S-400 Hava Savunma Sistemi

S-400 Karşıtları Lobisi

ABD Türkiye'nin S-400 gibi bir sistemle silah çeşitlendirme stratejisine gitmesine razı değil. Elinden geleni yapacaktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “O iş bitti” diyor. Israrla söylüyor. Ancak tartışması bitecek gibi görünmüyor. S-400 meselesini birileri sürekli tartışmaya açıyor.
Hadi Amerikan baskısını anlarım. ABD Türkiye’nin S-400 gibi bir sistemle silah çeşitlendirme stratejisine gitmesine razı değil. Elinden geleni yapacaktır. Ama asıl ilginç tarafı içeride de bir uğultu var. Bunlar teknik eleştiriyle başladı. S-400’lerin kalitesi tartışmaya açıldı. Ancak kısa sürede bu işin sadece bir teknik mesele olmadığı ortaya çıktı. Sonuçta karpuz almıyoruz. Ortada stratejik değeri yüksek ve bu nedenle de arzı kısıtlı bir mal var. Ve verdiğiniz karar sadece askeri değil siyasi ve diplomatik geleceğinizi etkileyebilecek nitelikteyse Patriot ve S-400 gibi sistemlerin teknik özellikleri üzerinden yarıştırılması anlamını yitirir.
Sonra ortaya uyumluluk iddiası atıldı. NATO sistemleriyle uyumlu değil ve F-35’ler için tehdittir gibi laflar edildi. Şimdi burada teknik ayrıntıya boğmamak lazım. Bürokrasi hep böyle. Meseleyi bu teknik ayrıntılarda boğarak siyasi adım atılmasının önüne geçmeye çalışıyor. Halbuki Türkiye için S-400’ler sadece askeri değil aynı zamanda siyasi bir karardır. Ve askeri işler siyasetin vereceği karara göre şekillenir. Çünkü siyaset karar ve hesap verendir.
Ve siyaset kararını verdi. Türkiye’ye savunma sistemi satmayan ve lazım olduğunda terk etmekten utanmayan müttefiklerine karşı, Türkiye kendini güvence altına almak zorundadır. Bu ülkenin son elli yılına damga vuran problem askeri olarak tek bir kaynağa bağımlı olmaktı. Bunca zaman Amerika’ya bağımlı kaldık da ahde vefasını mı gördük? Hayır. Aksine biz “S-400 alıyoruz” deyince “size Patriot satalım” diye geldiler. F-35’i teslim etmeyeceklermiş. Olur mu? Olur. Ama S-400 almasak bile teslim edeceklerinin de bir garantisi yok. Türkiye’ye ekonomik baskı uygulanır mı? O da olabilir. Ama askeri ve siyasi bağımsızlığın bir bedeli tabii ki olacak. Bunu göze alamayanlar bağımlı kalmaya devam edebilir.
Gördüğüm kadarıyla ülke içinde S-400 almayalım lobisi var. Bunların iki gruba ayrıldığını düşünüyorum. Bir yanda Amerikancılar. Onları geçiniz. Diğer yanda kendini vatansever olarak görse de gereklerini yerine getirmeye cesareti olmayanlar. Bir savunma bürokratı diyor ki; “ekonomimiz zarar görür.” Ona demek istiyorum ki; “sen işine bak.” Sana bu siyasi talimatı verenler ekonomik ve siyasi hesabı kendi yapsın. Halka sen değil onlar hesap veriyor.
Müttefiklerimizle aramız bozulmamış olsaydı bugün İHA/SİHA üretmezdik. Bayraktarları Ukrayna’ya satamazdık. Korkak zihinler rahat eder. Ancak Heronlar için İsrail’in kapısında yatar. Cesur zihinler bedel öder. Bağımsızlığı tercih eder.

[Sabah, 9 Mart 2019]

Etiketler: