Müesses Nizam'ın Ritüeli Olarak Cumhuriyet (Bayrak) Mitingleri ve MHP

Müesses Nizam’ın Ritüeli Olarak Cumhuriyet (Bayrak) Mitingleri ve MHP

Müesses Nizam'ın, 6 yıl önce 367 kararı ve 27 Nisan e-Muhtırası'na toplumsal meşruiyet devşirme kaynağı olarak gördüğü Cumhuriyet Mitingleri'ni, şimdilerde MHP, yeni çözüm sürecine karşı duruşuna toplumsal meşruiyet devşirmek için işlevselleştirmeye çalışıyor. Siyasi tarihimize bundan hemen hemen altı yıl önce giren ve o günlerden beri müesses nizam nazarında etkili bir toplumsal muhalefet aracı olduğuna inanılan(1) ; ancak ortaya çıkışından itibaren birkaç aylık miadı olduğu Temmuz 2007 seçim sonuçlarıyla tescillenen Cumhuriyet Mitingleri, geçtiğimiz günlerde MHP tarafından, formatı biraz da değiştirilerek tekrar hayata geçirildi. MHP'nin, daha çok ulusalcıların tekelindeymiş gibi görünen Cumhuriyet veya Bayrak mitinglerini neden ödünç alma gereğini hissettiği incelenmeye değer. Ancak öncelikle Müesses Nizam'ın bu ritüelini kısaca hatırlamakta yarar var.

Siyasi tarihimize bundan hemen hemen altı yıl önce giren ve o günlerden beri müesses nizam nazarında etkili bir toplumsal muhalefet aracı olduğuna inanılan(1) ; ancak ortaya çıkışından itibaren birkaç aylık miadı olduğu Temmuz 2007 seçim sonuçlarıyla tescillenen Cumhuriyet Mitingleri, geçtiğimiz günlerde MHP tarafından, formatı biraz da değiştirilerek tekrar hayata geçirildi. MHP’nin, daha çok ulusalcıların tekelindeymiş gibi görünen Cumhuriyet veya Bayrak mitinglerini neden ödünç alma gereğini hissettiği incelenmeye değer. Ancak öncelikle Müesses Nizam’ın bu ritüelini kısaca hatırlamakta yarar var.

CUMHURİYET MİTİNGLERİ’NİN 5N 1K’SI

Mitingler, 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde, Recep Tayyip Erdoğan veya Milli Görüş geleneğinden gelen başka bir politikacının cumhurbaşkanlığı adaylığının önüne set çekmek amacıyla planlanmış ve hayata geçirilmişti. Mitingleri düzenleyen, düzenlenmesine katkı sağlayan, mitinglere konuk olarak gelen aktör profilinde ise geniş bir muhalif yelpazenin varlığı söz konusuydu. Ağırlıklı bir şekilde zamanın merkez sol partilerinin genel başkanları veya bu partilerin önemli isimleri, sol tandanslı sanatçılar, rektörler, çeşitli STK temsilcileri, Yaşar Okuyan gibi sağ tandanslı birkaç politikacı ve çeşitli medya kuruluşları, ulusalcılık ortak paydasında buluşmuşlardı.

Cumhuriyet Mitingleri’nin ne anlama geldiği, neden ve kimler tarafından organize edildiği hakkındaki soruların bir üst paragraftaki kısa cevapları, demokratik bir hak olarak toplantı ve gösteri yapma özgürlüğüne işaret eder ki; bu, temsili demokrasilerde kitlelerin herhangi bir sosyo-politik olay veya olgudan duydukları memnuniyetsizliği dile getirmede önemli bir enstrümandır. Ancak Cumhuriyet Mitingleri’nin ikili sacayağından biri olan bu sivil inisiyatifinin yanı sıra, diğer sacayağı olan ince toplum mühendisliğini görebilmek için bu kısa tanım sorularından daha fazlasına ihtiyaç var. Bu bağlamda mitinglerin yapıldığı mekânlar, nasıl gerçekleştirildikleri, diğer bir ifadeyle kitle mobilizasyonunu sağlayan unsurlar ve son olarak mitinglerin zamanlaması madolyonun öteki yüzünü görmeye olanak sağlıyor.

