20161028165715_haticekarahan-1132x600s

İşimiz Kolay Değil

DB Endeksi'nin 2017 versiyonu göre kendi iş ortamımızı iyileştirmemiş olarak, başkalarının bizi geçmesine mahal vermiş gözüküyoruz. Oysa ilerlemek adına en mühim gereksinimlerimizden biri, iş ortamı…

Hep konuştuğumuz şu mühim meseledeki son durumlar ortaya çıktı.

Dünya Bankası İş Yapma Kolaylığı (Ease of Doing Business) Endeksi’nin 2017 versiyonu, 190 ülkeyi bu konuda kıyasıya yarıştırıp sonuçları açıkladı.

Altın, gümüş ve bronz, bu yıl sırasıyla Yeni Zelanda, Singapur ve Danimarka’ya gitti.

Sonraki 3 kim? Hong Kong, Güney Kore, Norveç…

Endekste Türkiye’yi bulmak için ise, epey bir 3’er 3’er inmek gerekiyor.

69. sıraya kadar…

İŞ YAPMANIN ZEVKİ

Hatırlayacak olursak; Doing Business (DB), özellikle KOBİ çapındaki girişimciler için ülkenizdeki ortamı ölçüp biçiyor. Ve iş insanları için “sizinle iş yapmak bir zevk” mi yoksa “eziyet” mi, bunu ortaya çıkarmaya çalışıyor.

DB Endeksi bu amaçla, bir işletmeyi yaşam döngüsü boyunca etkileyebilen belli başlı alanlar kapsamındaki düzenlemeleri ve bunlara bağlı değişiklikleri, Afganistan’dan Zimbabwe’ye her yıl takip ediyor. Bu ise hükümetlere, ilgili politikalara dair kendi içlerindeki gelişimleri ve göreceli olarak dünyadaki konumları hakkında fikir veriyor.

İşte Türkiye de bu çerçevede, 2017 endeksinde dünyanın karşısına 69. sırada çıkıyor. Bu minvalde, açıklamalarda 2016 endeksine göre 14 sıra gerilediğimiz söylemi öne çıkıyor. Bir diğer deyişle, 55. sıradan 69.’luğa paldır küldür bir düşüş… Yalnız bu noktada, şunun altını çizmek gerekiyor: DB endeksinin metodolojisinde 2017 için bazı revizyonlara gidildiği anlaşılıyor. Dolayısıyla da, sağlıklı bir karşılaştırma yapmak için, geçtiğimiz yıl ile bu yılı uyumlaştırılmış olarak kıyaslamak gerekiyor.

6 BASAMAK AŞAĞI

Bu şekilde baktığımızda ise veriler bize, Türkiye’nin bu yıl aslında 6 basamak gerilediğini gösteriyor.

Tabii bu, aslen bir bilgilendirme iken kısmen bir teselli olarak gelsin. Nitekim bu ek bilgi, ne gerilediğimiz, ne de bulunduğumuz yerin pek rekabetçi olmadığı gerçeklerini değiştirmiyor.

Ve detaylar gösteriyor ki düşüşün bir bölümü yöntemsel meselelerle ilgili… Peki, geri kalanı ne ile ilgili diye soracak olursak, hemen sıralamaya mevzubahis skorumuza bakalım: 0 ila 100 arasında başarıyı ölçtüğünü söyleyebileceğimiz puanlamanın Türkiye’ye biçtiği skor 67,19 iken, ben size kestirmeden, “kıyas edebileceğimiz” versiyondaki değişimi söyleyeyim: 0,11 puan. Bir diğer ifadeyle, cüzi bir düşüş ölçüsünde, pek de yerinden kıpırdamamış bir skor.

Bu da demek oluyor ki; sıralamadaki kaybımızın bir diğer nedeni, bazı rakiplerin bizden hızlı çıkmış olması… Zaten DB Raporu’nun sonuçları da, bu dönemde rekor sayıda ülkenin iş ortamı düzenlemesi yaptığını söylüyor.

22.’LİK DE VAR, 128.’LİK DE…

Öte yandan, her iki sebebin bileşimi dâhilindeki alt skorlara bakmak da, başarı derecesinin detaylarını anlamak açısından önem taşıyor. Buna göre;

  • En iyi ve dikkat çeken alt skorumuz, iş kurma mevzuunda. Aldığımız 87 puan, kendi içinde fena sayılmaz zira. Bununla birlikte, iş kurmak pek çok ekonomi için öyle zor olmasa gerek ki; bu kategorideki yerimiz bu puanla bile 190 ülke içinde 79. Öte taraftan, bu yıl bu alt endekste puan ve statü kazanımı yaşamış olduğumuzu ekleyeyim.
  • Dünya sıralamasında en iyi yerleri de, 22.’lik ve 33.’lük ile, sırasıyla azınlık hissedarı korumak ve sözleşmeleri uygulamak konularında edinmişiz.
  • Oturduğumuz en kötü basamaklar ise, 3 haneli: Vergi, iflas/tasfiye ve yapı izinleri alanlarında, listede sırasıyla 128, 126 ve 102.’lik sergilemişiz.
  • Bu dönemde en ciddi puan ve basamak kaybını da, elektrik bağlantısı konusunda yaşamışız. Bu kapsamda yaşadığımız 3,2 puanlık düşüş, ilgili sıramızı da 22 basamak aşağı çekmiş.
  • Diğer kalemlerde ise, skor ve/ya yerimizin değişmemiş olduğu durgun görünümler var.
GELECEK SONBAHARA

İşte bu sonuçlar çerçevesinde, işimizin kolay olmadığını söylemek mümkün. Örneğin; dâhil edildiğimiz Avrupa ve Orta Asya bölge ortalaması 71,05 puan iken, bizim skor ortalamanın bir miktar altında kalıyor. Zengin kategorisindeki pek çok Avrupalı ekonomiyi içermeyen bu grupta, Gürcistan 80,2 puan ve dünya 16.’lığıyla bölgedaşlarına fark atıyor.

Öte yandan, yüksek orta gelirli ülkeler sınıfına gittiğimizde de, kendimizi iş kolaylığında ön sıralarda bulamıyoruz.

Ve sadede gelirsek; söz konusu dönemde kendi iş ortamımızı iyileştirmemiş olarak, başkalarının bizi geçmesine mahal vermiş gözüküyoruz. Oysa ilerlemek adına en mühim gereksinimlerimizden biri, iş ortamı…

Şimdi çevirince, kulağa orijinali kadar iyi gelmeyecek ancak bir düşünürün de dediği gibi; “siz bir şeyleri oldurmazsanız, bir şeyler size olur”. Dolayısıyla oldurmak gerekiyor.

Neyse ki bir tesellimiz var: O da, endeks verilerinin 2016 Haziran’da kesilmiş olması… Nitekim bu, bazı taze düzenlemelerin kapsama alınmadığını gösteriyor.

O zamandan sonraki çalışmalarımızın endekse katacağı etkiyi görme ümidi, artık gelecek sonbahara kaldı.

[Yeni Şafak, 28 Ekim 2016]

Etiketler: