Yapay Zekaya İlişkin ABD Başkanlık Emrinin Küresel Perspektiften Değerlendirmesi

30 Ekim 2023’te ABD Başkanı Joe Biden yapay zeka (YZ) teknolojisinin sunduğu potansiyelden yararlanmayı ve neden olabileceği riskleri minimalize etmeyi amaçlayan bir başkanlık emri imzalayarak YZ teknolojilerinin ABD’de kullanımına dönük bir rotanın oluşturulmasında önemli bir adım atmıştır. Başkan Biden’ın bu direktifinin öncesinde (2019 ve 2020’de) eski Başkan Donald Trump’ın iki yürütme emrini imzaladığı da unutulmaması gereken önemli bir detaydır. Trump’ın imzaladığı bu emirler Amerikan tarihinde YZ teknolojisinin yönetimine dönük bir başkan tarafından alınan ve sonuçlanan ilk iki resmi girişim olmuştur. Bu kararlarda ABD’nin alan dahilinde lider konumunda kalabilmesi için hükümetin YZ’yi nasıl kullanabileceği ve ne gibi stratejiler geliştirmesi gerektiğine odaklanılmıştır. Buna karşın göreve geldiği günden beri Biden hükümetinin konu bağlamındaki resmi yaklaşımı ise ağırlıklı olarak YZ teknolojisinin etik ve sorumlu kullanımını vurgulamak olmuştur. Biden’ın konu dahilinde öncelediği başlıklar incelendiğinde YZ uygulamalarında özellikle Amerikan vatandaşları üzerindeki yansımalarda etik standartlara ve toplumsal sorumluluğa bağlı kalınmasını sağlamaya odaklandığı görülmektedir.


Devamı
Yapay Zekaya İlişkin ABD Başkanlık Emrinin Küresel Perspektiften Değerlendirmesi
İsrail-Filistin Çatışması Türkiye de Aşırıcı ve İslamofobik Siyaset

İsrail-Filistin Çatışması | Türkiye’de Aşırıcı ve İslamofobik Siyaset

7 Ekim günü ve sonrasında yaşananlar, yıllardır süregelen İsrail-Filistin çatışmasını dünyaya tekrar hatırlattı. Zira Hamas’ın yaptığı saldırı sonrası İsrail’in Gazze’de başlattığı yıkım, büyük bir insani krize sebep oldu ve bu kriz halen de devam ediyor. Ancak dünyanın önemli bir çoğunluğu –özellikle de Batılı devletler– bu krize yönelik çifte standartlı, uluslararası insani değerlerden uzak ve tamamıyla ideolojik bir yaklaşım gösteriyor. Dolayısıyla Filistin halkı, yıllardır İsrail işgaline karşı sürdürdüğü yalnız direnişine bugün de yalnız devam etmek mecburiyetinde.


Devamı

İsrail, her ne kadar geleneksel tehditlerin güç ve kapasitesinin azaldığını düşünse de 7 Ekim’de Hamas’ın hava, deniz ve karadan profesyonelce hazırlanan saldırısıyla İsrail açısından bu tehditlerin geçerliliğini koruduğu ortaya çıkmıştır. Söz konusu tehdit unsurlarına bakıldığında yerel düzeyde Hamas’ın ve bölgesel düzeyde İran’ın İsrail için varoluşsal bir tehdit oluşturduğu görülmektedir. Bununla birlikte İsrail açısından terör tehditlerinin varlığı her zaman güvenlik riski oluştursa da Afrika’da son dönemde yaşanan darbe süreçlerinin istikrarsızlıklar oluşturması, El-Kaide ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin güçlenmesi ile fraksiyonlarının varlığı dolaylı olarak İsrail açısından yeni güvenlik tehditlerini ortaya çıkarmıştır. Bu bağlamda İsrail’in Afrika’daki güvenlik politikası özellikle terör tehditleri ve radikalleşmenin etkisini genişletmesine karşı etkili önlemler üzerine odaklanmaktadır.

Suriye’ye yönelik hava operasyonlarının, 1 Ekim’de başkent Ankara’da İçişleri Bakanlığını hedef alan terör saldırısının ardından geldiği görülmektedir. Bir benzeri operasyonu (Pençe-Kılıç) yine İstiklal Caddesi’nde gerçekleştirilen terör saldırısının hemen akabinde görmüştük. Terör saldırısı 1 Ekim’de gerçekleşmesine rağmen Türk güvenlik güçleri önce saldırının faillerinin kimliklerine ve sonrasında da nereden geldikleri bilgisine ulaştı. Burada terör örgütünün vermeye çalıştığı mesaj da dikkat çekiciydi. Nitekim tarihte ilk kez İçişleri Bakanlığı hedef alınmıştı. Ancak Türkiye, terör saldırısının hedeflediği korku iklimine mahal vermeden kamuoyunu rahatlattı.

1 Ekim 2023 Pazar sabah 9.30 sıralarında, TBMM’nin yeni yasama yılının ilk gününde, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün bulunduğu yerleşkenin giriş kapısı önüne hafif ticari araçla gelen iki terörist uzun namlulu silahlar kullanarak bombalı saldırı eyleminde bulundu. Olayın akabinde ilk resmi açıklama İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından yapıldı ve teröristlerden birinin üzerinde bulunan patlayıcı düzeneğini infilak ettirdiği, diğer teröristin ise güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirildiği beyan edildi. Bu saldırının gerçekleştiği tarih, hedef seçilen mekan, faillerinin aidiyeti ve saldırıda kullanılan yöntem başta olmak üzere pek çok açıdan dikkat ve titizlikle incelenmesi gereken bir saldırı olduğu söylenebilir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 78. BM Genel Kurulu toplantısına katılmak üzere 17 Eylül 2023’te New York’a gitmiştir. Süreç dahilinde ABD’de dünya liderleri ve etkili girişimcilerle bir araya gelmek için bir dizi önemli toplantı organize edilmiştir. Bunlar arasında özellikle dikkat çeken ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Tesla ve SpaceX’in kurucusu Elon Musk arasında gerçekleşen görüşme olmuştur.

Deyrizor’daki İsyanın Gösterdikleri

Suriye ve Irak sahalarının eş zamanlı olarak hareketlendiğini görüyoruz. ABD’nin Irak’taki askeri mobilizasyonu ile birlikte Kerkük’te yaşanan etnik ve mezhebi gerginlikler dikkat çekici. Şii pozisyonlar ve Kürtler hem kendi aralarında hem de öteki olarak gördükleri unsurlarla bir güç mücadelesi içerisinde. Irak’ta bunlar yaşanırken Suriye’de ise rejim bölgelerinde gösteriler, İdlib’e yönelik artan saldırılar ve nihayetinde Deyrizor bölgesinde başlayan Arap isyanı görece sakinleşmiş olan ülkedeki sükuneti derinden sarstı.


Devamı
Deyrizor daki İsyanın Gösterdikleri
2023 G20 Liderler Zirvesi ile Hindistan ın Beklediği An Geldi

2023 G20 Liderler Zirvesi ile Hindistan’ın Beklediği An Geldi | Dünyadaki Herkes İçin Adil ve Eşitlikçi Büyüme

Ekonomiden jeopolitiğe pek çok konunun ön planda olacağı ve yıl boyunca bakanlar, üst düzey yetkililer ve sivil toplum kuruluşları arasında gerçekleştirilen tüm G20 süreçlerinin ve toplantılarının bir sonucu ve doruk noktası olan bu yılki zirve, aynı zamanda büyük küresel zorlukların yaşandığı bir döneme de denk geliyor.


Devamı

Afrika günümüzde ciddi sorunlar ve meydan okumalarla karşı karşıyadır. Son yıllarda Batı Afrika ve Sahel bölgelerinde askeri müdahaleler yaşanırken şimdi de yeni bir askeri müdahale Orta Afrika ülkesi Gabon’da General Brice Clotaire Oligui Nguema liderliğinde meydana gelmiştir. Kıtada Mali, Burkina Faso, Gine ve Nijer’den sonra Gabon’daki bu gelişmeyle birlikte bir “darbe ekosistemi” oluşuyor gibi görünüm mevcuttur. Ancak Gabon’daki durumu Nijer’dekinden farklı değerlendirmek gerekir. Zira bu iki ülkedeki dinamikler farklılık arz ettiğinden müdahalelerin nedenleri de aynı değildir. Bu kapsamda Gabon’daki askeri müdahale siyasi seçimlerin sonucunda ortaya çıkarken Nijer ve diğer ülkelerdeki müdahalelerin ise güvenlik endişeleri ve kötü yönetişim kaynaklı olmaları söz konusudur. Gabon’da on dört yıldır iktidarda bulunan Ali Bongo’nun 26 Ağustos’taki seçimlerde oyların yüzde 64’ünü aldığının açıklanmasından sonra ordu yönetime el koyduğunu açıklamıştır. “Gabonlular adına mevcut rejime son vererek barışı savunmaya karar verdik” açıklamasını yapan ordu içindeki grup, seçim sonuçlarının şaibeli olduğunu ve seçimlerin iptal edildiğini duyurmuştur. Ayrıca belirtmek gerekir ki ordu içindeki grubun liderliğini Ali Bongo’nun kuzeni Nguema yapıyor.

Libya’da son zamanlarda hem Libyalıları hem de bir şekilde Libya’ya müdahil dış aktörleri etkileme kapasitesi olan bir dizi önemli gelişme yaşanmakta. Bunların ilki başkent Trablus’un en büyük ve en güçlü askeri gruplarından 444. Tugayın komutanı Mahmud Hamza’nın Özel Caydırıcı Güç (ÖCG) olarak adlandırılan başka bir büyük ve güçlü askeri grup tarafından Trablus Mitiga Havalimanı’nda kaçırılmasıdır. Basına yansıyan bilgilere göre Mahmud Hamza yurt dışına çıkmak üzere uçağa binecekken Mitiga Havalimanı’nı kontrol eden ÖCG tarafından alıkonmuştur. Bunun sonucunda 444. Tugay, komutanlarının serbest bırakılmasını sağlamak üzere ÖCG’e karşı saldırı başlatmış, büyük çaplı çatışmalar sonucunda başkent Trablus’ta elli beş kişi hayatını kaybetmiştir. Çatışmalar sürerken aracıların da yardımıyla bir ateşkes sağlanmış, ÖCG de kaçırdığı Mahmud Hamza’yı serbest bırakmıştır.

27-28 Temmuz arasında St. Petersburg’da düzenlenen Rusya-Afrika Ekonomik ve İnsani Forumu’nun ikinci zirvesi 54 Afrika ülkesinden 50’sinin katılım gösterdiği ve bu ülkelerden 17’sinin devlet başkanının direkt olarak zirvede yer aldığı görülmektedir. Rusya’nın bu zirvedeki amacına bakıldığında, Afrika ülkeleri ile arasındaki iş birliğini geliştirmek ve barış, kalkınma ve güvenlik gibi alanlarda ortak adımlar atmak için bir platform oluşturmak istediği anlaşılmaktadır. İlk kez 2019’da gerçekleştirilen zirvede Rusya, 43 Afrika ülkesi ile bir araya gelirken önemli konular ele alınmıştır. Zirvenin ikinci kez düzenlenmesiyle birlikte 2026’ya kadar öncelikli iş birliği alanlarına ilişkin bir eylem planının kabul edilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca terörizmle mücadele, uluslararası bilgi güvenliği ve dış uzayda silahların kullanımı gibi siyasi konuları kapsayan bir deklarasyonun imzalanması da beklentiler arasında yer almaktadır.

Yunanistan’da 25 Haziran’daki genel seçimlerin sonucunda sekiz parti Meclise girdi. Yüzde 40,55’lik oy oranıyla 158 milletvekili elde eden Yeni Demokrasi (ND) partisi 300 sandalyeli Mecliste tek başına çoğunluğu sağladı. Yüzde 17,84 oyla 48 milletvekili çıkaran Radikal Sol İttifak (SYRIZA) yeniden ana muhalefette yer alırken merkez soldaki rakibi PASOK ise yüzde 11,85 oy oranıyla 32 milletvekili elde etti. Yüzde 3’lük seçim barajını aşan diğer partilerden Yunanistan Komünist Partisi (KKE) 20 milletvekili, Spartalılar 12 milletvekili, Yunan Çözümü (EL) 12 milletvekili, Zafer Partisi 10 milletvekili ve Özgürlük Rotası (PE) 8 milletvekili ile Mecliste temsil hakkı kazandı.