Hamas’ın Ateşkesi Kabulü ve İsrail’in Refah Operasyonu

Hamas pazartesi günü ateşkesi kabul ettiğini açıklamasına karşın, İsrail anlaşmanın istedikleri seviyede olmadığını ancak görüşmeler için Doha’ya heyet göndereceklerini açıkladı. Bununla birlikte Refah operasyonunun planlandığı gibi devam edeceğini söyleyerek Washington’ın istediklerine kulak asmaya niyeti olmadığını da gösterdi. CIA Direktörü Bill Burns’ün Doha görüşmeleri için bölgede olmasına ve Biden yönetiminin Refah operasyonuna açıkça karşı olmasına rağmen, Netanyahu hükümeti geri adım işareti vermiyor. Biden yönetiminin İsrail’e silah sevkiyatını dondurduğu ve bu yüzden Netanyahu’nun Refah operasyonunu geciktirdiği yönündeki haberler sonrasında Hamas’ın ateşkesi kabul etmesi kritik bir dönüm noktası teşkil ediyordu. Ancak Netanyahu’nun başından beri bu savaşı hem sürdürme hem de bölgesel olarak genişletme çabası, ateşkes çabalarının önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor.

Devamı
Hamas ın Ateşkesi Kabulü ve İsrail in Refah Operasyonu
İran la Mahk m Takasının 6 Milyar Dolarlık Maliyeti

İran’la Mahkûm Takasının 6 Milyar Dolarlık Maliyeti

Biden yönetimi İran’la gerçekleşen mahkûm takası anlaşmasının nükleer anlaşma konusunda beklenti yaratmamasına özen gösteriyor. Bu tür ‘insani’ çabaların nükleer meseleden tamamen ayrı olduğunu göstermek için de takasın başarıyla gerçekleşmesinin hemen ardından İran’a yeni yaptırımlar uyguladı. Buna karşın takasın Güney Kore’de dondurulmuş olan 6 milyar dolarlık İran petrol gelirlerinin insani alımlar için serbest bırakılmasını da içermesi olayın basit bir mahkûm değişimi olmadığını gösteriyor. Amerikan yönetimi içerde anlaşmanın siyasi maliyet doğurmasını engellemek adına olsa gerek hem yeni yaptırım uyguluyor hem de halihazırda ilerlemeyen nükleer müzakere süreciyle herhangi bir alakası olmadığını savunuyor.

Devamı

Batılı hükümetler dört aydır masum Filistin halkına yönelik devam eden İsrail vahşetine ve soykırım siyasetine kayıtsız ve şartsız destek vermeye devam ediyor. Batı'nın sağladığı askeri, siyasi, diplomatik ve ekonomik desteğin İsrail'in güvenliğinin sağlanması için değil, bilakis İsrail'in masum sivillere yönelik soykırım zulmünün devamı için olduğu açık. Batı'nın desteği olmadan İsrail'in Filistinlilere yönelik saldırgan, yayılmacı ve sömürgeci politikalarını sürdüremeyeceğini herkes çok iyi biliyor. Bundan dolayı da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve diğer Batılı ülkeler İsrail'in soykırım suçunun suç ortağı olduğu rahatlıkla iddia edilebilir.

Cumhurbaşkanı seçildikten hemen sonra Reisi'nin Batı'ya yönelik verdiği soğuk mesajlardan hareketle, öncelikle İran-ABD ilişkilerinde bir yumuşama beklenmiyor.

İran’ın komşularıyla ilişkilerini ilerleteceği ve muhtelif alanlarda geliştireceği yönündeki mesajlar, seçim kampanyasından beri Reisi tarafından dile getiriliyor.

Irak'ta güvenlik zafiyeti ve istikrarsızlık devam ediyor. Son olarak 21 Ocak'ta başkent Bağdat'ta meydana gelen intihar saldırılarında 32 kişi hayatını kaybederken ve 110 kişi de yaralandı.

ABD-İran Gerilimi: İsrail için Son Fırsat mı?

