Liderlere Suikast Girişimleri Dünya Tarihini Nasıl Şekillendiriyor?

SETA Genel Koordinatörü Nebi Miş, TRT 1 ekranlarında yayınlanan Enine Boyuna programında, ABD eski Başkanı Donald Trump’a yönelik suikast girişimi başta olmak üzere dünya siyasi tarihinde liderlere yönelik suikast girişimleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.


Devamı
Liderlere Suikast Girişimleri Dünya Tarihini Nasıl Şekillendiriyor
Trump a Suikast Girişimi ABD Seçimlerini Nasıl Etkiler

Trump’a Suikast Girişimi ABD Seçimlerini Nasıl Etkiler?

SETA Dış Politika Araştırmacısı Murat Aslan, NTV ekranlarında yayınlanan Yakın Plan programında, ABD eski başkanı ve başkan adayı Donald Trump’a yönelik suikast girişimi ve bu girişimin olası etkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu.


Devamı

SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Murat Yeşiltaş, TRT 1 ekranlarında yayınlanan Enine Boyuna programında, ABD’deki seçim süreci ve Trump suikastı üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Her iki lider de "Amerika'da siyasette şiddete yer olmadığını" vurguladılar. Ama tarih böyle söylemiyor. Şiddet, Amerikan siyasi hayatında ve günlük toplumsal yaşamında hep var.

Eski Başkan Trump’a karşı başarısız suikast girişiminin başkanlık yarışının dinamiklerini değiştirdiği ve Cumhuriyetçilerin adayına kritik bir avantaj sağladığı açık. Demokratların Biden’a yarıştan çekilme baskısını artırmaya başladığı bir dönemeçte gerçekleşen tarihi olay, Trump’ı gerçek bir mağdur haline getirdi.

Nijer'deki Batı karşıtı duyguların giderek artması ve alternatif ortaklara yönelme eğilimi Türkiye'nin bölgedeki olumlu imajından kaynaklanan cazibesini daha da artırma potansiyeli taşıyor.

Sahel ile İlişkilerde Yeni Dönem: Türkiye-Nijer İlişkileri

Nijer Başbakanı Ali Mahamane Lamine Zeine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine Ocak 2024’te Türkiye’yi ziyaret etmişti. Bu ziyaret Türkiye-Nijer ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülebilir. Hatırlanacak olursa görüşmelerde ekonomik iş birliklerinin artırılması, savunma ve güvenlik konularında iş birliği, terörle mücadele ve bölgesel istikrarın sağlanması gibi önemli konular ele alınmıştı. Nitekim bu ziyaretin akabinde Nijer’e Türkiye’den bir heyetin ziyaret gerçekleştirmesi de planlanıyordu. Bu kapsamda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar Nijer’i ziyaret ediyor. Ancak bu ziyaretin özel bir anlamı ve önemi de bulunuyor. Zira 6 Temmuz 2024’te Nijer, Mali ve Burkina Faso konfederasyon kurduklarını ilan ettiler. “Sahel Devletleri Konfederasyonu” adını taşıyan bu yapının dış politika konusunda ortak hareket etme amacına sahip olduğuna dikkat çekildi. Dolayısıyla bu ziyaretin Sahel Devletleri Konfederasyonu’na gerçekleştirildiği de düşünülebilir.


Devamı
Sahel ile İlişkilerde Yeni Dönem Türkiye-Nijer İlişkileri
Trump a Suikast Girişimi Sonrası ABD Seçimleri

Trump’a Suikast Girişimi Sonrası ABD Seçimleri

ABD eski Başkanı ve 5 Kasım 2024’te düzenlenecek seçimlerde Cumhuriyetçi Parti Başkan adayı Donald Trump, Cumartesi günü Pensilvanya eyaletinde düzenlediği mitingte suikasta uğradı. Bir kişinin öldüğü saldırıda Trump deyim yerindeyse -kıl payı kurtularak- hafif yaralandı ve bölgeden uzaklaştırıldı.


Devamı

Türkiye, 2016 yılındaki hain darbe girişiminin ardından Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile özellikle yurt dışında etkin bir şekilde mücadele ediyor. Bu mücadelenin Afrika'daki yansımaları da oldukça önemli. Türkiye'nin Afrika politikasında ise Maarif Vakfı, FETÖ ile mücadelede kritik bir rol oynuyor. Bu süreçte uygulanan stratejiler ve Afrika ülkeleri ile yapılan iş birlikleri, dikkate değer gelişmeler arasında.

2024 yılı birçok Batılı ülke için seçim yılıdır. Şu ana kadar bazı etkili Batılı devletlerde seçim yapılırken, bazılarında ise bu yılın ikinci yarısında seçimler yapılacak. Bir zamanların liberal Batılı ülkelerinin aşırı milliyetçilik, faşizm, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı konusunda rekabet ettiğini görmek gerçekten üzücü ve talihsiz bir durumdur.

ABD, bir yandan Suriye’de askeri, siyasi ve ekonomik destek sağladığı terör örgütü PKK/YPG’nin aparatı SDG’yi kullanırken, diğer yandan da SDG’nin işlediği savaş suçlarını ve insan hakları ihlallerini raporluyor.