Bu bağlamda, Cumhuriyet Mitingleri’nin başta Ankara, İstanbul ve İzmir gibi Türkiye’nin üç büyük metropolünde gerçekleşmesi tabii ki tesadüfi değildi. Türkiye’nin en kalabalık ve kozmopolit popülasyonuna sahip bu kentlerde, kitleleri rahatça mobilize edecek büyük meydanlar olduğu da hesaba katıldığında; ayrıca mitinglerin içeriğine bir de zamanın sosyal medyasında dolaşıma sokulan hükümet karşıtı popüler kara mizah ve Türkiye’de her zaman popülist rant kapısı olarak görülebilecek “Laiklik elden gidiyor!” manipülasyonu zerk edildiğinde, “ses getirecek” kalabalıkların oluşması zor olmadı. Zira mitingler sonrasında, mitinglerin içeriğinden çok metrekare başına kaç kişi düştüğüne dair bir nicelik fetişizminin(2) kamuoyunu o günlerde epey meşgul etmesi, Cumhuriyet Mitingleri’ni, öfkeli kitlelerin varlığının sadece sayı bazında hatırlandığı geçmiş toplumsal olaylar olarak anımsanmasına da sebep oldu. Diğer yandan Cumhuriyet Mitingleri zamanlamasıyla da manidardı. Mitinglerin gerçekleştirildiği Nisan ayının sonunda dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt tarafından gelen e-muhtıra da hesaba katıldığında, mitinglerin bürokratik itici güçlerinden birinin de asker olduğu açıktı. Toparlayacak olursak, Cumhuriyet Mitingleri gerçekleştikten 10 gün sonra Abdullah Gül’ün AK Parti’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanması, dönemin muktedirlerinin mitinglerden istediği verimi alamamasını göstermişti. Zira Gül’ün adaylığının ardından gelen 27 Nisan e-Muhtırası ve sonrasında cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ‘geleneğin icadı’ olarak 367 kararı, Cumhuriyet Mitingleri’nden güç alan ‘müesses nizam’ın, gücü yetmediğinde oyunu demokrasi dışı müdahalelerle devam ettirme arzusundaki eylemleri olarak siyasi tarihimizde kayda geçmiş, böylece Cumhuriyet Mitingleri’nin gücü de tartışılır olmuştu.

6 Yıl Sonra Aynı Kurgu, Farklı İçerik: MHP’nin “Milli Değerleri Koru ve Yaşat” Mitingleri

Müesses Nizam’ın, 6 yıl önce 367 kararı ve 27 Nisan e-Muhtırası’na toplumsal meşruiyet devşirme kaynağı olarak gördüğü Cumhuriyet Mitingleri’ni, şimdilerde MHP, Kürt meselesinde yeni çözüm sürecine karşı olan duruşuna aynı şekilde toplumsal meşruiyet devşirmek için, içeriğini de biraz değiştirerek yeniden işlevselleştirmeye çalışıyor. Hatırlanacak olursa; yeni yılla birlikte başlayan Kürt meselesinde yeni çözüm sürecine başından beri karşı olan MHP, 11 Şubat 2013 tarihli Başkanlık Divanı toplantısında aldığı kararla(3) yurt sathında bir dizi miting gerçekleştireceğini deklare etmişti. “Milli Değerleri Koru ve Yaşat” adı verilen bu mitingler kapsamında, Bursa’da “Kuruluş” ve İzmir’de “Bayrak” mitingi gerçekleştirildi. Diğer mitinglerin temaları ve yapılacağı şehirler ise şöyle: Adana “Vatan” Mitingi, Erzurum “Birlik” Mitingi, Konya “Türkçe” Mitingi, Elazığ “Kardeşlik” Mitingi, İstanbul “Demokrasi” Mitingi, Samsun “Kurtuluş” Mitingi, Ankara “Türkiye” Mitingi.

