Gezi'den 17 Aralık'a Temsil Krizi

Temsil sorunu yaşayan sokak gücü, temsil kabiliyeti olmayan siyaset dışı bir unsur tarafından temsil ediliyormuşçasına siyasetin nesnesi haline getirildi.

Devamı
Gezi'den 17 Aralık'a Temsil Krizi
Gülen-Erdoğan Mücadelesinde 30 Mart Sonrası Dönem

Gülen-Erdoğan Mücadelesinde 30 Mart Sonrası Dönem

MİT krizinden bu yana ortaya çıkan ve 17 Aralık operasyonuyla kavgaya dönüşen hükümet-cemaat çekişmesinin daha geniş bir zemine yayılıp yayılmayacağı Gülen ve çevresinin, dini cemaat veya sivil toplum formatına geri dönmeye razı olup olmayacağıyla şekillenecek.

Devamı

SETA İstanbul Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, Paralel Yapı ile mücadelenin bir tarafının casusluk meselesi, bir tarafının ise örgütlü olarak devleti ele geçirme refleksi bağlamında bir darbe girişimi olması açısından hukuki ve siyasi ayağının beraber yürütüleceği bir sürece yayılacağı yorumunda bulundu.

CHP meşru bir siyasi aktör olarak, kendisini inkar etmek pahasına, sokakta var olmaya çalışırken; Gülen Grubu sivil bir yapı olması gerekirken silahlı ve sivil bürokraside var olmaya çalışarak tam anlamıyla travma yaşıyorlardı.

Cemaat tarafından “dünya şampiyonu” ilan edilenler, gerçekten de dünya şampiyonu mudur?

SETA İstanbul Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, paralel yapı ile mücadele olgusunun somutlaştığını, Emniyet Genel Müdürlüğü yapmış bir ismin de gözaltına alınması ile birlikte çok somut bir hale geldiğini belirtti.

Paralel Yapıya Operasyon ve Mağduriyet Söylemi

SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Hatem Ete, paralel yapılanmaya ilişkin yargı süreci selametle gerçekleşirse, yapının mağduriyet söylemine kaynaklık eden retoriğinden vazgeçmek durumunda kalacağını belirtti.

Devamı
Paralel Yapıya Operasyon ve Mağduriyet Söylemi
Cemaatin Sonu Mu

Cemaatin Sonu Mu?

“Paralel yapı”, devleti vesayet altına almayı beceremedi ama öyle görünüyor ki “Cemaat”i yutmayı başardı. Böyle olmayabilirdi ama oldu.

Devamı

Yargı sürecinin Türkiye'nin Gülen hareketi ile yaşadığı-yaşayacağı imtihanın en kolay kısmı olduğu unutulmamalıdır. Daha zoru, Gülen grubunun değişmeye-dönüşmeye direnip direnmeyeceği, daha doğrusu sivilleşme ve normalleşme kararı verip vermeyeceğidir.

Gülen ve takipçileri, toplumun, siyasetin ve devletin geçirdiği dönüşüme direnip kayıt-dışı bürokratik bir iktidar odağı olmakta ısrar ederek sonu Çağlayan Adliyesi'ne çıkan bir serüvene davetiye çıkardılar.

22 Temmuz operasyonu, hem emniyet içinde koordineli hareket eden bir ekibin varlığını hem de bu ekibin Gülen cemaatiyle organik bir ilişki içinde olduğunu gösterdi.

Gülen hareketi ya tekrar Türkiye merkezli hale gelecek ve sivilleşecek ya da yarı mistik -radikal bir cemaat olarak kamu vicdanında mahkûm edilecek.

2014 Türkiye'sinde, özellikle de İslami camiada, en zor bulunacak şey İran taraftarlarıyken, Gülen Grubu binlercesini bulmuş ve devletin kılcal damarlarına yerleştirmiş görünüyor.

SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Hatem Ete, Gülen ve takipçilerinin oluşturduğu yapının üç yüzü olduğunu ve bu üç yüzün birbiriyle ilişkili olduğu alanlar kadar birbiriyle tamamen ayrışık olduğu alanlardan oluştuğunu belirtti.

SETA analisti Fahrettin Altun, Gülen Hareketi'nin ‘Paralel Yapı' diye bir Frankenstein ürettiğini ve gün sonunda Frankenstein'ın o hareketi yuttuğu değerlendirmesinde bulundu.

Güçsüz ve hiçliklerin içine gömülmüş Türkiye'den, en güçlü ve her şeye kadir bir dünyaya göçün hikayesidir bu.

“One Minute” olayı ve İsrail'in Mavi Marmara Katliamı sonrasında Cemaat, dünyaya açık ve net bir mesaj verdi: “AK Parti, İsrail'le çatışırsa bizim yerimiz İsrail'in yanıdır. Zira, İsrail'le çatışmak, Batı'yla çatışmak ve Ortadoğululaşmak anlamına gelir.”

Hemen herkes Erdoğan'ın birinci turda seçilmesine kesin gözüyle bakıyor. Türkiye siyasal alanı bunu dillendirebilenler ve dillendiremeyenler olarak ikiye ayrılıyor.

SETA analisti Hatem Ete, Paralel Yapı'nın operasyonlarla teyit edilmiş olmasının, üç farklı yüzü olan Gülen Grubu'na yönelik kamuoyunun zihnindeki soru işaretlerini sonlandıracağını belirtti.

SETA İstanbul Toplum ve Kültür Araştırmaları Direktörü Medaim Yanık, ‘Cemaat' ya da ‘Ergenekon' gibi yapıların ortaya çıkmasının asıl nedeninin Cumhuriyet'in kurgulanmasıyla beraber oluşan ve ideolojik hale gelen Kemalizm olduğunu belirtti.

Gezi'de sistematik bir başkaldırı metodolojisi uygulayarak hükümeti devirme işini üstlenenler acaba 17 Aralık Şebekesine meze olduklarını gördüklerinde neler hissediyorlar? Entelektüel namus acaba bu konuda birkaç kelam etmeyi gerektirmez mi?