Murat Aslan

Araştırmacı
1991’de Kara Harp Okulu Yönetim Bölümü’nden mezun oldu. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde muhtelif görevler aldı. Ortadoğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde yüksek lisans (2006-2010) ve doktora (2011-2017) eğitimlerini tamamladı. Akademik çalışmalar yapmak üzere TSK’dan kendi isteğiyle Şubat 2017’de emekli oldu. Başkent ve Hasan Kalyoncu üniversitelerinde siyaset ve uluslararası ilişkiler alanında dersler vermeyi müteakip Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nden öğretim üyesi olarak görev aldı. Savunma ve güvenlik çalışmaları kapsamında güç kavramı, istihbarat ve propaganda kavram ve uygulamaları üzerine yoğunlaştı. Halen İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi öğretim üyesi olan Aslan SETA’da araştırmacı olarak görev yapmaktadır.
  • Bu rapor 21. yüzyılın şok etkisi yaratan koronavirüs salgınının askeri çatışmalar ve terör örgütlerinin stratejileri üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde, sıcağı sıcağına yazılmış analizlerle sunmaktadır. Bu bağlamda Suriye, Libya, Yemen ve Irak’taki çatışmalara ışık tutarak salgın sonrası söz konusu alanlarda yaşanabilecek muhtemel gelişmelere dikkat çekmekte, ayrıca risklere ve yapılması gerekenlerin neler olduğuna değinmektedir.
  • Bu rapor belirtilen perspektif dahilinde diplomatik ve askeri girişimler sonrası Suriyelilerin güven içinde yaşamaya başladığı ve Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) kontrolü altındaki bölgelerde Türkiye’nin kendi imkanlarıyla başlattığı yeniden yapılandırma faaliyetlerinin bölgesel huzura katkısını incelemektedir.
  • Saldırı PYD tarafından Haseke ve Münbiç'te planlandı, İstanbul'da siviller hedef alınarak gerçekleştirildi. PKK veya PYD saldırıyı üstlenmeyerek Batının 'göreceli teessüfünü' önlemek istese de tescil edilmesi gereken belli: PYD bir uluslararası terör örgütüdür! KCK çatısı altında PKK ile PYD aynı örgütlerdir.
  • Türklerin manevi başşehri Semerkant, 11 Kasım 2022 tarihinde önemli bir zirveye ev sahipliği yapacak. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 'kurumsallaşmayı' başardığı son İstanbul zirvesi sonrasında bir 'örgüt' olarak ilk kez devlet başkanları seviyesinde toplanacak.
  • Putin'in ilan ettiği zafer, gerçekten bir başarı mı? Müteakip süreç ve sonuç nasıl olacak? Bu iki soru dikkatlice düşünülmesi gereken konu başlıkları. Birinci soru, gerçek ile zahir arasında gidip gelirken tehlikeli sonuçları haber veriyor. İkinci soruysa bir tahayyül gerektiriyor.
  • Modern devletlerdeki ihtiyat sisteminin Rusya'da henüz oturmamış olduğu dikkate alınırsa geç ilan edilmiş kısmi seferberliğin yetersizliğinin ve anlamsızlığının nükleer tehdidin seslendirilmesine yol açtığı ifade edilebilir.
  • Oyunun içinde olmak, ancak bir parçası haline gelmemek en akil yöntem gibi görünüyor. Tribünde seyirci olmak veya sahada hakem olmak gibi bir takım seçeneklerin tartılmasında fayda var. Sonuçta Türkiye'nin Semerkant'ta olması normal, ancak örgüte üye olmak gibi iddialı bir husus için acele etmemek gerekir.