Meral Akşener

“İYİ” Gidiyor…

İYİ Parti'nin seçimde ipi göğüslemesi...

İYİ, gidiyor sevgili okuyucular; İYİ Parti tepetaklak gidiyor. Düşüyor, çözülüyor, yuvarlanıyor ve bu düşüş durdurulamıyor.
Bir ara CHP’den ödünç gelip geri gönderilenleri saymazsak partinin hâlihazırdaki 5 milletvekilinin birisi ve aynı zamanda parti kurucusu olan Yusuf Halaçoğlu milletvekili adayı gösterilemedi. Partinin yüksek istişare kurulu üyesi Kerim Yılmaz ABD’nin Halk Bankası’na önemli miktarda para cezası kestiği yalanını söyleyip manipülasyon yaptığı için “piyasa dolandırıcılığı” ve “itibarın zedelenmesi” suçlarından dolayı tutuklandı. FETÖ’cü çıktığı için tutuklanan partinin sosyal medya sorumlusu Kerim Çoraklık’tan sonra bu ikinci tutuklama oldu.
İstifaların ise sayısı çok daha fazla…
Ruhat Mengi de İYİ Parti’deymiş meğerse… İstifa edince öğrendik!
Mengi istifa ettikten sonra “partide işlerin gözüktüğü gibi olmadığını, gizli planların yapıldığını” söyledi. Mengi rahatsız eden şey parti teşkilatlarının büyük çoğunluğunun MHP’li olmasıymış. Partinin tüm etkinliklerinde Devlet Bahçeli bol bol eleştiriliyor ancak MHP’ye hiç laf edilmiyormuş.
Teşkilatlar demişken, İYİ Parti teşkilatlanmasını tamamladığı için seçimlere girme hakkı kazandı ama bu gidişle seçime kadar ortada teşkilat kalmayacak. Salihli, Malaya, Trabzon, Bingöl, Uşak, Niğde, İzmir, Aydın, Düzce… Bunlar İYİ Parti’nin seçimde ipi göğüslemesi beklenen vilayetler değil. Ya teşkilatı, ya milletvekili adayı istifa etmiş olan iller.
Dedik ya İYİ Parti tepetaklak gidiyor, hem de iyi gidiyor!

​1950’DEKİ GİBİ OLACAK

“Efendiler! Mekteplerde din derslerini kabul etmezsek gelecek intihabda (seçimde) partimiz bir rey bile alamayacaktır”
1949 yılında CHP yirmi yıl yasaktan sonra ilkokulların 4. ve 5. sınıflarında seçmeli din derslerinin okutulması kararı almıştı. Hükümetin bu kararına en büyük muhalefet yine CHP’lilerden geldi. Dönemin tek parti hükümeti başbakanı Hasan Saka seçmeli din dersine imkân tanıyan kanuna muhalefet eden milletvekillerini işte bu sözlerle ikna etmeye çalışıyordu.
Din dersinin önemi, gelecek nesillerin dinini öğrenmesi, milletin talebi değil…
Sadece “bir rey bile alamama” korkusuyla koyulan seçmeli din dersi…
CHP seçmeli din dersini koydu, 1950 seçimlerine giderken dindar Anadolu insanlarına hoş gözükmek için başka jestler de yaptı ama milletin Demokrat Parti’ye teveccühünün önüne geçemedi.
Şimdi de durum aşağı yukarı aynı…
Seçim beyannamesine imam hatiplerin orta kısımlarının kapatılması anlamına gelen kesintisiz eğitimi koyan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı İnce abdestsiz yere basmadığını, Ayetel Kürsi okumadan mitinge çıkmadığını, lakabının hacı olduğunu söylüyor.
Ne diyelim, Allah kabul etsin.
Seçimi sorarsanız, 1950’deki gibi olacak!.

[Takvim, 1 Haziran 2018]

Etiketler: