Hasan B. Yalçın

Hasan B. Yalçın

Strateji Araştırmaları Direktörü
İstanbul Ticaret Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesidir. Uluslararası ilişkiler teorisi, uluslararası güvenlik, strateji, NATO ve sosyal bilimler felsefesi konularında çalışmaları bulunmaktadır.

Direktörlük

  • Özellikle son beş yıl içerisinde daha önce çok da örneğine rastlamadığımız bir hareketlilik yaşanıyor. Türkiye dört bir tarafta askeri operasyonlar yapıyor. Diplomatik müzakereler yürütüyor. 2013-2016 arası sıkışmışlık bir şekilde kırıldı ve şimdi Türkiye'nin önüne geniş bir manevra alanı doğdu. Önemli sorunlar fırsata dönüştürüldü.
  • Sosyal medyanın algılanış ve algılatılış biçiminde bir sorun var. Bu mecradaki özgürlüklerin sınırsız olması gerektiği gibi bir ima sürekli yapılıyor. Halbuki ister sosyal medyada olsun ister sokakta kimsenin kimseye küfür etme gibi bir hakkı olamaz. Örgütlenerek insanlara yönelik itibar suikastları yapılamaz. Tehdit edilemez. Ülkenin ulusal güvenliğini ilgilendiren meselelerde ülkeye operasyon yapılamaz.
  • Twitter hala Türkiye ile işbirliği yapmıyor. ABD, Fransa, Çin, İngiltere, Almanya ve diğer bazı devletler bu Twitter'dan hesap sorabiliyor ama iş bize gelince nedense özgürlük meselesi haline dönüşüyor.
  • On yıllık bir iç savaşın ardından Suriye ekonomisi can çekişiyor. Son zamanlarda yaşanan ekonomik krizler Esed'in en yakın destekçileri arasında bile şikayetlere neden olmaya başladı. Kendi toplumsal tabanı dahi sokak gösterilerine başladı.
  • Türkiye'nin kazancı Yunanistan, Fransa, Rusya, ve Mısır gibilerinin kaybına dönüştü.
  • Kitapta PKK’nın ilgili ülkedeki tarihi, STK yapılanması, finans kaynakları, mi­litan devşirme yöntemleri, medya yapılanması, kriminal faaliyetleri, ilgili ül­kede diğer lobi kuruluşları veya Türkiye karşıtı gruplarla olan ilişkileri ve ilgili ülkenin örgüte yönelik siyaseti ele alınmaktadır. Her bir ülkeye dair sonuç bölümünde de ilgili ülkeye ve Türkiye’ye PKK ile mücadelede ne gibi ön­lemler alabileceği hususunda somut politika önerilerinde bulunu lmaktadır.
  • Terörün iç ve dış kaynakları, farklı terör örgütlerinin kullandığı araçlar ile devlet tarafından halihazırda yürütülen ve gelecekte öne çıkabilecek etkin mücadele yöntemlerinin farklı akademisyenler tarafından derinlemesine analizini barındıran Terörün Kökenleri ve Terörle Mücadele Stratejisi kitabı konu hakkında hem teorik hem de pratik açığı kapatmaya adaydır. Kitap SETA’nın bu konuya dair yapmaya çalıştığı katkıların kapsamlı bir örneğidir.
  • Bu kitapta, BMGK’nin beş daimi üyesinin son ikişer ulusal güvenlik strateji belgesi ayrıntılı bir biçimde ele alınıyor.
  • Bu kitapta Suriye’deki güçlerin hedefleri ve kullandıkları araçlar uzman akademisyenlerce tartışılmaktadır.
  • Özellikle son beş yıl içerisinde daha önce çok da örneğine rastlamadığımız bir hareketlilik yaşanıyor. Türkiye dört bir tarafta askeri operasyonlar yapıyor. Diplomatik müzakereler yürütüyor. 2013-2016 arası sıkışmışlık bir şekilde kırıldı ve şimdi Türkiye'nin önüne geniş bir manevra alanı doğdu. Önemli sorunlar fırsata dönüştürüldü.
  • Sosyal medyanın algılanış ve algılatılış biçiminde bir sorun var. Bu mecradaki özgürlüklerin sınırsız olması gerektiği gibi bir ima sürekli yapılıyor. Halbuki ister sosyal medyada olsun ister sokakta kimsenin kimseye küfür etme gibi bir hakkı olamaz. Örgütlenerek insanlara yönelik itibar suikastları yapılamaz. Tehdit edilemez. Ülkenin ulusal güvenliğini ilgilendiren meselelerde ülkeye operasyon yapılamaz.
  • Twitter hala Türkiye ile işbirliği yapmıyor. ABD, Fransa, Çin, İngiltere, Almanya ve diğer bazı devletler bu Twitter'dan hesap sorabiliyor ama iş bize gelince nedense özgürlük meselesi haline dönüşüyor.
  • On yıllık bir iç savaşın ardından Suriye ekonomisi can çekişiyor. Son zamanlarda yaşanan ekonomik krizler Esed'in en yakın destekçileri arasında bile şikayetlere neden olmaya başladı. Kendi toplumsal tabanı dahi sokak gösterilerine başladı.
  • Türkiye'nin kazancı Yunanistan, Fransa, Rusya, ve Mısır gibilerinin kaybına dönüştü.
  • İran hala 1979'da takılıp kaldı. Son krizde ise bu tutarlı pozisyonu bile sürdürmekte güçlük çekiyor. Amerika yüklenmeye başladığında duygusal bir dil ve sembolik hareketlere yöneldi. Halbuki Amerikan tarafının ne istediği çok belli. Trump bir nükleer anlaşmanın peşinde.
  • 4 milyona yakın nüfusu ve Türkiye’ye 130 kilometrelik sınırı ile Tahran’da gerçekleştirilen Suriye zirvesinin ana gündem maddesi olan İdlib’te tansiyon giderek yükseliyor. 100 bine yakın rejim karşıtı muhalifin kontrolünde olan İdlib’te artan gerilim, sivillerin güvenliğini ciddi anlamda tehdit ediyor. 7 yıldır süren ve kördüğüm haline gelen iç savaşta İdlib’in stratejik bir önemi var. Tüm dünyanın nefesini tutarak izlediği İdlib’teki son gelişmeleri SETA Strateji Araştırma Direktörü, İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Basri Yalçın’a sorduk.
  • Amerikan tarafı mecbur kaldığı bir adımı atıyor; istediğinden değil. Türkiye’nin 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana attığı kritik ve başarılı adımlar, Amerikan tarafını bu anlaşmaya mecbur bıraktı.
  • Türkiye son 15 yılda gerçekleştirdiği diplomatik başarılarla kendi kaderini kendi tayin eden bir ülke haline geldi. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtı ise bunun en güçlü örnekleri oldu
  • SETA Strateji Araştırmaları Direktörü Hasan Basri Yalçın, A Haber canlı yayınında Afrin'de teröristlere karşı sürdürülen Zeytin Dalı Harekatı'ndaki gelişmeleri paylaştı ve teröristlerden temizlenen Raco beldesinin önemi hakkında bilgiler verdi.
  • Amerikan dış politikası belirsiz kaldıkça daha az güvenilir bir ortak oluyor.