zamanlarda eğitim sisteminin kurucu unsurları olan bu belgelerdeki değişiklikler, siviller tarafından ya hiç yapılmamış ya da oldukça tali değişikliklere yer verilmiştir. Dahası, sivillerin kanun yapma çalışmaları da eğitimin siyasallaşacağı gerekçesiyle birçok STK tarafından dirençle karşılanmıştır. Kısaca ifade etmek gerekirse, Türkiye eğitim sisteminin temel kurucu unsurları olan yasal düzenlemeler, kanun yapıcılar olan sivil iktidarlar ve TBMM’den ziyade askeri ve yargı vesayetinin ürünüdür.

Bu bağlamda, 4+4+4 eğitim reformu, doğrudan siviller tarafından önerilen ve eleştiriler sonrasında geliştirilen oldukça kapsamlı bir kanun olması açısından önemlidir. (‘Yeni Türkiye’nin Eğitimi, Eğitimin Yeni Türkiyesi’, Zafer Çelik, Yeni Türkiye, Ocak – Şubat 2014, Yıl 10, Sayı 56, s. 653-657).4+4+4 eğitim reformunun başarısını, yeni sistemin uygulamadaki başarı oranı ve öğrenci başarısına etkisi olarak iki temel alanda incelemek mümkündür. İlk olarak, yeni sistemin ne kadar başarılı bir şekilde uygulanmaya konulduğu; ikinci olarak da tüm bu değişimlerin öğrenci başarılarını nasıl etkilediği ele alınabilir.

4+4+4 EĞİTİM REFORMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

4+4+4 eğitim reformu ile birlikte gerçekleşen başlıca değişiklikler şöyle sıralanabilir: Zorunlu eğitim 8 yıldan 12 yıla çıkarıldı; kesintisiz 8 yıllık ilköğretim dönemi 4 yıl ilkokul, 4 yıl ortaokul olarak kademelendirildi; İmam Hatip Liseleri’nin orta kısımları açıldı; ortaokul ve lise müfredatına Hz. Muhammed’in Hayatı (Siyer) ve Kur’an-ı Kerim seçmeli ders olarak konuldu. MEB bu kanunda herhangi bir değişiklik yapılmayan konularda da birtakım değişikliklere gitti: Okula başlama yaşı, 69 aydan 66 aya indirildi; haftalık ders saati 5. ve 6. sınıflar için 30 saatten 36 saate, 7. ve 8. sınıflar için 30 saatten 37 saate yükseltildi ve haftalık 8 saat seçmeli ders konuldu.

Okula başlamayı ertelemek için sağlık raporu talebi, haftalık ders saatinin 36 saat olması, seçmeli derslerin fazlalığı gibi kanundan kaynaklanmayıp MEB’in yaptığı düzenlemeler, 4+4+4 eğitim reformunun uygulanmasının ilk yılında, eğitim camiası ve araştırma sonuçlarına göre en çok aksayan hususlar olarak ortaya çıktı. Daha sonra bu sorunları gidermek üzere MEB, yeni sistemin birinci yılının sonunda, haftalık ders saatin

Etiketler: