İşkence Fotoğrafları Esed'i Köşeye Sıkıştıracak

İşkence Fotoğrafları Esed’i Köşeye Sıkıştıracak

Suriye'de Esed rejiminin yaptığı işkence ve infazların görüntülerini Sabah'a değerlendiren SETA Ankara Genel Koordinatörü Taha Özhan, işkence fotoğraflarının Esed rejimini köşeye sıkıştıracağı ancak bu işin suçlusunun yalnızca Esed rejimi olmadığı görüşünde.

Bütün dünya kamuoyu Suriye’den elde edilen fotoğrafları görüntüleri tartışıyor. Suriye 3 yıldan beri devam eden bir savaş ve katliam var. Sizce bu fotoğraflar nasıl bir etki yapar?

Şimdi öncelikle görüntülerin ortaya çıkışı maalesef tüm dünyanın bildiği bir sır olan Suriye’deki katliamların ete kemiğe bürünmüş olmasıdır. Başka bir anlamı olmamaktadır. Bu fotoğraflarla yaklaşık 3 senedir devam eden katliamların bir kez daha net görülmesi sağlandı. 21 Ağustos 2013 tarihinde Esad rejimi kimyasal silah kullanmıştı. 21 Ağustos 2012 tarihinde Obama yönetimi kimyasal silah kullanılmasını kendileri açısından Suriye meselesinde kırmızı çizgi olduğunu söylemişti. Ama tam bir yıl sonra bu kimyasal silahlar kullanıldıktan sonra Obama yönetiminin süreci nereye getirdiğini hep beraber gördük. 

ESAD KATLİAMI BİR ANDA EL-KAİDE’YE DÖNDÜ

Yaşanan şu oldu; Suriye’de 3 yıldır katliamlara maruz kalan sivil halk ve muhalefetin meselesi de bir El-Kaide terör sorununa dönüştürülmeye çalışıldı. Bu anlamda zaten birbirine kaydırıldı. Krizin başlangıcından beri Esad rejiminin dile getirdiği El Kaide Terör argümanları kısmen ismi konulmadan uluslararası kamuoyu tarafından da içselleştirilmeye başlandı ve Suriye’deki muhalefet ve sivil halk tam anlamıyla yalnızlığa itilmiş oldu. Dolayısıyla ortaya çıkan bu katliamları, sadece Baas rejimindeki sorumluların katliamları olarak görmek mümkün değil. Aksine 3 yıldır bu katliamların farklı şekillerde hayata geçmesine sebep olan paydaşlarla ve doğrudan aktörler ile düşünmek lazım. Aslında Suriye’deki isyan ortaya çıktığı andan itibaren Mart 2011’den itibaren kısa bir süre içerisinde Suriye’nin rejiminin hem azınlık yapısından dolayı hem de geçmişteki cürümlerinden dolayı çok yalnız kaldığını ve bir yıl içinde anlamsızlaştığını gördük. 

SURİYE REJİMİNİN PAYDAŞLARI RUSYA, İRAN VE IRAK’TIR

Suriye rejimini bir şekilde ayakta tutan Baas rejiminin varlığını sürdürmesine yol açan ana unsur; Rusya’nın önce sağladığı silah desteği ardından İran’ın doğrudan sahaya inmesi, zaman içerisinde de Hizbullah’ın ve Maliki yönetiminin de doğrudan meseleye müdahil olmasıdır. Rusya Suriye krizinin ilk iki senesinde doğrudan destek verdi. Daha sonra bu desteğini de artırarak uluslararası alanda ABD’nin gel-git politikasının boşluğunu doldurarak uluslararası koruma da sağlamış oldu. Dolayısıyla ortaya çıkan fotoğraflarda, ortaya çıkan katliamın büyüklüğü ve son 3 yıl içerisinde iki yüz bine yaklaşan insanın hayatını kaybetmiş olması, milyonlarca insanın mülteci konumuna gelmesi ve Suriye’nin neredeyse bütün şehirlerinin harap olmasında paydaşlarını bu şekilde okumak lazım. 

Peki, Baas rejimi neden yıkılmadı?

200 bine yakın insanı öldürüyorsunuz, milyonlarca kişi mülteci konumuna geliyor ama bunları hayata geçirmek için silah ve para desteği hatta insan gücü desteği almaya devam ediyorsunuz. Uluslararası alanda sizi koruyan aktörler var. Zaten bir küresel dengesizlik halinde tıkanmış olan uluslararası sistem içerisinde sizlere doğrudan arka çıkan aktörler var. Yetmiyormuş gibi bu meselede tartışmanın boyutunu değiştirecek ve olayın gidişatını değiştirecek ABD, Avrupa gibi aktörler de aslında ismi konulmamış bir pasifizmle sizin bu katliamlarınız devam etmesine sebep oluyorlar. Kriz’in şeklini şemalini değiştirip sizin gücünüzü korumanıza yol açıyorlar. Dolayısıyla Baas rejiminin ayakta kalması çok güçlü olduğu ya da halk içerisinde bir desteği olduğundan değil; aksine

Etiketler: