Murat Yeşiltaş

Güvenlik Araştırmaları Direktörü
Dr. Murat Yeşiltaş lisans ve yüksek lisans eğitimini sırasıyla 2003 ve 2009 yıllarında Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamlamıştır. 2012 yılında ise ‘Türkiye’yi Konumlandırmak: Jeopolitik Zihniyet ve Türkiye’de Ordu’ adlı doktora teziyle Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Doktora derecesini almıştır. Murat Yeşiltaş 2008-2009 yılları arasında Lancaster Üniversitesi Avrupa Çalışmalar ve Uluslararası Politika bölümlerinde misafir araştırmacı, 2010-2011 yılları arasında ise Virginia Teknik Eyalet Üniversitesi Hükümet ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nde misafir öğretim üyesi olarak görev almıştır. Halen Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde doçent olarak çalışmakta olup;Türkiye’nin Ortadoğu Politikası, Eleştirel Jeopolitik, Siyasi Coğrafya ve Karşılaştırmalı Dış Politika Analizi konularında lisans ve yüksek lisans dersleri vermektedir.

Direktörlük

  • Kitapta PKK’nın ilgili ülkedeki tarihi, STK yapılanması, finans kaynakları, mi­litan devşirme yöntemleri, medya yapılanması, kriminal faaliyetleri, ilgili ül­kede diğer lobi kuruluşları veya Türkiye karşıtı gruplarla olan ilişkileri ve ilgili ülkenin örgüte yönelik siyaseti ele alınmaktadır. Her bir ülkeye dair sonuç bölümünde de ilgili ülkeye ve Türkiye’ye PKK ile mücadelede ne gibi ön­lemler alabileceği hususunda somut politika önerilerinde bulunu lmaktadır.
  • Bu çalışma DDSA olgusunun yeni Ortadoğu güvenlik mimarisi ve ikliminde oynadığı rollere odaklanmaktadır. Bu grupların doğaları, değişen rolleri ve bölgesel düzene yönelik ortaya çıkardıkları güvenlik risklerini ele almaktadır. Ayrıntılı ve çok yönlü analizleriyle kitapta yer alan makaleler DDSA’lar bağlamında egemenlik, jeopolitik, ideoloji, savaş, teknoloji, çatışma, terörizm, asimetrik savaş, düzensiz savaş ve şehir savaşı gibi olguların değişen karakterleri ve bunların bölge siyaseti üzerindeki etkilerine dair bulgular sunmaktadır.
  • 'Güvenli bölge' giderek Türkiye ve ABD arasında bir çözümsüzlüğe doğru gidiyor. ABD'nin Türkiye'nin kabul etmesinin pek mümkün olmadığı teklifi iletmesinin ardından Ankara teklife 'hayır' dediğini duyurdu. Zira sunulan teklifte ne bir güvenli bölge oluşturulması öngörülmüştü ne de bu bölgenin Türkiye'nin istediği gibi formüle edilmesi sağlanmıştı.
  • ABD-Türkiye jeopolitik kopuşu bir yol ayrımında. ABD’nin Türkiye’yi Kongre üzerinden yasa tasarıları ile cezalandırmaya çalışması akıllıca bir strateji değildir ve asla olmayacaktır. Bu aslında, Türkiye’yi Rusya’nın yanına itecek stratejik bir hata bile olabilir.
  • Geçtiğimiz hafta İran'ın ABD'ye ait RQ-4 Global Hawk adlı İHA'yı düşürmesinin ardından Washington ve Tel Aviv'deki savaş yanlıları bekledikleri anın geldiğini düşündüler. Trump da savaş yanlılarının beklentilerini karşılamak adına İran'ı cezalandıracak spesifik bir hedefe yönelik saldırı emri verdiğini ancak 150 kişinin hayatını kaybedeceğini öğrenmesi üzerine saldırıya on dakika kala emri geri aldığını açıkladı. Bu durum İran ile gerilimin tırmanacağının önemli göstergelerinden biri.
  • Moskova’nın kontrollü gerginlik stratejisi, Türkiye’nin sahadaki askerlerini her zamankinden daha fazla riske atıyor. Tel Rıfat konusunda Türkiye’ye zaman zaman yeşil ışık, zaman zaman da hava sahasını kapatmak suretiyle kırmızı ışık yakan Moskova, Ankara’nın askeri sabrını da sürekli seyreltiyor.
  • İran stratejisi tam olarak ortaya konulmamış olsa da Bolton'un Tahran'a yönelik hedefleri oldukça net. Bu stratejinin ana çerçevesini yaklaşık bir yıl önce ilan edilen ve İran'ın yerine getirmesinin istendiği talep listesi oluşturuyor.
  • SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Duran, Türkiye'nin, Amerika ve Rusya ile koordine olarak, devlet dışı aktörlerin alanını kapatmaya çalıştığını belirterek, "Türkiye, ülkelerin birliklerinin korunmasını bunun için istiyor." dedi.
  • SETA uzmanları Cem Duran Uzun, Murat Yeşiltaş ve Mevlüt Tatlıyer'in verdiği bilgiler..
  • Suriye'de 2011'de başlayan ayaklanmalardan günümüze hem Obama yönetimi hem de Trump yönetimi Suriye'de PYD/YPG konusunda Ankara'yı defalarca yanılttı. Bu süreçte ABD yönetimi kendi politikalarından geri adımlar attı veya Ankara'ya verdiği sözleri yerine getirmedi. ABD Suriye politikası olarak 'DEAŞ ile mücadele' bahanesiyle Türkiye'ye düşman terör örgütlerini destekledi. Türkiye'nin Zeytin Dalı Harekâtı sonrası ABD'nin güvenli bölge söylemlerine karşılık Türkiye'nin ikili ilişkilerde güvensizlik sorununu İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Veysel Kurt ve SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Murat Yeşiltaş yorumladı
  • SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Murat Yeşiltaş, ABD ve Rusya'nın, Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin sürekli farklı açıklamalar yapmalarını değerlendirdi.
  • SETA İstanbul Genel Koordinatörü Prof. Dr. Altun, "Türkiye, Afrin’den YPG’yi temizledikten sonra Münbiç, Kuzey Irak, Cezire ve Ayn el-Arab'daki PKK varlığını hedef alacak. Bu süreç, PYD/PKK’nın yüzünü bütün dünya kamuoyuna gösterecek." dedi.