• NATO'nun tarihinde dönüşüm çabaları vardır. Soğuk Savaş sonrası doksanlı yıllarda genişleme sırasında yeni bir stratejik konsept geliştirip NATO'ya yeni anlamlar ve görevler yükleme çabası vardı. Ciddi bir reform için aslında doksanlı yıllar en uygun zamandı diyebiliriz. Çünkü Amerika NATO'ya öncülük ediyor ve diğer üyeler de Amerika'yı takipte sorun çıkarmıyordu..
  • Zirve öncesi konuşulan iç bütünlük ve geleceğe dair derin sancılar keskin ayrılıklara dönüşmeden şimdilik geçiştirildi. Yine de İttifak'ın yeni bir stratejik değerlendirmeye ihtiyacı olduğu açık. Rusya ve Çin'in ne tür tehditler olduğu ve terör tanımı (YPG özelinde) çözülmesi gereken sorunların başında geliyor.
  • Başat aktörlerin küresel beklentileri nelerdir ve bu NATO’yu nasıl etkileyebilir? NATO blokunda çatlak var mı? NATO’nun geleceği nasıl şekillenebilir?

Bu Konuda Daha Fazla

  • Irak’ta üç gündür devam eden gösterilerde, bu yazının yazıldığı saatlerde ölü sayısı 28’e yükselmişti. Halk sokağa çıkma yasağına rağmen gösterilere devam ediyor. Yolsuzluk, kamu hizmetlerinin yetersizliği, işsizlik ve yaygın yoksulluk göstericilerin temel şikâyetlerini oluşturuyor.

  • Erdoğan'ın konuşması Türkiye'nin uluslararası siyasette nasıl bir rol oynadığı ya da oynamayı arzu ettiğini açık bir şekilde ortaya koyan bir konuşmaydı. Konuşmanın sadece düzenin sahibi konumundaki Batılı ve İsrail gibi devletleri rahatsız etmediği, Müslümanların hassasiyetleri ve çıkarları konusunda parmağını kıpırdatmayan bölge ve İslam devletlerinin de canını sıktığını söylemeliyiz. Konuşma aynı zamanda "Suudi Arabistan ne işe yarar?" sorusunu da sormaktaydı.

  • Türkiye’nin önde gelen akademik dergilerinden Insight Turkey “Değişen Dünyada Türkiye: Yerel ve Bölgesel Dinamiklere Cevaplar” başlıklı sayısında Türkiye ve dünyadaki önemli gelişmeler karşısında Türkiye’nin geliştirdiği tutum ve politikaları ele alıyor.

  • Doğu Akdeniz’de ABD ve Rusya gibi küresel aktörlerin yanında Türkiye, Mısır ve İsrail gibi bölgesel güçlerin bir parçasını oluşturduğu çetin bir rekabet söz konusu. Fransa, İtalya, İngiltere ve Almanya gibi Avrupalı güçler de bu rekabetin bir parçası.

  • Türkiye’nin küresel güce dönüşme hedefi olan bir bölgesel güç olarak dış politikasında bağımsız çizgisini korumak için mevcut küresel güçlerle ilişkilerinde bir denge politikası izlemesi gerektiği bilinen bir gerçek.