Tahran’a karşı kendisi doğrudan harekete geçmek yerine Washington’un sert adımlar atmasını isteyen İsrail’in Trump dönemi sona ermeden ABD’nin İran’ın nükleer tesislerini vurmasını sağlamaya çalıştığı da biliniyor. Biden döneminde ABD’yi böyle bir adım atmaya sevk etmenin çok daha zor olacağını bu ülkedeki Yahudi lobisi ve Netanyahu iyi biliyor.

Devamı
ABD-İran Gerilimi İsrail için Son Fırsat mı
ABD Yaptırımı Putin in Övgüsü ve Erdoğan Faktörü

ABD Yaptırımı, Putin’in Övgüsü ve Erdoğan Faktörü

Washington'un yaptırım kararı uzun süredir konuştuğumuz S-400 meselesini somutlaştırdı. Kongre'nin ısrarı ile CAATSA çerçevesinde Başkan Trump giderayak, müttefik bir ülkenin Savunma Sanayii Başkanlığına yaptırım getirdi. Yaptırımların mevcut haliyle ağır olmadığı ancak genişleme imkânı olduğu, daha önemlisi ise Biden Yönetimine Türkiye ile ilişkilerde yeni bir angajman geliştirme fırsatı sunduğu açık.

Devamı

SETA Washington DC Araştırma Direktörü Kılıç Buğra Kanat, Fahrizade suikastı ve Biden döneminde ABD-İran ilişkilerindeki beklentiler üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Netanyahu’nun temel hedefinin Tahran’ı provoke edip Biden’ı İran’a karşı güç kullanmaya zorlamak ya da en azından yeni bir anlaşmadan uzak tutmak olduğu görülüyor.

Suikastın tek başına Biden yönetimini İran'dan uzaklaştıracağını düşünmek doğru değil. Aksine Biden, Amerikan siyasetinde tekrar İran'ı önceleyen bir yönteme dönüş yapabilir.

Irak'ta önemli bir gelişme yaşandı. Iraklı yetkililer Sincar'da merkezi hükümetin otoritesinin güçlendirilmesi ve dışarıdan gelen silahlı grupların (PKK terör örgütü) temizlenmesi için önemli bir anlaşmanın varlığını duyurdu. Anlaşmaya göre Irak Merkezi Hükümeti ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Sincar'da güvenlik, yönetim ve kamu hizmeti gibi konularda birlikte hareket etme kararı aldı.

Irak’ta koronavirüsün yayılım hızı nedir ve alınan kriz yönetim önlemleri nelerdir? Koronavirüs salgını toplumu nasıl etkiliyor? Petrol fiyatlarındaki düşüş Irak ekonomisini nasıl etkiliyor? Koronavirüs krizi sürerken Irak’taki siyasi gelişmeler nelerdir? Koronavirüs krizinin Irak’taki güvenlik durumu üzerindeki etkisi nedir?

Koronavirüs salgını da tıpkı tarihteki birçok dönüm noktası gibi muhtemeldir ki yalnızca var olan süreçleri hızlandıracak ve zaten yaşanmakta olan teknolojik, sosyolojik ve politik gelişmelerin daha hızlı yerleşmesine neden olacaktır.

İran Koronavirüs salgınından nasıl etkilendi? Tahran yönetiminin Koronavirüs ile mücadele performansı nasıl değerlendirilebilir? Koronavirüs krizi İran’ın iç ve dış siyasetini nasıl etkiliyor? İran yönetimi bu krizi aşabilir mi? İran ekonomisi Koronavirüsten nasıl etkilendi?

Bu analizde Trump yönetiminin Süleymani operasyonunu gerçekleştirme yetkisine ilişkin yaptığı açıklamalar incelenmektedir.

Ekonomik büyüme beraberinde cari açık riskini getiriyor. Ancak bu kez ekonomi yönetimi, büyümedeki kısmi canlanmanın cari açığı artırmasına izin vermeyeceğinin sinyallerini veriyor

Bu analizde Kasım Süleymani suikastı sonrasında ABD ve İran’ın birbirlerine karşı uygulayabilecekleri politika seçenekleri ortaya konarak Ortadoğu’da gelişen yeni denklemin öne çıkan özellikleri irdelenmektedir.