Amerikan Başkanını Mahkemeler mi Seçmen mi Seçecek?

Colorado Yüksek Mahkemesi’nin Trump kararı 2024 Kasım başkanlık seçimlerinin kaderini belirleyecek potansiyele sahip. Eski Başkan Trump 6 Ocak olaylarına destek vermesi itibariyle devlete karşı bir kalkışmanın içinde bulunduğu için bu eyaletteki seçim pusulalarına başkan adayı olarak adını yazdıramayacak. Amerikan Anayasası’nın 14. ek maddesine göre devlete karşı ayaklanmış kişilerin federal devlette görev alması yasak. Amerikan iç savaşı sonrasında anayasaya eklenen bu madde, Konfederasyon tarafında savaşan generallerin siyasete girerek gücü tekrar ele geçirmesini engellemeyi amaçlıyordu. Bu maddenin uzun zamandır uygulanmamış olması Trump’a karşı uygulanma ihtimalini zayıflatıyordu ancak Colorado Yüksek Mahkemesi bu tartışmayı tekrar canlandırmış oldu. Anayasa Mahkemesi’ne gidecek hukuki bir süreç başlarken, Amerikan başkanını mahkemelerin mi yoksa seçmenin mi belirlemesi gerektiği tartışması tekrar başladı.

Devamı
Amerikan Başkanını Mahkemeler mi Seçmen mi Seçecek
Almanya Federal Hükümetini 2024'te Birçok Alanda Zorluklar Bekliyor

Almanya Federal Hükümetini 2024'te Birçok Alanda Zorluklar Bekliyor

Almanya'da 2021'de kurulan federal hükümetini, 2024’te hem iç hem dış siyaset olmak üzere birçok alanda zorlukların beklediği öngörülüyor.

Devamı

Eski Başkan Trump’ın aday adaylığının engellenmesi çabaları, Maine Eyalet Sekreteri Shenna Bellows’un aldığı kararla yeni bir boyut kazandı.

Amerikan Anayasa Mahkemesi’nin eski Başkan Trump’ın Colorado davasını gündemine almasıyla 14. madde tartışması artık çok daha somut bir hal aldı. Colorado Eyalet Yüksek Mahkemesi Trump’ın 6 Ocak olaylarında Amerikan devletine karşı bir ayaklanma içinde bulunduğu ve dolayısıyla bu eyalette seçimlere giremeyeceğine hükmetmişti. Trump’a 14. madde üzerinden başka davalar devam ederken benzer bir karar Maine Eyalet Sekreteri tarafından alınmıştı. Anayasa Mahkemesi’nin Colorado davasında vereceği hüküm, Trump’ın oy pusulasından çıkarılarak engellenmesi çabalarının kaderini belirleyecek. Mahkeme’nin çoğunluğunun muhafazakâr üyelerden oluşması Trump lehine bir karar beklentisini artırıyor ancak kararın nasıl bir gerekçe sunacağı da Amerikan demokrasisi açısından kritik önem taşıyor.

Yaklaşık iki yılı aşkın bir süredir Almanya'da görevde bulunan üçlü koalisyon 2024'e de olumsuzluklar ile girmiştir. İki yıllık süreçte hem iç hem de dış siyasette çoğunlukla olumsuzluklar ve hatta krizlerle gündeme gelen Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD), Yeşiller ve Hür Demokratlardan (FDP) oluşan federal hükûmeti 2024'te de ciddi zorlukların beklediği söylenebilir. Geçmişte olduğu gibi ilerleyen aylarda yine bazı hususların bilhassa öne çıkması muhtemeldir. Öncelikle iç siyasetle irtibatlı aşırı sağcı tehdidin yükselişinin sürmesi yanı sıra koalisyon içerisindeki tartışmaların devam etmesi ihtimali de söz konusudur. Ayrıca Almanya'da devam eden ekonomik gerilemenin de doğrudan hükûmetin performansını etkilemesiyle birlikte dış politikadaki genel yetersizlik ve yaşanılan inandırıcılık sorununun sürmesi de muhtemeldir.

İlk başlarda Avrupa Birliği uyum yasaları, demokratikleşme paketleri ve diğer düzenlemelerle yürütülen yargı reformlarının belli bir strateji ve takvim içerisinde daha sistematik olarak hayata geçirilmesi amacıyla ilk defa 2009 yılında "Yargı Reformu Strateji Belgesi" hazırlandı. Beş yıllık uygulamanın sonunda İkinci Strateji Belgesi 2015 yılında kamuoyuna açıklandı.

8. Yargı Paketi Değişiklikleri ve Hukuk Yargısı Özelinde Etkileri

Yargı Reformu Stratejisinde öngörülen amaç ve hedeflere ulaşılmasına ilişkin gerekli olan kanun değişikliği teklifleri yargı paketi olarak ifade edilmektedir. Kamuoyunda "8. Yargı Paketi" olarak anılan, "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" ise 16.02.2024 tarihinde TBMM'ne sunuldu ve TBMM Adalet Komisyonunda 21.02.2024 tarihinde kabul edildi. 42 maddeden oluşan teklifte, Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nda öngörülen değişiklikler toplumdaki cezasızlık algısını bertaraf etmeye yöneliktir. Bu kapsamda suçla daha etkin mücadele etmek ve caydırıcılığın sağlanmak amacıyla bir günlük adli para cezası tutarları artırılmaktadır. Ayrıca Anayasa Mahkemesi tarafından Ceza Muhakemesi Kanununun kaçak sanık, basit yargılama usulüne itiraz ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri hakkında verdiği iptal kararları dolayısıyla ortaya çıkan boşluklar giderilmektedir.

Devamı
8 Yargı Paketi Değişiklikleri ve Hukuk Yargısı Özelinde Etkileri
8 Yargı Paketi

8. Yargı Paketi

Bu analizde kamuoyunda uzun bir süredir merakla beklenen ve bu günlerde TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan Sekizinci Yargı Paketi’ndeki düzenlemeler ele alınmaktadır.

Devamı

Anayasa Mahkemesi (AYM), Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine ilişkin bu hafta verdiği üç ayrı iptal kararıyla bir kez daha gündeme geldi. Esasen Mahkemenin herhangi bir yargı merciinden daha fazla tartışılıyor olmasını anayasa yargısının üstlendiği işlev dikkate alındığında tabii karşılamak gerekir. Anayasa Mahkemeleri yargı organlarının bir parçası olmakla birlikte yerine getirdikleri kanunların anayasaya uygunluk denetimi fonksiyonu itibarıyla tüm dünyada siyasetin ister istemez bir parçasıdır. Temelde yasama organına ait olan kanun yapma iktidarına verdikleri kanun iptali veya iptal isteminin reddi kararlarıyla ortak olurlar. Her ne kadar asli kurucu iktidar tarafından anayasayla verilen bir yetki olsa da bu durum Anayasa yargısının demokratik meşruiyetini -özellikle İkinci Dünya Savaşından sonra yaygınlaşmalarının da etkisiyle- doktrinde ciddi bir tartışma konusu haline getirmiştir.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) bünyesinde hazırlanan Kriter dergisinin 88. sayısı raflarda yerini aldı.

Türkiye son on yıldır yoğun bir seçim gündemi yaşamaktaydı. Seçmen referandum, genel ve yerel seçimler için on yıl içerisinde sekiz defa sandığa gitti. Önümüzde dört yıllık bir seçimsiz dönem söz konusu. Bu uzun dönemde ekonomi, dış politika ve güvenlik başta olmak üzere birçok soruna seçim baskısı olmaksızın odaklanabilme imkanı Türkiye için büyük bir şans. Ele alınacak konular arasına iç siyasi gündemin önemli başlıklarından hukuk ve yargı meseleleri de dahil edilebilir.

Bu analizde kadına yönelik şiddetin yaygınlığı ve sebepleri istatistikler ışığında ortaya konulurken şiddetle mücadelenin ceza hukuku ayağı son kanun teklifi bağlamında incelenmektedir.

Türkiye’de siyasi liderlik oldukça önem arz etmektedir. Demokrasinin bir gereği olarak farklı siyasi partilerin politika ürettiği bu ülkede siyaset, lider odaklıdır. Vizyonu ile lider; siyaset biçimini belirler, toplumu dönüştürür, demokratik kültürün yerleşmesine katkıda bulunur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçen yılın sonlarında başlattığı reform gündemi ilerleyen aylarda yeni anayasa çağrısı ile farklı bir boyuta taşındı.

Anayasa Mahkemesi, Yargıtay cumhuriyet başsavcısının 17 Mart tarihli HDP hakkında hazırladığı kapatma davası iddianamesini 31 Mart Çarşamba günü iade etme kararı aldı. Bu karar üzerine çeşitli tepkilerin gösterildiğine şahit olduk. HDP sözcüleri iade kararının iddianamenin mesnetsiz olduğunu ve kapatma için yeterli gerekçenin bulunmadığını gösterdiğini iddia etmiştir. Buna karşılık karara sert tepki gösteren MHP Genel Başkanı Bahçeli ise Anayasa Mahkemesinin kapatılması gerektiğini söylemiştir.

Siyasi hayatımızın belki de en uzun seçim dönemine girdik.

Öngörülebilir, izlenebilir ve ölçülebilir nitelikteki somut hedefler ve faaliyetler içeren bu plan, sorumlu idari birimleri veya uygulayıcıları belirlemek suretiyle uygulamadan kaynaklanan sorunları çözme odaklı bir perspektif ortaya koymaktadır.

Siyasi parti genel başkanlarının görüşme trafiği hızlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Saadet Partisi (SP) ile yaptığı 'ittifak' konulu görüşmeler, muhalefeti de harekete geçirdi.

Dijital diktatörlük sizi korkutmuyor mu?