Demokrasi Nöbeti

Muhalefet Artık Türkiye Gerçekleriyle Yüzleşmeli

Muhalefet, şartlara göre değil hayallere göre siyaset yapma çabası içinde...

Bundan iki ay önce sorsaydınız, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ne olur diye, kesin konuşurdum. “AK Parti ve Erdoğan kendisi çok kritik bir hata yapmadığı müddetçe bu seçimi kazanır” derdim.
Bugün sorsanız aynı soruyu daha da kesin konuşurum. Zira Erdoğan kendisi hata yapmadığı gibi muhalefet fena çuvalladı. Öylesine çuvalladı ki, bu saatten sonra geri döndürülebilir olduğuna inanmıyorum.
Ülkede çok olağandışı bir olay gerçekleşmediği müddetçe bu seçimin sonucu belli oldu. Erdoğan birinci turda kazanacak.
Ben bunu söyledikçe muhalefet öfkeleniyor. Psikolojilerini çökertmek için söylediğimi sanıyorlar.
Alakası yok. Gerçekten durum bu. Ama muhalefet iyimserlik oyunu oynamaya devam edebilir. Kendini kandırarak 24 Haziran’a kadar ümitli olmayı sürdürebilir.
Ancak sürekli aynı hatayı yapıyorlar.15 yıldır ümitle seçime gidiyorlar. 15 yıldır kaybediyorlar. Çünkü kendilerini kandırıyorlar. Devekuşu gibi kafalarını soktukları kumdan çıkarmak istemiyorlar.
Eski Türkiye hayaliyle her şeyi tersine çevirmek istiyorlar. Erdoğan’ı indirip parlamenter sisteme geçeceklermiş. Eski imtiyazları kuracaklarmış. Onlar bunu söyledikçe Erdoğan’a olan destek devam ediyor. Ve kaybediyorlar.
16 Nisan referandumunda da aynı şeyi yaptılar. “Yüzde 48lik hayır oranı blok değil” dedim.
“Yok, bloktur. Koruyabiliriz. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine taşıyabiliriz” diye düşündüler. Öyle düşünmek işlerine geldi. Ama gerçeklikten kopuk okuma şimdi canlarını yakıyor.
Kafanızı gömdüğünüz yerden çıkarmazsanız, daha çok canınız yanar. Yüzde 48 muğlak bir “hayır” ifadesine verilmiş oydu. “Ortaya bir Cumhurbaşkanı ismi koyduğunuzda o oranı tutturamazsınız” dedik. Dinlemediler.
Bugün görüyoruz ki dört partiyi bile aynı çizgide toplayamıyorlar.
Siyasi liderleri bile bir araya getirmezken, yüzde 48’i nasıl getireceksiniz? Bunu da kabul etmeyecekler. Bildiklerini okumaya devam edecekler.
Tayyip Erdoğan zaten tek başına yüzde 50 üzeri oy alıyor. Onun oylarını bölmeden seçim kazanamazsınız. Ama siz Erdoğan düşmanlığı yaptığınız için de aslında o yüzde 50’yi hep tahkim ediyorsunuz.
İşte bu yüzden diyorum. Erdoğan kaybetmediği müddetçe muhalefet seçim kazanamaz diye. Ama muhalefet defalardır kaybeden yöntemi denediği için Erdoğan kaybetmiyor ve kaybetmeyecek.
Abdullah Gül de dahil, hangi adayı getirirseniz getirin, Erdoğan’ı devirmek üzere getirdiğiniz anlaşıldığı müddetçe yüzde 50 Erdoğan’ın arkasında durmaya devam edecek.
Mikro göstergeler her ne olursa olsun, vatandaş makroya oy veriyor. Erdoğan’a ve onun kurduğu yeni gerçekliğe sahip çıkıyor.
Bir tarafta Erdoğan’ı devirmek isteyenler varsa, korumak isteyenler de olacaktır. Ve onların sayısı sizden çok.
Bu gerçeklikle yüzleşmeyen siyaset kaybetmeye mahkûm.
Türkiye’nin geldiği yeni sosyoekonomik şartları ve kurumsal dönüşümleri tersine çevirmek söylemi bir devekuşu muhalefetidir.
Şartlara göre değil hayallere göre siyaset yapma çabasıdır. İşte bu yüzden anket falan görmeye gerek yok. Erdoğan kazanacak çünkü muhalefet gerçeği görmüyor.
Bir laf vardır. Boşa koysan dolmuyor. Doluya koysan almıyor. Muhalefetin Erdoğan karşısındaki halini anlatmak için bu lafı revize edebileceğimizi düşünüyorum.
Boşa da koysan dolmuyor. Doluya da koysan dolmuyor. Erdoğan karşıtlığını bir kenara bırakmadığı müddetçe kaybediyor.

[Takvim, 2 Mayıs 2018]

Etiketler: