Nebi Miş

Siyaset Araştırmaları Direktörü
Lisans (2003) ve yüksek lisans (2005) eğitimini Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamlayan Nebi Miş, doktorasını (2012) “Türkiye’de Güvenlikleştirme Siyaseti 1923- 2003” başlıklı teziyle tamamladı. Doktora sürecinde bir yıl süreyle Belçika Katholieke Universiteit Leuven’de araştırmacı olarak bulundu. Siyasal sistemler ve kurumlar, demokratikleşme, Kürt meselesi, sivil-asker ilişkileri, Türkiye’de güvenlik siyaseti, İslamcılık ve Ortadoğu’da demokratikleşme konuları üzerinde çalışmaktadır. Ayrıca bu konularda İngilizce ve Türkçe makaleleri yurt içinde ve dışında farklı akademik dergilerde yayınlanmıştır. Demokrasi Nöbetleri: Toplumsal Algıda 15 Temmuz Darbe Girişimi, Türkiye’de Siyasal Sistemin Dönüşümü ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi, AK Parti’nin 15 Yılı: Siyaset, Turkey’s Presidential System: Model and Practices kitaplarının ortak yazar ve editörüdür. Nebi Miş halen Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde ve Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü’nde dersler vermektedir. Aynı zamanda SETA Siyaset Araştırmaları Direktörlüğü görevini yürütmektedir.

Direktörlük

  • Bu raporda Türkiye’de 2009’dan bu yana gerçekleşen yedi seçim süreci incelenmiş ve PKK’nın bu dönemlerde takip ettiği eylem-söylem stratejileri belirlenmiştir. Söz konusu stratejiler arasındaki benzerlikler ve ayrışmaların analizleri yapılarak 24 Haziran 2018 cumhurbaşkanı ve milletvekili seçim sürecinde PKK’nın muhtemel etki ve tepki bağlamındaki eylem esnekliğine dair öngörüler geliştirilmiştir.
  • Rapor, demokrasi nöbetlerine katılımın yüksek olduğu illerdeki dokuz meydanda 18-24 Temmuz tarihleri arasında 146 kişi ile gerçekleştirilen saha araştırması içermektedir.
  • Raporda, başkanlık sisteminin parlamenter sistemden ayrılan yönleri, devlet yönetiminde farklılaşan ve ortaklaşan noktaları, seçilmiş bazı ülke örnekleri üzerinden ele alınmıştır.
  • Bu raporda, başkanlık sisteminin parlamenter sistemden ayrılan yönleri, devlet yönetiminde farklılaşan ve ortaklaşan noktaları, seçilmiş bazı ülke örnekleri üzerinden ele alınmıştır.
  • Bu çalışmada Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) iç ve dış siyasete yönelik gündemleri, 24 Haziran parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçim süreçlerindeki pozisyonları, FETÖ ve PKK ile mücadeleye yaklaşımları ve partilerin kendi iç gündemleri ele alındı. Bununla birlikte 24 Haziran parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında yeni sisteme fiilen geçiş ile birlikte Türkiye siyasetindeki dönüşümün temel dinamikleri incelenerek partilerin bu süreçteki pozisyonları değerlendirildi. Ayrıca söz konusu dönüşüm sürecinin en önemli kurumu olan Cumhurbaşkanlığının 2018’de iç ve dış siyasetteki etkinliğine ve süreçteki rolüne özel olarak değinildi.
  • Bu analiz 24 Haziran seçimlerini partiler açısından masaya yatırarak ampirik değerlendirmesini yapmakta ve Türkiye siyaseti açısından önemini ortaya koymaktadır.
  • Bu analizde AK Parti’nin 24 Haziran seçimlerine yönelik hazırlık siyaseti ele alınmaktadır. Analizin odağını 15 Temmuz’dan bugüne Türkiye’nin içinden geçtiği sürece karşı AK Parti’nin ürettiği siyasetin genel hatları oluşturmaktadır. Ayrıca analizde Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin kabulünün ve sonrasında oluşan seçim ittifaklarının 24 Haziran seçimlerine nasıl etki edeceğine cevap aranmaktadır. Seçim manifestosu ve beyannamesi merkeze konularak 24 Haziran için AK Parti’nin öne çıkan yönleri de analize dahil edilmiştir.
  • Bu analizde dünyadaki örnekleri üzerinden seçim ittifakları değerlendirilmekte ve Türkiye’de konuyla ilgili olarak yapılan tartışmalara katkı sağlamak amaçlanmaktadır
  • Analiz Türk tipi parlamenter sistemin kırk yıla yakındır tartışılan krizini aşmaya yönelik ortaya çıkan Cumhurbaşkanlığı sisteminin anayasal tasarımına odaklanmaktadır.
  • Türkiye’nin solcu gazetecileri, akademisyenleri, yazarları ve sivil toplum örgütleri de Diyarbakır’da nöbet tutan annelere sahip çıkmadılar. Bırakın destek olmayı, gazetelerinde, internet sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında nöbet tutan annelerle ilgili haber yapmadılar, paylaşımda bulunmadılar.
  • Artık Türkiye’deki gazeteler bir yana, küresel medya bile Erdoğan’ın batılı liderlerle görüşmesinin ardından, “Erdoğan istediğini yine aldı” gibi başlıklarla gelişmeleri aktarmak zorunda kalıyor..
  • CHP içinde uzun süredir farklı ideolojik gruplar arasında bir çekişme zaten vardı. Ancak son dönemde sık tekrarlanan seçimler bu hesaplaşmanın sürekli ertelenmesini zorunlu kılmıştı. 2023’e kadar seçim olmadığı dikkate alındığında, bu hesaplaşmalar daha fazla ertelenemeyecek gibi görünüyor.
  • Batının terör örgütlerini kullandığı artık komplo teorisi falan değil. Seçilen hedef ülkenin istikrarsızlaştırılmasında, bir bölgeye ya da ülkeye müdahalenin mümkünlük şartlarının oluşturulmasında ya da coğrafyaların yeniden dizaynında terör örgütlerinin bir enstrüman olarak kullanıldığını Batılılar saklamıyor.
  • 11 Eylül saldırılarından sonra Batılı ülkeler, terör örgütleri ile küresel çapta mücadele etmek için teyakkuza geçtiler. ABD Başkanı George Bush, “terörizme karşı ya bizdensin ya da onlardan” söylemi ile terörü desteklediğini iddia ettiği ülkeleri, “şer ekseni” olarak tanımladı.
  • Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde Türkiye’nin yeni yönetim modeli hangi bakış açısına dayanmaktadır? Cumhurbaşkanlığı teşkilatında ofis ve kurulların işlevleri nelerdir? Yeni yönetim modelinde bakanlıklar nasıl yapılandırılmıştır? Tasarlanan yeni yönetim modelinin başkanlık sistemlerindeki yönetim yapılarıyla benzerlikleri ve farklılıkları nelerdir?
  • Miş: Kılıçdaroğlu bir yandan CHP’lileri İP ve HDP’yi benimsemeye itiyor bir yandankutuplaştırıcı söyleme başvuruyor. AK Parti karşıtı seçmenin öfkelenmesini istiyor. HDP, İyi Parti ve Atatürkçü seçmeni aynı yerde buluşturmaya çalışıyor.
  • Bu çalışmada Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) iç ve dış siyasete yönelik gündemleri, 24 Haziran parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçim süreçlerindeki pozisyonları, FETÖ ve PKK ile mücadeleye yaklaşımları ve partilerin kendi iç gündemleri ele alındı. Bununla birlikte 24 Haziran parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında yeni sisteme fiilen geçiş ile birlikte Türkiye siyasetindeki dönüşümün temel dinamikleri incelenerek partilerin bu süreçteki pozisyonları değerlendirildi. Ayrıca söz konusu dönüşüm sürecinin en önemli kurumu olan Cumhurbaşkanlığının 2018’de iç ve dış siyasetteki etkinliğine ve süreçteki rolüne özel olarak değinildi.
  • Miş: CHP 16 Nisan’dan hemen sonra tüm muhalif partileri ziyaret etti, ikinci tura başladı. Sürekli “biz hazırız, erken seçime gidelim” diyordu. Ama yüzde 49’u yanlış okudular. Diğer partiler ise taktik hata yaptılar
  • "Kuruluşundan Bugüne AK Parti: Siyaset" 2002’den bugüne geçen süre içerisinde Türkiye siyasetinin dönüşümünü ve sorunların çözümüne AK Parti’nin yaklaşımını farklı konu başlıkları üzerinden ele almaktadır.
  • 1 Kasım Milletvekili Genel Seçimi'ne katılım, 7 Haziran'daki ve 12 Haziran 2011'deki seçime göre yaklaşık 2 puan arttı.