KURULUŞ VE BAYRAK MİTİNGLERİ

MHP “Milli Değerleri Koru ve Yaşat” mitinglerinin ilkini 23 Mart’ta Bursa’da “Kuruluş” temasıyla, ikincisini ise 20 Nisan’da İzmir’de Bayrak temasıyla gerçekleştirdi. Bahçeli her iki mitingde de çözüm süreciyle ilgili olarak hükümeti eleştirmeye başlamadan önce, mitingin temaları ve mekânlarıyla ilintili olarak duygu yükü ağır bir konuşma yaparak, bu konuşmada sıklıkla tarihsel ve sembolik referanslarda bulundu. Bursa’daki konuşmasında romantik bir Osmanlı İmparatorluğu güzellemesi, parlak ve şanlı bir ortak tarih vurgusu yaptı. Benzer bir şekilde İzmir’deki mitingde ise Bahçeli, konuşmasının uzun bir bölümünü bayrak üzerine ve Bursa’ya göre daha seküler bir milliyetçi diskur üzerine kurdu.
Bu bağlamda Bahçeli’nin “Milli Değerleri Koru ve Yaşat” mitinglerinin amacının sadece Kürt meselesindeki yeni çözüm sürecine karşı hükümeti eleştirme eksenli olmadığını; aynı zamanda MHP’nin bu mitinglerle birlikte farklı bölgelerdeki toplumsal tabanlarının farklı ideolojik kodlarına rağmen, onları yeni çözüm süreci karşıtlığında bir araya getirme çabası olarak okunabilir. Bu bağlamda mitingler, MHP’nin daha çok tepkisellikten beslenen seküler milliyetçi tabanı ile muhafazakâr milliyetçi geleneksel tabanı arasında partiye, siyaset yapma gerilimini azaltma şansı tanıdı. Ancak görünen o ki, MHP’nin pragmatik bir kaygıyla sarıldığı mitinglerin fayda-maliyet analizi yeterince yapılmamış gözüküyor. Zira MHP, bir felaket tellalı edasıyla farklı toplumsal tabanlarını çözüm süreci karşısında konumlandırmaya çalışıyor. Bu durum, toplumun geniş kesimlerinden kerhen veya açıktan onay almış “Barış Süreci”nin hegemonik söylemi karşısında, sürece karşı duruşu bizzat MHP tarafından keskinleştirilen partinin toplumsal tabanlarını daha da marjinalize edebilir. Zira yaklaşık altı yıl önce bu fayda-maliyet analizini iyi bir şekilde yapamayan CHP’nin, bugün “Yeni CHP” olması için ulusalcılıktan uzaklaşma çabalarının beyhude kalmasının altındaki temel nedenlerden birini hatırlamakta fayda var. Örneğin; Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Türkiye Gençlik Birliği (TGB) gibi CHP’ye yakın duran STK’ların Cumhuriyet Mitingleri’nden sonra ulusalcı tonlarının sertleşmesi CHP’deki değişim sürecini kısmen etkileyerek, partinin ulusalcı damarından kolay kopamayışını açıklayan sebepler arasında yer alıyor. Dolayısıyla MHP’nin miting stratejisini bir kez daha gözden geçirmesinin, en azından CHP ve Cumhuriyet Mitingleri tecrübesi göz önüne alındığında parti ve tabanı lehine bir durum olabileceği ortadadır.

 

  1. MHP geçmişte bu mitinglerin işlevsel olduğuna yönelik bir kanıya sahip olsa gerek ki, Kürt meselesindeki yeni çözüm sürecine olan karşıtlığını toplumsallaştırmak adına “Milli Değerleri Koru ve Yaşat” adıyla Cumhuriyet Mitingleri’nin farklı bir türevini tekrar canlandırmaya karar verdi.
  2. http://www.habera.com/haber/Google-Earth-hesabiyla-Tandogan-da-1-406-000-kisiUstelik-Anitkabir-dekiler-haric/30623 http://www.habervitrini.com/haber/cumhuriyet-mitingine-kac-kisi-katildi-273554/ 
  3. http://www.etikhaber.com/siyaset/136462-mhp-den-milli-degerleri-koru-ve-yasat-mitingleri 
Etiketler: