Yeni Sistemin “Nimetinden” Yararlanarak Eskisini Savunmak…

Muhalefetin, eskisi, yenisi, yeni kurulanı, yolda olanı, hepsi birden parlamenter sisteme geri dönmekten bahsediyorlar. Parlamenter sistemin faziletlerinden, cumhurbaşkanlığı sisteminin tehlikelerinden dem vuruyorlar.

Devamı
Yeni Sistemin Nimetinden Yararlanarak Eskisini Savunmak
Siyaset Maratonu Bir Sonraki Seçime Kadar Aralıksız Devam Edecek

Siyaset Maratonu Bir Sonraki Seçime Kadar Aralıksız Devam Edecek

Önümüzde dört yıl daha seçim olmamasına rağmen parti siyasetinin bu ölçüde hareketli olması ülkemiz için yeni bir durum. Denebilir ki, muhalefet şimdilik erken seçim istemese de ekonominin gidişatına bağlı olarak 2020 ya da 2021'de seçim bekleyen çok. Canlılık da bundan... Yani hem yeni oluşumlar hem de kendisini unutturmak istemeyen siyasetçiler bu beklentiden hareket ediyor.

Devamı

AK Parti üst yönetiminde yaşanan değişimi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bağlamında analiz etmek gerekiyor. Üst yönetim açısından yaşanan değişim aslında bir siyasi parti olarak AK Parti'nin yeni sistemin gerekliliklerine uyum çabası.

Kuruluşundan bugüne AK Parti, olağan kongrelerinin yanında 3 de olağanüstü kongre yaptı...

Cumhurbaşkanı adayı olarak...

Konya konuşmasında 18 maddelik anayasa değişikliğinin üniter yapıyı değiştirmeyeceğini bir kez daha vurguladı.

16 Yıllık AK Parti Siyasetinin Seyri

Yüzde otuz dört oy oranı ile iktidara gelmesinin ardından hiçbir seçimde bu oranın altına düşmeyen ve en yakın rakibine her seçimde önemli oranda fark atarak bu istisnailiğini koruyor.

Devamı
16 Yıllık AK Parti Siyasetinin Seyri
AK Parti- MHP Hattı

AK Parti- MHP Hattı

İki parti bütün risklerine rağmen makul siyaset zeminini inşa ediyor.

Devamı

14 yıllık mazide 2002 ve 2007 yılları arasındaki dönemde yapılan atılımlar en dikkat çekicileridir. Dikkat çekiciliğin nedeni, hangisine el atılsa kısa sürede başarılı ve fark yaratan sonuçlar alınabilecek el değmemiş sorunların varlığıdır.

Bu çalışmada 2016 yılında Türkiye’de Siyaset, Dış Politika, Güvenlik ve Terörle Mücadele, Hukuk ve İnsan Hakları, Ekonomi, Enerji, Eğitim ve Medya alanlarında yaşanan gelişmeler detaylı bir şekilde betimlenmiş kapsamlı bir analize tabi tutulmuştur.

Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması son dönemde siyasetin gündemini belirledi. Geçtiğimiz aylarda terör olaylarının kamu vicdanında yarattığı tepkiyi dindirmek adına, terörle mücadele kapsamında, teröre bulaşmış milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması gündeme geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Parlamento gereğini yapmazsa, bu millet, tarih, bu Parlamentodan hesabını sorar” açıklamasıyla süreç başladı.

Bu bölümde Siyasi partilerin 2016’daki genel Türkiye siyasetine yönelik tutumlarının yanı sıra bazı özel gelişmeler de ilgili siyasi partiler özelinde ele alındı.

1 Kasım Seçimleri tek başına iktidar çıkardıysa da siyasetin suları durulmadı. İç ve dış siyasetin gündemindeki bir dizi sorun sebebiyle çok uzun bir yıl yaşadık. İki Kasım arasındaki bir yılın muhasebesini dört başlıkta yapmak mümkün.

2016 yılı ikinci çeyrekte gerçekleşen ekonomik büyümenin kaynağı nedir? Gerçekleşen ekonomik büyümede Türkiye’nin dünya sıralamasındaki yeri nedir? 2016 yılı için hedeflenen ekonomik büyüme rakamı nasıl etkilenir?

Azez’in düşmesi ve Halep koridorunun kapanmasını önlemek üzere alınan inisiyatif, Putin’e Suriye’deki oyun planını uygularken Ankara’nın hassasiyetlerini göz önüne almak zorunda olduğunu hatırlatmış olmalı.

Terör saldırıları sonrasında, Avrupa ve Türkiye'de ortaya çıkan tablo neden çok farklı? SETA Araştırmacısı Prof. Dr. Sadık Ünay A Haber'e değerlendirdi.

Batı başkentlerinde gittikçe netleşen ortak bir Türkiye yaklaşımı var. Somut menfaatler (terörle mücadele ve mülteciler krizi gibi) gündeme geldiğinde ittifak ilişkileri çerçevesinde "yapıcı" müzakerelerde bulunmak. Ancak aynı zamanda "basın özgürlüğü" konusu etrafında "otoriterleşme" tezini bir sopa olarak elinde bulundurmak.

Erdoğan liderliği devam ettiği müddetçe, rahatlıkla ülkenin ekonomik ve siyasi istikrarının süreceği öngörüsünde bulunabiliriz.

Beğenseler de beğenmeseler de, kabul etseler de, etmeseler de, Tayyip Erdoğan'ın liderliği, kaynağı itibariyle meşru, işleyişi itibariyle sahici, etkisi itibariyle güçlü bir liderlik.

Parti içinde hizipçiliğe yer olmadığı ve Erdoğan'a rağmen bir siyasetin olamayacağı da hem Bekir Bozdağ, hem Ahmet Davutoğlu hem de Binali Yıldırım tarafından vurgulandı.